http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Reflü ve Beslenme Yazdır E-posta

ImageYemek yendikten sonra yenilen yiyeceklerin mideden, yemek borusuna ve ağza geri gelmesidir. Özellikle yemek borusunun altındaki mide geçişinde bulunan kapının çalışma bozukluğundan kaynaklanır. Buna ek olarak midenin boşalımının iyi olmaması veya mide çıkışında, midenin boşalmasını engelleyecek bir daralma olması reflüye neden olur.

Kilolu bireylerde karın dışı ve içindeki yağ kütlesinin mideye baskı yapması sonucu mide içi basınç artar ve yiyeceklerin geriye doğru kaçışı daha fazla söz konusu olur.

 

Reflüsü olan bir bireyin dikkat etmesi gerekenler:

  • Protein içeriği yüksek yağ içeriği düşük bir diyet uygulanmalıdır.
  • Alt özafagus sfinkter basıncını düşürdüğü için sigara içilmemelidir.
  • Koyu çay, kahve, çikolata, sarımsak, soğan, nane gibi besinler tüketilmemelidir.
  • Az az sık sık beslenilmeli, bir anda fazla yemek yemekten veya uzun süre aç kalmaktan kaçınılmalıdır.
  • Yemek yerken sıvı alımı azaltılmalı, sıvı öğün aralarında alınmalıdır.
  • Çok sıcak veya çok soğuk besinler tüketilmemelidir.
  • Kaymak, krema, mayonez, tereyağı, margarin gibi yağlı besinlerden kaçınılmalıdır.
  • Acı baharatlar, karbonatlı içecekler, domates, turunçgiller, alkol ve kafein içeren besinlerin tüketimi en aza indirilmelidir.

Günlük hayat ile ilgili önlemler:

  • Yemeklerden sonra en az 2-3 saat boyunca kesinlikle uzanmamak, yatmamak gereklidir.
  • Yatağın başucunu 15 cm kadar yukarı kaldırılıp uygun pozisyon alınabilir.
  • Dar kemerler ya da beli daraltıcı korse ve benzeri giysilerden kaçılmalıdır.
  • Sakız çiğnemekten kaçınılmalıdır. Sakız çiğnerken yutulan hava geğirmeye ve daha fazla reflüye neden olabilir.
  • Aynı zamanda sakız çiğnemenin salya miktarını artırarak olumlu etkisi olabileceği de bilinmelidir.


 
< Önceki





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 13 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat