0212 240 15 10

Beslenme Sözlüğü

B1 vitamini (Vitamin B1)

Tiamin  olarak da bilinir.

B2 vitamini (Vitamin B2)

Riboflavin olarak da bilinir.

B6 Vitamini (Vitamin B6)

Pridoksin ve türevleri B6 olarak bilinir.

B12 Vitamini (Vitamin B12)

B12 vitamini besinlerde proteinlere bağlı olarak bulunur, mide asitliğinde serbest hale gelir, ancak bu formda emilemez. Emilebilmesi için mideden salgılanan intrinsik faktöre bağlanması gerekir. Normal alındığı durumlarda % 70oranında emilir. Alım arttıkça emilim düşer. Yetersizliği çok uzun sürede ortaya çıkar. Yalnız hayvansal besinlerde bulunur. Tüm hayvansal besinler B12 vitamininden zengindir. Yetersizliği çok katı vejeteryan diyet uygulayanlarda, barsaktaki divertikül ve fistüller sonucu oluşan bakteri stazında ve parazitler nedeniyle ortaya çıkabilir.

Bağışıklık (Immunity)

Organizmanın herhangi bir enfeksiyona karşı savunma gücü. Doğuştan olabildiği gibi hastalığı geçirerek veya antijeni vücuda vererek sonradan da kazanılabilir. Bağışıklık , antikorların vücutta stimüle olması ile gelişebildiği gibi, lenfositlerin (T lenfositleri) yardımı ile de oluşabilmektedir. (Tüberküloza karşı bağışıklıkta olduğu gibi)

Bakır (Copper)

Vücutta çeşitli enzimlerin yapısında bulunan elzem iz elementlerden biri.

Barbekü sosu (Barbecue sauce)

Barbekü yapılan etlerin pişirilmesi ve servisinde kullanılan keskin lezzette bir sos çeşidi. Soğan, karabiber, tuz, şeker, domates, sirke ve baharatlardan oluşur. İstenirse içine mango da konulmaktadır.

Barsak (Intestine)

Sindirim sisteminde midenin pilor kısmından anüse kadar uzanan bölüm. İnce ve kalın barsak olmak üzere iki kısımdan oluşur.

Bazal metabolizma hızı, BMH (Basal metabolic rate, BMR)

Bazal koşullar altında temel metabolik olayların (solunum, dolaşım, gastrointestinal faaliyetler, kas tonusu, vücut sıcaklığının korunması gibi) sürdürülmesi ve çeşitli organların (böbrek, karaciğer ve endokrin bezler) fonksiyonlarını devam ettirmesi için harcanan enerji.

Beden Kitle İndeksi-BKİ (Body Mass Index – BMI)

Yetişkinlerde ağırlık-boy ilişkisine göre şişmanlığı en iyi gösteren ve kolay uygulanabilen bir indekstir. Bu indeks yetişkinler için boy ile en az, vücut yağı ile en yüksek korelasyona sahiptir. Ağırlığın, boy uzunluğunun karesine bölünmesi ile bulunur. (BKİ =Ağırlık (kg)/ Boy2 (m).

Bel kalça oranı (Waist-hip ratio, WHR)

Vücut şeklini belirlemek için kullanılan antropometrik bir ölçümdür. Normal – sağlıklı vücut ağırlığı için bir indeks olarak kullanılır. Erkeklerde bu oranın 1.0, kadınlarda ise 0.8 den yüksek olması kardiyovasküler komplikasyonlar ve buna bağlı ölüm riskini arttırmaktadır.

Besin intoleransı (Food intolerance)

Besin duyarlılığı. Belli besinlerin alınması durumunda immünolojik mekanizmalardan bağımsız olarak ortaya çıkan rahatsızlık belirtileridir.

Besinlerin termik etkisi (Thermic effect of food, Specific dynamic action, SDA)

Yenilen besinlerin sindirilmesinden sonra vücutta oluşan ısı artışına bağlı olarak metabolizma hızının artması.

Besleme (Feding)

Besinlerin vücuda verilmesi, yedirilmesi, içirilmesi. (Türkçede çoğunlukla beslenme olarak kullanılır.

Beslenme durumunun değerlendirilmesi (Assesment of Nutritional Status, Nutritional Assesment)

Beslenme durumu, besin ögelerinde duyulan gereksinimin ne düzeyde karşılanabildiğinin bir ölçütüdür. Beslenme durumunun değerlendirilmesi  için başlıca dört yönlü inceleme yapılır. 1) Geçmişteki ve bugünkü diyet örüntüsü ve içeriğinin saptanması (Dietary assesment), 2) Biyokimyasal tetkiklerin yapılması (Biochemical assesment), 3)Klinik muayene (Chinical examination), 4) Antropometrik ölçümlerin yapılması (Antropometric assesment.

Beslenme ve diş sağlığı (Nutrition and dental health)

Anne karnındaki dönemin diş sağlığına etkisi çok önemlidir. Fetal dönemde 6.haftada dişler oluşmaya başlar, 16.haftada ise kalsifikasyon başlar. Doğumdan sonraki 7 ay civarında bebeğin dişleri çıkar. Daimi dişlerin kalsifikasyonu doğumdan hemen sonra başlar. İlk kalıcı dişler 6 yaş dolayında çıkar. Diş sağlığında gebeliğin ilk 3 ayındaki beslenme büyük rol oynar. Tüm besin ögeleri diş gelişimini doğrudan veya dolaylı olarak etkiler. Doğrudan etkileyen en önemli besin ögeleri protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum, D vitamini, C vitamini, A vitamini ve flordur. Protein organik matriks oluşumu, kalsiyum, fosfor, magnezyum ve D vitamini organik matrikste mineral kristallerinin oluşumu ve sertleşmesi, C vitamini, dişi kemiğe bağlayan sementumun oluşumu ve diş etlerini sağlığı, A vitamini mine tabakasını oluşturan hücrelerin iyi fonksiyon görmesi, flor ise diş minesindeki hidroksiapatit kristallerine yerleşerek minenin dirençli olmasını sağlar. B kompleks vitamin yetersizlikleri diş eti iltihabına yol açar. Besin ögeleri dışında, ağız temizliği, düzenli diş bakımının sağlanması gibi faktörlerde diş sağlığını önemli oranda etkiler. Diş çürükleri en önemli diş sorunlarındandır. Bakterilerin ürettiği asidin mine tabakasında demineralizasyona yol açması ve diş yapısının proteolitik olarak yıkılması sonucu oluşur. Bakteriler çürük oluşumunda önemli rol oynar. Streptococcus mutans sükrozu kullanarak ağızda asit ortam yaratan en önemli bakteridir. Bu da mineyi yıpratır. Plak pHsı 5.5 in altına indiğinde diş minesi bozulmaya başlar. Bu etki tükrüğün tamponlayıcı etkisi görülene kadar sürer. Bu süre 20-30 dakika ile bir saat arasında değişebilir. Besinlerin seçimi, tüketim zamanı diş çürükleri yönünden büyük önem taşır. Sükroz tüketiminin fazla olması ağızda asit oluşumunu arttıran en önemli faktördür.

Beslenme ve egzersiz (Nutrition and exercise)

Düzenli egzersiz fiziksel, mental ve emosyonel sağlık için büyük önem taşır. Egzersiz enerji harcamasını arttırır, böylelikle ağırlığın korunmasında veya zayıflatmada yararlı etki gösterir. Düzenli egzersiz serum kolesterol ve glikozunun normal düzeyde tutulmasını sağlar, yüksek dansiteli lipoprotein kolesterolünü arttırır. Egzersiz sırasında doğal yatıştırıcılar olan endorfinler salgılanır. Düzenli egzersiz kardiyovasküler sistemi ve iskeleti sağlıklı tutar, böylece yaşlanmayı geciktirir. Yatağa bağımlı olan kişilerde kas tonusu bozulur, mineral dengesizlikleri ortaya çıkar. Düzenli egzersiz programlarına başlamadan önce kişilerin kalp hastalığı, hipertansiyon, solunum sistemi sağlığı vb yönünden kontrolden geçirilmesi gerekir.

Beslenme ve enfeksiyon (Nutrition and infection)

Beslenme durumunun kötü olması hastalıklara direnci azaltırken enfeksiyon hastalıklarının daha ciddi ve uzun sürmesine neden olur. Enfeksiyonlar da beslenme durumunu ve organizmanın besin ögesi rezervlerini olumsuz yönde etkiler. Herhangi bir barsak enfeksiyonu yağın ve yağda eriyen vitaminlerin emilimini bozar. İlerleşim enfeksiyonlarda tiamin, folik asit, B12 vitamini ve askorbik asit yetersizlikleri oluşur. Tüberkülozda kalsiyum ve fosfor kayıpları artar. Enfeksiyonlara bağlı ishal durumlarında sodyum, klor, potasyum ve fosfor kaybı görülür. A vitamininden yetersiz beslene çocuklarda akut enfeksiyon durumlarında serum A vitamini düzeyi hızla düşer, kseroftalmi ve keratomalasi gelişir.

Beslenme ve göz sağlığı (Nutrition and ophtalmology)

Göz kasları, sinirleri, müköz membranları ve görme olayı kişinin beslenme durumundan etkilenmektedir. Kişinin gözünün karanlık ortama adaptasyonu, A vitaminini yeterli alması ile yakın ilişkilidir. A vitamini yetersizliğinde keratomalasi, kseroz, Bitot lekesi ve kseroftalmi oluşur. Riboflavin yetersizliği korneada damarlanma, konjonktivit, fotofobi, gözlerde yanma ve kaşınmaya neden olur. Pridoksin yetersizliğinde angular blefarit ve konjonktivit oluşur. Elzem amino asitler, C vitamini ve niasin, göz lenslerinin sağlığını ve bütünlüğünü korurlar. Son yıllarda n-3 yağ  asitlerinden dokozahegzaenoik (DHA) asidinde retinada önemli miktarlarda bulunduğu tesbit edilmiştir. Bu durum, göz sağlığı ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Yaşlılarda diyete antioksidan vitaminlerin (vitamin E, C ve beta karoten) ilave edilmesi yaşlılığa bağlı katarakt riskini azalttığı bildirilmektedir.

Beslenme ve immün sistemi (Nutrition and immunology)

Lenfositler, T hücreleri, Beta hücreleri, karaciğerin Kupfer hücreleri ve lökositler gibi hücresel yapılarla antijen ve antikorların oluşumu, fagositoz gibi reaksiyonlar immün sistemi oluştururlar. Malnütrüsyonda immün sistem yetersizliği nedeniyle enfeksiyonlara direnç azalır. Protein yetersizliği, lenfosit, immünoglobulin ve antikor sentezini bozar. Nötrofil ve lenfositlerin optimal immün fonksiyonu için demire gereksinim duyulur. Selenyum, antikor yapımını desteklerken nötrofillerin fagositik fonksiyonlarını korur. Bütün bunlar besleme ve immün sistem ilişkisini gösteren olaylardır.

Beslenme ve mental sağlık (Nutrition and mental health)

İyi beslenme, mental etkinliği, konsantre olma ve çevreye uyum sağlama yeteneğini arttıran önemli faktördür. Besin ögesi yetersizlikleri beyinde kalıcı değişiklikler oluşturarak mental kapasiteyi etkiler. Fenilketonüri, galaktozemi gibi doğuştan metabolizma hastalıklarında mental gelişme geriliği görülür. Pellegra, kuvaşiorkor, marasmus ve beriberide besin ögesi yetersizliklerine bağlı olarak sinir sisteminde lezyonlar ortaya çıkar.

Beslenme ve parazitler (Nutrition and parasitism)

En yaygın görülen parazitler tenya, askaris, kıl kurdu ve trişinelladır. Bunların zararlı etkisi yerleştiği dokuya, salgıladığı maddelere, büyüme ve çoğalma hızına, organizmanın parazitlerin etkisinden kendisini koruyup koruyamamasına göre değişir. Parazitler organizmayı, mekanik tahribata neden olarak (doku lezyonları ve kanama) inflamasyon, ağrı ve tıkanma oluşturarak, besin ögelerini özellikle protein ve vitaminleri kullanarak bu ögelerin yetersizliğine neden olarak etkilerler. Parazitlere bağlı enfeksiyonlar kan kaybına neden olarak anemiye yol açabilirler.

Beslenme ve sinir sistemi (Nutrition and nervous system)

Yeterli ve dengeli beslenme sinir hücrelerinin bütünlüğü ve normal fonksiyon görmesi için gereklidir. Aç kalan kişilerde görülen irritabilite ve uykusuzluk hali bunun en açık örneğidir. Sinir sisteminin sağlığında hemen tüm besin ögeleri rol oynar. Karbonhidratlardan glikoz, beyinin ana enerji kaynağıdır. Protein enzim sistemleri için elzemdir.  B kompleks vitaminleri bu enzimlerin kofaktörü  olarak işlev görür. Bazı vitaminlerin yeterszilikleri sinir sisteminde önemli değişikliklere neden olur. Örneğin; tiamin yetersizliğinde sinir ve kaslar arası koordinasyon bozukluğu (nistagmus, ataksi, kramplar, tendon reflekslerinde kayıp gibi) beyin lezyonları, sinir lifleri ve miyelin kılıfta dejenerasyon görülür. Riboflavin yetersizliğinde erken dönemde fotokobi gözlenir. İleri derecede niasin yetersizliğinde huzursuzluk, uyku düzensizlikleri yanında deliryum (hezeyan ) ve demans (bunama) görülür. B6 yetersizliğinde de nörit ve konvülsiyonlar gözlenir.

Beslenme ve spor (Nutrition and sports)

Sporcularda enerji ve besin ögeleri gereksinimi yaş, cinsiyet, vücut cüssesi,  yapılan spor aktivitesinin ,tipi, süresi ve antreman programlarına bağlı olarak değişir. Dinlenme dönemindeki bir sporcunun enerji gereksinimi 2500-3000 kkal iken bu değer yoğun antreman dönemlerinde 500 kkal’e ulaşabilir. Alınan enerjinin yaklaşık %55-60’ı karbonhidratlar (% 5-10 şeker, kalanı doğal basit ve kompleks karbonhidrat kaynaklarından )  10-15’i proteinlerden % 25-30’u yağlardan karşılanır. Dayanıklılık sporlarında ya da ağır antreman dönemlerinde enerjinin % 65-70 nin karbonhidratlardan karşılanması uygundur. Proteinlerin yaklaşık yarısını bitkisel, yarısını ise hayvansal kaynaklar oluşturmalıdır.

Aşırı protein alımı önerilmez. Ağır antreman dönemlerinde ve kuvvet sporlarında diyete eklenen bazı saf protein kaynaklarıyla diyet enerjisinin proteinden gelen oranı %20 yi aşmamalıdır.Enerjisi yeterli ve dengeli düzenlenmiş bir diyet ile vitamin-mineral
Gereksinimleri besinlerden karşılanabilir. Sporcular alkolden ve kafeinden kaçınmalı, üç büyük öğün yerine günlük besinleri 5-6 öğüne dağıtarak yemelidirler. Yarışma veya egzersiz öncesi bir öğün en geç yarışmadan 3-4 saat önce yenmeli, gaz oluşturan besinlerden kaçınılmalıdır. Sıvı kayıplarını yerine konması çok önemlidir. sürekli egzersiz yapan ve sıcak bir ortamda bulunan bir sporcu saatte 2 litreden daha fazla ter kaybeder. Bu esnada elektrolitlerde de önemli kayıplar olur.

Beslenme ve vejeteryanlık (Nutrition and vegetarism)

Vejeteryan diyetlerin çoğu dikkatli düzenlendiği takdirde besin ögeleri yönünden yeterlidir. Özellikle vejeteryan diyet az da olsa bazı hayvansal besinleri içeriyorsa tüm besin ögelerini bu diyetle karşılamak mümkündür. Süt, peynir ve veya yumurta yiyen vejeteryanlarda hiç hayvansal besin yemeyenlere oranla besin ögesi yetersizliklerine çok az rastlanır. Ancak veganlar, fruvitaryanlar ve Zen makrobiyotik diyet uygulayanlar protein, riboflavin, B12 vitamini, demir, kalsiyum ve çinkoyu yeterince alamayabilirler. Bu durumda çeşitli besin ögesi eklemlerine (suplemantasyona) gerek duyulabilir.

Beslenme yetersizliği (Nutritional deficiency, Nutritional inadequacy)

Diyette bir ya da birden fazla besin ögesinin yetersiz alınması sonucunda ortaya çıkar durum. Yetersizlik gelir ve beslenme bilgi düzeyinin düşük olması,yanlış  besin seçimi, besin hazırlama ve pişirmede yanlış uygulamalar vb. nedenlerle diyetin besin ögesi miktarı ve kalitesi yönünden yetersiz kalmasından kaynaklanır.

Beşamel (Bechamel)

Süt, tereyağı, ve unla yapılan bir sos. Un, tereyağında pembeleştirildikten sonra üzerine süt eklenerek muhallebi kıvamına gelene kadar pişirilir. Tuz ve şekerle tatlandırılır. Fransız mutfağına özgüdür. Kreplerin üzerinde, kaşar veya benzeri peynirler eklenerek graten tarzda yapılan sebze yemeklerinin üzerinde, böf stroganof gibi et yemeklerinde vb kullanılır.

Bira (Beer)

Genelde arpadan elde edilen alkollü içecek. Sertlik derecesine göre bileşimindeki alkol miktarı % 3-12 arası değişir. pH sı 4-5 dir. Gastrik asit salınımını arttıran içeceklerden biridir. Bira tüketimi fazla olan kişilerde anormal susuzluk hissi ile birlikte fazla su alımı ve hiponatremi oluşur.

Biyotin (Biotin)

B kompleks grubu vitaminlerindendir. En iyi kaynakları karaciğer, yumurta sarısı, tam tahıl taneleri, soya fasulyesi unu ve mayadır. Çiğ yumurta beyazının çok fazla miktarda yenmesi biyotin yetersizliği yapabilir. Yumurta beyazında bulunan avidin biyotinle sıkı sıkıya bağlı olduğundan biyotinin emilimini engeller. Yumurta pişirildiği zaman bu etki ortadan kalkar. Biyotin yetersizliğinde dermatit, kaslarda ağrı, halsizlik, saç ve tüylerde beyazlaşma, dilde iltihaplanma, serum kolesterol düzeyinde artış ve mental depresyon gelişir.

Böbrek ( Kidney)

Karın boşluğunun arka tarafında omurganın iki yanında yer alan bir çift organ.

Bulimeriksiya (Bulimarexia)

Kişinin bazen anoreksiya nevroza bazen de bulimik davranışlar göstermesi.

Bulimya (Bulimia)

Yemek yeme bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır . Kişide aşırı bir iştah, fakat aynı zamanda aşırı bir kilo alma korkusu vardır. Kişi çok fazla yemek tükettikten hemen sonra kendisini kusturarak yada diüretik ve laksatifler kullanarak yediklerinden kurtulmaya çalışır. Çoğunlukla bulimik kişi, birkaç gün çok fazla yemek tüketir. (örneğin 8 saatte  10.000 kalori) Sonra karın ağrısı ve uyku düzensizliği başlayınca kendisini kusturmaya başlar. Zorlama ile yapılan bu kusmalar diş çürüklükleri, özefajit , metabolik alkaloz, dehidratasyon, hipokalemi ve diğer elektrolit bozukluklarına  yol açar. Hastada ileri safhada PEM (Protein enerji malnütrüsyonu) gelişir ve hastaneye yatırılması gerekebilir. Diyet tedavisi: PEM ve sıvı elektrolit dengesizliği düzeltilir. Besinler az ve kısa aralıklarla ve besin ögesi yoğun olanlardan seçilerek verilir. Hastanın besine karşı tutum ve davranışını düzeltmek ve çoğunlukla var olan stresiylel baş etmesine yardımcı olmak için doktor, diyetisyen, hemşire vb. den oluşan bir sağlık ekibi ile psikiatrik tedavi gerekir.

Bakır kısıtlı diyet (Copper restricted diet)

Wilson hastalığının tedavisinde ve karaciğerde bakır depolarını arttığı diğer bozukluklarda kullanılır. Bakırdan zengin besinlerin tüketimi sınırlanır. Bunlar, karaciğer ve diğer organ etleri, kabuklu deniz ürünleri, mantar, yağlı tohumlar, kurufasulye, mercimek ve bezelye gibi kurubaklagiller, çikolata ve istiriyedir.

Balık diyeti (Fish diet)

Artrit tedavisinde kullanılmak üzere Dr.Colin Dong tarafından önerilmiş bir diyettir. Örüntüsü genelde balığa dayalıdır ve geleneksel Çin diyetine benzer. Çinlilerde romatoid artirit insidansı çok düşük olduğundan böyle bir örüntü tercih edilmiştir. Genelde yararlı olduğu belirtilmekte ancak bazı araştırmacılar bu diyetin klinik yararının olmadığını ileri sürmektedirler.

Beverly Hills Diyeti (Beverly Hills Diet)

Moda diyetlerden biridir. Yaklaşık 900 kkal/gün enerji içeren % 95 karbonhidrat ve % 5 proteinli yağsız diyettir. Zayıflatıcı amaçla geliştirilmiştir. Meyve dışında diğer besinler yasaklanmıştır. Protein B12 vitamini, niasin, riboflavin, kalsiyum,çinko, demir, fosfor ve magnezyumdan yetersiz bir diyettir. Güvenilir değildir, malnütrüsyona yol açabilir, bu nedenle kesinlikle uygulanmamalıdır.

Bristol diyeti (Bristol diet)

Kanser hastaları için yararlı olduğu söylenen vegan stili bir moda diyet türüdür. Çoğu hastalarda besin alımında azalma ve zayıflamaya neden olur, böylelikle hastalığın gidişini kötü yönde etkiler. Diğer moda diyetler gibi tedavide kullanımı uygun değildir.

Beşamel sos (Bechamel sauce)

Bir miktar un tereyağında kavrulur. Pembeleşmeden ateşten alınır, üzerine yavaş yavaş süt eklenir. Tuz ve bir miktar şeker eklenip tekrar ateş üzerinde sulu muhallebi kıvamı alana kadar karıştırılarak pişirilir. Graten tarzda yapılan sebze yemekleri, haşlama balık, beyaz etli yemekler kreplerde kullanılır. Beşamel sosa çeşitli başka maddeler eklenerek bir çok sos yaratılabilir. Örneğin salça eklenip et (böf stroganof gibi), yumurta ve tavuk yemeklerinde, yumurta sarısı ve peynir eklenip balık, tavuk ve sebze yemeklerinde kullanılabilir. 

Binada sos (Thousand island sauce)

Ketçap, mayonez, sirke karışımıdır. İçine bir miktar kornişon (küçük salatalık) turşusuda doğranabilir. Salatalar üzerinde kullanılır.

Bordolez sos (Sauce bordolaise)

Makarnalar veya su ürünleri üzerinde kullanılan kırmızı bir sostur. Yağ içinde kavrulan sebzeler üzerine  un eklenir kavrulur, üzerine salça, kekik ve diğer baharatlar karıştırılır. Daha sonra sebzeler süzülür.