0212 240 15 10

Erkekler Daha İyi Diyet Takipçisi

Yazar: Uzm. Dyt. Dilara Koçak | Tarih: 03 Ağustos 2011 Çarşamba

Diyet yapma fikri erkeklerde giderek yaygınlaşmakta. Erkeklerde ergenlik döneminin sona ermesiyle birlikte, durağan çalışma hayatına geçiş, yoğun çalışma saatlerini takip eden hareketsizlik, sağlıksız ve düzensiz beslenme, özellikle sebze ve salatadan az, proteinden zengin ve pratik olması açısından fast-food tarzı beslenme alışkanlıkları, hızlı kilo alımını beraberinde getiriyor.

Bu tarz beslenme devam ederse, özellikle 30lu ve 40lı yaşlarda kilo alma süreci hız kazanıyor. Bununla birlikte, bir süre sonra hem sağlık açısından hem de fiziksel görüntü olarak telaşa kapılan erkekler, genellikle internet-gazete ve dergilerden ulaştıkları çok düşük kalorili diyetlerle, gereğinden fazla egzersizle veya yanlış bilgilerle kilo vermeye çalışıyorlar.

Nerede yanlış yapıyorum?

Erkek metabolizması kadın metabolizmasına göre daha fazla çalıştığından dolayı daha fazla besine ihtiyaç duyar ancak bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan erkekler, bayanlar için hazırlanmış programları uygulamaya çalışabilir ve bunun devamında kas kaybetmeleri ve metabolizma hızlarını yavaşlatmaları söz konusu olabilir. Bu da uzun dönemde çok daha fazla kilo almaya sebep olmaktadır. 

Doğru beslenme ile kaslarınızı koruyun

Normal yetişkin bir erkeğin günlük enerji ihtiyacı yaklaşık 2500–3000 kaloridir. Diyet yapmaya karar verdikten sonra egzersizi de hayatına sokmak isteyen erkeklerin ise ek olarak 300–500 kalori daha fazla kalori alması gerekir. Egzersiz programı göz önünde bulundurularak, beş besin grubundan yeterli olacak şekilde programlanmış bir beslenme programı düzenlenmelidir.

Protein alımı, kilo başına yaklaşık 1 gram olacak şekilde ayarlanmalıdır. Kas kütlesini arttırmak isteyen erkekler ise yaklaşık 10 gram daha fazla protein almalıdırlar. 

Erkeklere iyi haber

Yapılan çalışmalar, erkeklerin diyete uyma konusunda daha iradeli olduklarını gösteriyor. Dönemsel olarak değişen hormon seviyeleri, daha önce yapılan diyetler, duygusal dalgalanmalar, kadınlarda diyeti bozmaya teşvik edici etmenler arasında yer alıyor. 

13 sağlıklı kadın ve 10 sağlıklı erkek üzerinde çalışmalar yapılan çalışmalarda; beyin taramaları öncesinde, katılımcıların en sevdikleri besinleri en az 17 saat tüketmeden gelmeleri istenmiştir. 

Tarama öncesinde, tüm araştırmacılara en sevdikleri yiyecekler olan lazanya, pizza, pasta, barbekü soslu pirzola veya çikolatalı kek gösterilip, bu besinlere karşı isteği arttırmak istenmiştir. Katılımcılar, bu besinlerin kokusuna ve hatta tadına bakabilmişler ancak tamamını yemelerine izin verilmemiş ancak ilk ölçümü yapmadan önce yiyeceğe karşı dürtülerini saklamaları ve başka şey düşünmeleri istenmiştir. Ayrıca ne kadar aç olduklarını tarif etmeleri ve o yiyeceği ne kadar arzuladıklarını ifade etleri istenmiştir.

Kadın ve erkeklerde, duygu, istek, durum, alışkanlık ve motivasyonunu düzenleyen beynin kısımları, besinler önceden gösterilip özendirilince aynı tepkiyi vermiştir. İştahlarını baskılamaya çalışan erkekler ve kadınlar, kendilerini daha az aç ve daha az yemek istekleri olduklarını iletmişlerdir. Fakat sadece erkeklerin iştahlarını baskılamaya çalışırken daha başarılı oldukları görülmüştür. Araştırmacılar, bunun kadınlarda östrojen hormonu nedeniyle olabileceğini düşünmektedir. Kadınlara göre beslenme konusunda erkeklerin daha şanslı olmasının nedeni ise testesteron adı verilen erkeklik hormonudur. Bu durumu lehinize çevirmek için eğer kilo fazlanız varsa mutlaka bir beslenme uzmanı ve spor eğitmeni ile ortak olarak çalışmanızı öneriyorum.
 

Yazar Hakkında: Hepsi

Dilara Koçak, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu, aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen unvanını aldı. 

2001 yılında İstanbul Üniversitesi Yönetici geliştirme programını tamamladı.
1994- 1999 döneminde çeşitli hastanelerde klinik alanda ve yönetici olarak görev yaptıktan sonra 1999 -2004 yıllarında Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde Beslenme ve Diyet Bölümü Şefi olarak çalıştı, kendisi halen Amerikan Hastanesi Konsultan Diyetisyenidir. 

2003 Ekim -2004 Şubat tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde konusu ile ilgili gözlemler yaparak bu yöndeki tecrübelerini güçlendiren Dilara Koçak’ın birçok uluslararası ve ulusal bilimsel araştırması bulunuyor. 

Şirketlerin ve şirket çalışanlarının beslenmelerine yönelik danışmanlık ile wellness kavramını geliştirme konusunda Türkiye’de yeni bir sektör açmış olan Koçak şu anda kurduğu Mezura Kliniği’nde hem bireylere hem de kurumlara danışmanlık hizmeti veriyor. Mezura ekibi Türkiye’deki birçok şirkete, yönetici ve işadamına beslenme koçuluğu yapıyor.

2006 yılından beri her yıl yenilenen “İyi Yaşam Günlüğü” çalışmalarının yazarı olan Dilara Koçak, Amerikan Diyetisyenler Derneği “kilo kontrol ve yönetimi” sertifikasına sahiptir. Türkiye Diyetisyenler Derneği ve Endokrinoloji, Obezite ve Metabolizma dernekleri üyesi olan Koçak, Milliyet gazetesi sağlık ve beslenme yazarıdır. Koçak’ın, Dilara Koçak ile İyi Yaşam (2007) ve Afiyetle Diyet (2009) kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmıştır.