http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
0-1 Yaş Çocuk Beslenmesi Yazdır E-posta

ImageYeni doğan bir bebek için en ideal besin ‘anne sütü’dür. 2 yaşına kadar bebeğinizi emzirmeye devam edebilirsiniz. Anne sütü bebeğin tüm besin ihtiyacını ilk 6 ay tamamen karşılamaktadır. Bu süre içinde başka ek besinleri ilave etmeye ihtiyaç yoktur. Ancak altıncı aydan sonra, anne sütü alan bebeklere ek gıdalar başlanmalıdır. Böylece bebeğinizin diğer besinlerle de tanışmasını sağlayıp, sağlıklı ve dengeli gelişimine katkıda bulunmuş olacaksınız. Bebeğin yalnızca anne sütüyle beslendiği ilk 6 aylık dönemde, su kaybına yol açan hastalık halleri dışında su verilmesine de ihtiyacı yoktur çünkü bebeğiniz anne sütünden bu ihtiyacını karşılamaktadır. (Anne sütünün yaklaşık %90’ı sudur.)Eğer, ishal gibi mutlaka su verilmesi gereken bir durum söz konusuysa, kaynamış ve sonra soğutulmuş su verilmelidir.

Anne sütünün yararları:

Bebek için;

  • Anne sütü bebeğin enerji ve besin öğesi gereksinimlerini en uygun sekilde karşılayan tek besindir
  • Bebeğin henüz tam olarak gelişmemiş sindirim sistemine en uygun hazmı kolay olan bir besindir
  • Anne sütü alan bebeklerde solunum yolu, orta kulak ve gastrointestinal sistem hastalıkları daha az görülür.
  • Bazı kronik hastalıkların oluşum riski azalır (obezite, tip 2 diyabet)
  • Her zaman sterildir ve ısı derecesi bebek icin uygundur
  • Bebekler icin alerjik ozellik göstermez
  • Çene ve diş sağlığı için yararlıdır
  • Bebekte anemi görülmesini önler 

Anne icin;

  • Ucuz ve ekonomiktir
  • Herhangi bir hazırlama işlemine gerek yoktur
  • Meme ve over kanserinin görülme oranını düşürür.
  • Doğum öncesi ağırlığa dönme hızını çabuklaştırır
  • Anne ve bebek arasındaki duygusal bağı kuvvetlendirir

Ek besinlere baslarken dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Her yeni besine tek tek ve az miktarlarda (1 – 2 çay kaşığı) başlanmalı, her gün miktarı giderek artırılmalıdır.
  • Yeni bir ek besin bebeğin öğünlerine 1 – 2 gün ara ile eklenmelidir.
  • İlk kez verilen yiyeceklerin alerji yapıp yapmadığı kontrol edilmelidir.
  • Bebek bir besini aldıktan sonra alerji belirtisi gösterirse besin kesilmeli, 15-20 gün sonra tekrar denenmelidir.
  • Besinler kaşık ya da fincanla başlangıçta az miktarlarda verilmelidir ve anne bebeği oturur pozisyonda beslemelidir.
  • Ek besinler bebek açken denenmeli, istemiyorsa israr edilmemelidir, daha sonra tekrar
  • denenmelidir.Bebeğin öğün saatleri belirli olmalıdır. Böylece bebeğin ileriki yaşamının da düzenli saatlerde beslenmesine zemin hazırlamış olunur.

 İlk başlanacak ek besinler elma veya şeftali suyu ile yoğurttur. Bunları izleyerek diyete sebzeler, diğer meyve suları, yumurta, etler eklenir. Sebze yemekleri ve çorbaları her gün taze olarak pişirilir.

6. ay ve sonrası

  • Anne sütü var ise mutlaka devam edilmelidir.
  • Ancak anne sütü yok veya yetersiz ise Devam maması  kullanılabilinir.  Bunun yanı sıra meyve suyu (elma veya şeftali), yoğurt, sebze çorbası(patates, havuc, kabaktan olusan) beslenme planına ilave edilebilir.
  • Bebeğe çok miktarda çorba, vb ek gıda vererek zorlanmamalıdır, bu ürüne karşı tepki oluşturacak ve bebek diğer ek besinlere tepki gösterecektir.Patlıcan ve mantar 1 yaşından önce bebeğe yedirilmemelidir. Alerjik etki gösterebilirler.

7. ay

  • Anne sütü var ise  mutlaka devam edilmelidir.
  • Yumurta sarısı ( 1/8 ölçüsünde başlanıp gün aşırı verilerek arttırılabilir)
  • Ekmek içi, pirinç, muhallebi eklenebilir.
  • Meyve suyu ve Meyve püresiYoğurt (Ev yapımı)
  • Kırmızı et, tavuk eti, balık eti
  • Bitkisel yağlar
  • Sebze püre veya sebze çorba
  • Pekmez, meyve suyuna karıştırılabilir. (Kalsiyum içeren gıda ile tüketim aralığı 1 saat olmalıdır)
  • Devam mamaları  bebeğin beslenme planına eklenmelidir.

8. ay

  • Anne sütü var ise  mutlaka devam edilmelidir.
  • İyi ezilmiş ev yemekleri (kıymalı ve sebzeler)
  • Pastörize peynir
  • Tahıl- kuru baklagil ezmeleri
  • Pekmez( yoğurt veya süt içine karıştırılmadan verilmelidir taze meve suyu veya püresi ile karışabilir)
  • Yoğurt
  • Devam mamaları

12.ay

Aile sofrasına oturtulup kendi deneyimlerine göre seçim yapması sağlanmalıdir.

(ev yemekleri,dolmalar, vb.)



 





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 15 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat