0212 240 15 10

Eviniz Tuzaklarla Mı Dolu?

Yazar: Dyt. Gamze Şanlı Ak | Tarih: 07 Şubat 2012 Salı

Evimiz farkında olmadığımız tuzaklarla dolu olabiliyor ve birçoğumuzun kilo alma sebebini bu tuzaklar oluşturuyor

Kilo vermek çoğu zaman iradenize bağlı. İradenizin azaldığını hissediyorsanız, bazı basit değişiklikler yapmanızın zamanı gelmiş demektir. Böylece sağlıklı beslenme alışkanlığı edinerek doğal olarak kilo verebilirsiniz. Biliyoruz ki alınan her kilo; kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların riskini yükseltiyor. Önünüze çıkan her yiyeceği yiyor musunuz yoksa bilinçli seçim yapıyor musunuz? Şimdi dürüstçe bir gözden geçirelim...

Tabakları küçültün

Büyük porsiyon yemekler ve atıştırmalıklar, en büyük tuzaklar. Gün içindeki koşuşturmalar ve bazı yoğunluklar yediğimiz yemeklere odaklanmamızı engelliyor, bu nedenle de ne yediğimizi fark etmiyoruz. İşin sırrı, çevremizi değiştirmek. Örneğin; yemek tabağınızı küçültebilirsiniz. Evinizde tek bir çeşit yemeğiniz varsa ve büyük bir yemek tabağı kullanıyorsanız, tabakta boşluk kalması olası bir durum. Ancak psikolojik olarak birçoğumuz tabağı daha da doldurmak için  1-2 kaşık daha yemek ekleriz. İşte bu durum farkında olmadan porsiyonlarımızın büyümesine neden oluyor.
Birçok çalışma bu durumu net olarak açıklıyor. Farklı boyutlarda patlamış mısır yiyen 168 film izleyicisi üzerinde yapılan  çalışmanın sonuçları, bunu kanıtlar nitelikte. Bu araştırmada çok büyük paket alanların, büyük paket alanlara göre yüzde 45 daha fazla mısır yediği ortaya çıktı. Bu durum, içtiklerimiz için de geçerli. Araştırmada, aynı hacimdeki uzun ve dar bardaklara oranla kısa ve geniş bardaklarda yüzde 37 daha fazla sıvı alındığı görüldü. Aşağıdaki basit stratejiler, iradenizi artırmada yardımcı olabilir ve bu sayede 1-2 kilo verebilirsiniz: 

  • Büyük yemek tabakları yerine küçük salata tabakları kullanın,
  • Raflarda veya buzdolabında özellikle de göz hizanızda sağlıklı besinler bulundurun,
  • Televizyon karşısında değil mutfakta veya yemek odasında yemek yiyin.

 

Doyduğumuz anda yemeği bırakıyor muyuz?
Bir başka araştırmada da bireylere tok olmalarına rağmen bedava öğle yemeği verildi. Aynı iç hacime sahip ancak farklı dizayn edilmiş kaselerde çorba sunuldu. 30 kişiye ağzına kadar dolu bir kasede, diğer 30 kişiyeyse daha az ancak tekrar doldurulabilen derin bir kasede çorba verildi. Normal kaseye göre, derin kasede çorba içenler, yüzde 73 oranında daha fazla çorba içti. İşin ilginci bunun farkında değillerdi. 

Daha az kalori için yavaşlayın
Araştırmalar, yemeklerin yavaş ve iyi çiğneyerek yenildiğinde yüzde 10 daha az kalori alındığını gösteriyor. Bunun nedeni,  vücudumuzun iştah baskılayıcı hormonları devreye sokması için zamana ihtiyacı olması. Yemeğe ara vermek için, çatal-bıçağınızı bırakın, lokmalar arasında su için, yediklerinizi iyi çiğneyin ve arkadaşlarınızla sohbet edin. Eğer yalnız başınıza yemek yiyorsanız, yardımcı olması için mutfak zamanlayıcınızı çalıştırın. 

Bedeninizi dinleyin
Gerçekten aç mısınız yoksa canınız sıkıldığı için mi bir şeyler yemek istiyorsunuz? Can sıkıntısıyla evde dolaşırken buzdolabının kapağını açıyorsanız, sesli olarak 1’den  10’a kadar sayın ve kendinize şunu sorun: “Gerçekten aç mıyım?” Bazen susuzlukla açlık birbirine karışır. Acıktığınızı hissettiğinizde önce su için ve bekleyin, çoğu zaman aslında aç olmadığınızı  fark edeceksiniz.

Yazar Hakkında: Hepsi

Gamze Şanlı Ak, İzmir Özel Fatih Fen Lisesini bitirdikten sonra 2007 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009 güz döneminde Haliç Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı. Şu anda, “Abdominal Obezite ile İnsülin Direnci Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi” başlıklı tez çalışmasına devam etmektedir.

Eğitimi süresince; Şişli Florence Nightingale Hastanesinde elektif, Yıldız Yemek Şirketinde kurum beslenmesi, Ankara Dışkapı SSK Hastanesinde çocuk beslenmesi ve Ankara Başkent Üniversitesi Hastanesinde yetişkin beslenmesi stajlarını tamamladı. Ankara ve İstanbul’daki çeşitli özel ve devlet okullarında, ilköğretim çocuklarını beslenme hakkında eğitimler verdi.

“Ankara- İstanbul- İzmir İllerinde Çalışan Sağlık Personelinde Obezite Prevelansının Saptanması” konulu mezuniyet tez araştırması, 2008 yılında Japonya’ nın Yokohama kentinde gerçekleştirilen 15. Uluslararası Diyetetik Kongresinde poster olarak sunuldu.

2007 yılında Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Şanlı, Mezura’nın wellness  çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında çalışmalarını yürütmektedir. Alanda birçok ulusal ve uluslararası kongreye, seminere ve eğitime katılmaya devam etmektedir. Kendisi, Türkiye Diyetisyenler Derneği İstanbul Üyesidir.