0212 240 15 10

Beslenme Sözlüğü

Hastalığa özel diyet (Therapeutic Diets)

Kalp hastaları, şeker hastaları, ülser vb.hastalıklarda kullanılan diyetlerdir. Bu diyetlerin özellikleri hastalık adı ile ilgili harf bölümlerinde verilmiştir.

Hipoallerjen diyet (Hypoallergenic diet, low allergenic diet)

Alerji yapma olasılığı düşük olan ve besin alerjilerinin tanısında  ve tedavisinde kullanılan bir eliminasyon diyetidir. Örüntüsü uygulayıcıya bağlı olarak bazı farklılıklar gösterebilir. Ancak genelde benzerdir. Bu diyette en çok bilinen besin alerjileri kısıtlanmıştır. Bunlar süt,yumurta, buğday, bazı et ürünleri (özellikle domuz eti) kabuklu deniz ürünleri, bazı sebzeler (mantar, salatalık ve lahana grubu sebzeler), kurubaklagiller, bazı meyveler (özellikle turunçgiller), soya, azo boyaları içeren besinler ve bazı prezervatiflerdir. Buna karşılık koyun eti, tavşan eti, pirinç, ararot, havuç, buğday, patates (işlenmemiş)armut, kayısı, şeftali, zeytinyağı, maden suyu, çeşme suyu, şeker ve herbal çaylar (ot çayları) alerji yapma olasılığı düşük olan besinler olarak kabul edilir ve bu diyetin içerinde yer alırlar. Bazı uygulayıcılar bu diyetten pirinç, patates, kayısı, şeftali, çeşme suyfu ve şekeri de çıkarırlar.

Haris-Benedict formülü (Haris-Benedict Formula)

 

Bazal metabolizma hızını saptamak üzere, 1919 yılında Haris ve Benedict tarafından geliştirilmiş bir formül. Ağırlık, boy uzunluğu ve yaş esas alınarak hesaplama yapılır.

Bazal metabolizma hızı (erkek) : 66.473 + 13.752 (Ağırlık, kg) + 5.003
(Boy, cm) – 6.755 (Yaş,yıl)

Bazal metabolizma hızı (kadın) : 66.096 + 9.563  (Ağırlık,  kg) + 4.676
(Boy, cm) – 4.676 (Yaş,yıl)

Hay diyeti (Hay diet)

Karbonhidrat ve proteinlerin aynı öğünde yenmemesi gerektiğini  savunan bir diyet türü. Yeterli karbonhidrat alınmadığında proteinler esas (yapım ve onarım) görevleri yerine enerji vermek amacıyla kullanılırlar. Bu nedenle bu diyet hiçbir bilimsel dayanağı olmayan yanlış bir uygulamayı savunmaktadır.

Hemisellüloz (Hemicellulose)

Sindirim enzimleri tarafından parçalanamayan  posa türü karbonhidratlardan biri.

Hemoglobin (Hemoglobin, Hb)

Kırmızı kan hücrelerinin (eritrosit) oksijen taşıyan pigmenti.

Hemoroid (Hemorrhoid)

Anüs  çevresindeki venlerin genişleyerek küçük uzantılar yapması. Bu uzantılar anüs içinde  olduğu gibi dışına da çıkabilir. Halk arasında basur denir. Gebelik, kabızlık, siroz ve uzun süre ağızdan  ya da anal yoldan laksatif ilaçların kullanılmasına bağlı olarak gelişebilir. Dışkılama  sırasında kanayabilir. Tedavi edilmezse kansere dönüşme riski vardır. Diyet tedavisi: Diyet, tedaviden çok hastayı rahatlatmak için kullanılır. Dışkıyı yumuşak tutmak ve irritasyonu önlemek için günde 8-10 bardak su içilmesi önerilir. Ağır vakalarda ameliyat gerekebilir.

Hepatit (Hepaytitis)

Karaciğer iltihabı. Diyet tedavisi: Yüksek kalorili, yüksek karbonhidratlı bir diyet önerilir. Diyetin amacı karaciğer dokusunun yenilenmesine yardımcı olmak, karaciğeri dinlendirmek, nitrojen dengesinin korunmasına yardımcı olmak ve glikojen depolarını dolu tutmaktır. Hastalığın akut fazında tam sıvı bir diyet verliir. Daha sonra yumuşak ve normal diyetlere geçilir. Besinlerin az miktarlarda, 6-8 öğünde verilmesi daha yararlı  olmaktadır. Virüslerin neden olduğu hepatitlerin 2 tipi vardır: Hepatit A ve Hepatit B.

Hiperemez (Hyperemesis)

Aşırı kusma. Beslenme bozukluğuna yol açabilen ciddi kusma sendromudur.

Hiperglisemi (Hyperglycemia)

Kan glikoz düzeyini normal sınırların üzerinde olması.

Hiperplazi (Hyperplasia)

Herhangi bir dokunun veya organın hücre sayısındaki artış nedeniyle büyümesi. Bu terim beslenmede özellikle yağ dokusu ve şiymanlıkla ilgili olarak kullanılır. Şişmanlığın bazı türleri hiperplaziktir. Bu tür kişileri zayıflatmak oldukça zordur. Diyet sonrasında kişi kolaylıkla yeniden kilo alır. Adipoz dokuda hiperplazi özellikle bebeklik ve adolesan çağında ortaya çıkabilir. Yine yetişkinlikte hücrelerin yağ içeriği artarak limit düzeye vardığında da hipertrofiyi takiben hiperplazi oluşabildiği bildirilmektedir.

Hipertiroidizm (Hyperthyroidism)

Tiroid hormonunun fazla sekresyonu ile görülen bir metabolik hastalık.

Hipertrofi (Hypertrophia)

Dokuyu oluşturan hücrelerin sayıca değil de hacim olarak artış göstermesidir. Bunun sonucunda dokuda aşırı büyüme durumu oluşur. Bu terim beslenmede özellikle yağ dokusu ve şişmanlıkla ilişkili  olarak kullanılır. Şişmanlığın çoğu tipleri hipertrofik özellik gösterir. Yağ hücrelerinin yağ depolama yetenekleri oldukça fazladır. Hacimlerinin % 80-95 i kadar yağ depolayabilirler. Travma, açlık, hastalık, zayıflatma diyetleri ve egzersizler hücre hacmini azaltırlar. Hipertrofik şişmanların hiperplazik olanlara göre daha kolay zayıflatılabildiği ve bu kişilerde zayıflama sonrası kilo koruma oranının daha yüksek olduğu bildirilmektedir.

Hipoglisemi (Hypoglycemia)

Kanda glikoz miktarını düşmesi. Kan glikoz düzeyi 50-70 mg/dl olduğunda sempatik sinir sisteminin uyarılması sonucu terleme, halsizlik, çarpıntı, yüzde solgunluk, titreme, fenalık hissi ve akut açlık görülür.