HOŞ GELDİN BAHAR

HOŞ GELDİN BAHAR

Güneşin biraz daha cömert davranmaya başladığı günler sonunda geldi. Bütün kış beklediğimiz bahar ayları kapıda…

Bahar ayları benim için her zaman rengarenk, cıvıl cıvıl ve enerji dolu günler demektir. Ağaçlarda rengarenk çiçekler, tezgahlarda meyve ve sebzeler.  İtiraf edeyim, havalar ısınınca kanım da kaynıyor, açık havaya çıkmak, özlediğim güneşi görmek, kalın kıyafetleri üzerimden atmak beni çok mutlu ediyor, eminim hepiniz baharı çok seviyorsunuzdur. Mevsim geçişleri yaşarken vücudumuz bazı farklılıklara ayak uydurmaya çalışır, siz de birkaç değişiklikle vücudunuza yardımcı olabilirsiniz:

 

Egzersizi temiz havaya taşıyın

Havalar ısınmaya başladığına göre egzersizleri temiz havada yapma vakti de gelmiştir. Açık havada yürüyüş, fiziksel ve ruh sağlımıza iyi gelecektir. Uzun yürüyüşlere çıkamıyorsanız,  sabah kalkınca odanızı havalandırıp odanızın oksijenle dolmasını sağlayıp, gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz böylece dolaşım sisteminizin harekete geçmesini sağlayıp, güne daha canlı başlayabilirsiniz.

Bahar yorgunluğu ve stresle baş edebilmek ve vücudunuza iyi bakmak için, yoğun egzersiz sevmiyorsanız yoga, pilates veya masajı deneyin.

 

Sofranızı Renklendirin

Baharla birlikte kuşkonmaz, enginar, bezelye, bakla, havuç, roka, taze soğan, biberiye, nane, maydanoz, tere, taze kekik gibi sebzelerde zenginleşiyor. Kiraz, karpuz, kavun gibi yaz meyveleri için biraz daha beklemekte fayda var.
Unutmayın ki her sebze ve meyve kendine özgü mineral, vitamin ve sağlığa yararlı bileşikler içeriyor. Tek bir sebze ya da meyveye odaklanmak yerine rengarenk ve çeşitli beslenmek her besinden vücudumuz için faydalı olan besin öğelerini almamıza yardımcı olur.

Sıvı Desteğini Unutmayın

Özellikle ısınan havalarla sıvı ihtiyacımız bir miktar arttı. Sıvı kaybı baharda karşılaştığınız halsizlik, yorgunluk, baş ağrılarının da sebebi olabilir. Yeterli sıvı alımı hem vücudunuzdaki ödemi atmaya yardımcı olacak hem de kendinizi daha zinde hissetmenizi sağlayacaktır. Yaz aylarında özellikle ter ile oluşan elektrolit kaybını düşündüğümüzde doğal maden suyu tüketiminin önemini de hatırlatmak isterim

 

Düzenli Uyuyun

 

Düzenli uyku saatleri belirleyin ve bu saatlere sadık kalın. Yeterli uyku, gün boyunca enerjik kalmanıza yardım edecektir. Günde en az 6-8 saat uyumaya özen gösterin. Uyumadan bir süre önce doğru bir öğün uykuya dalmanızı kolaylaştırabilir. Süt, muz ve badem gibi besinler magnezyum ve triptofan sayesinde güzel bir uyku çekmenize yardımcı olabilir. Ancak dikkat, kilo probleminiz varsa bu küçük öğünü uyumadan 2 saat önce yapmalısınız. 

 

 

 

Uykusuzluk kilo aldırmasın!

2013 yılında yapılan bir araştırma, geç saatte uyumanın ve kronik uykusuzluğun gece besin tüketimini artırdığını ve kilo alımını tetikleyebileceğini söylüyor. Chicago Üniversitesindeki bir başka araştırmada ise uykusuzluğun vücuttaki endocannabinoids adlı bir kimyasalı uyardığını söylüyor. Bu kimyasal tatlı, tuzlu ve yağlı besinler tüketme isteğinin artmasına sebep oluyor. Yani uykusuz kaldığınızda aslında fiziksel olarak aç olmasanız bile açlık hissedebilirsiniz.

İlgili Yazılar

Kahve Bahane Sohbet Şahane

  Kahvesiz güne başlayamam diyenler, yemek sonrası kahve sevenler, akşam kahvesi ile yorgunluk atanlar, ders çalışırken kahve enerjisine başvuranlar ve tüm kahve severler bu yazımı okumalı. Kahvenin sağlık açısından değerlendirilmesi

Probiyotikleri Önemseyin

Probiyotikler bağırsaklarımızda yaşayarak bağırsağın doğal dengesini sağlayan, vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığı güçlendiren  ‘dost bakteriler’dir.   Probiyotikler, bağırsağa dost bakteriler olarak bilinseler de etkileri sadece bağırsaklarla sınırlı değildir ve

SAĞLIKLI ÇOCUKLAR, SAĞLIKLI YETİŞKİNLER

Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Peki onların geleceği? Çocuğunuzun daha sağlıklı bir yetişkin olması için neler yapıyorsunuz?   Çocuklarda aşırı kilo ve obezite oranı gün geçtikçe artıyor.  BM Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 

0 Yorum

Yorum yapılmamış!

Yorum yapan ilk kişi olmak için yorum yapın!

Yorum Yap