http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Metabolik Sendrom Yazdır E-posta

ImageMetabolik Sendrom Nedir???

Metabolik Sendroma çağımızın sorunu olarak da bakabiliriz. Metabolik Sendrom günümüzde teknoloji ile birlikte artış gösteriyor. Modern yaşam beraberinde hareketsizliği de getirmekte bu da metabolik sendrom riskinde artış ile karşımıza çıkmaktadır. Metabolik sendrom sadece dünyada değil ülkemizde de çok sık karşılaştığımız bir sağlık problemi. Sedanter (hareketsiz) yaşam süren, beslenmesi dengesiz ve düzensiz olan, yoğun stres altında bulunan kişiler Metabolik Sendromun en çok karşılaşıldığı kişileri oluşturuyor.

Metabolik sendrom kronik kalp hastalıkları ve diyabet yani şeker hastalığını da arttıran bir olaydır. Bu nedenle hastalığa yakalanmadan önlem almak büyük önem taşır.

Türkiye Metabolik Sendrom Araştırma Grubu’nun (METSAR) yaptığı çalışmaya göre ülkemizde  kentsel yerleşimlerde metabolik sendrom sıklığı ortalama % 33,8 olarak bulunmuştur.

METSAR’ın verilerine göre Türkiye’de 20 yaş üstü nüfusunu yaklaşık 1/3’ü metabolik sendromludur. Bu sonuç ne yazık ki Avrupa ve ABD verileriyle hemen hemen aynı sonuçları göstermektedir.

Yine METSAR araştırmasındaki diğer önemli bir sonuç kadın nüfusu erkek nüfusuna oranla daha fazla risk altındadır. Türkiye geneli ortalaması metabolik sendroma yakalanma sıklığı oranı erkeklerde % 28,8 iken, kadınlarda % 41,1 olarak belirlenmiştir.

Hastalığın birçok belirtisi vardır. Bunlar;

Bel çevresinde genişleme

Kadın için  88 cm üstü

Erkek için 102 cm üstü

Bu değerler yeni kriterlere göre kadın için >80 cm, erkek içinse >94 cm şeklinde değiştirilmiştir.

Yüksek tansiyon

            İstenilen değer 130/85 mmHg

Yüksek kolesterol

<200 mg/dL                  normal ve/veya olması istenen

200- 239 mg/dL            sınırda ve yüksek

> 240 mg/dL                 yüksek

İyi kolesterolün düşük olması (HDL kolesterol)

> 40 mg/dL                  ERKEK için istenen HDL kolesterol (iyi kolesterol) değeri 

> 50 mg/dL                  KADIN için istenen HDL kolesterol (iyi kolesterol) değeri

Kötü kolesterolün yüksek olması (LDL kolesterol)

<100 mg/dL                  LDL kolesterol (kötü kolesterol) için istenen değer

Trigliserid

            >/ = 150 mg/dL

 Açlık kan şekeri

            >110 mg/dL

Belirtilen risk faktörlerinden en az üçünün varlığı Metabolik Sendrom olarak tanımlanabilir. Metabolik Sendromın yol açtığı çok sayıda hastalık vardır. Bunlardan en önemli olanları;

  • Kronik kalp rahatsızlıkları
  • Diyabet (şeker hastalığı)
  • Obezite olarak sınıflandırılabilinir.


Metabolik Sendromu nasıl önleyebiliriz???

  1. Metabolik Sendromun önlenebilmesindeki tek ve en önemli yol “Yaşam Tarzı Değişikliği”dir.
  • Obezite Tedavisi
  • Fiziksel akivite
  • Doğru beslenme 

Metabolik Sendromda Beslenme Yaklaşımı

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ (YTD) DİYETİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ

                            
 Besin Öğeleri
 Önerilen Miktarlar
 Toplam enerji 
 İdeal vücut ağırlığı/ ağırlık kazanımını önlemek
 Protein   
 Toplam enerjinin % 12- 15
 Karbonhidrat 
 Toplam enerjinin % 50- 60
 Toplam yağ
 Toplam enerjinin % 20- 30
 Doymuş yağ asitleri   
 Toplam enerjinin % 7
 Çoklu doymamış yağ asitleri      
 Toplam enerjinin % 10
Tekli doymamış yağ asitleri  
 Toplam enerjinin % 20
 Posa 
 25- 30 gram/ gün

Ağırlık kaybı sağlama programlarında hedef ideal vücut ağırlığına ulaşmaktan çok o sıradaki vücut ağırlığının % 5- 10’unun 3- 6 ay içerisinde azaltılması esasına dayanmalıdır.

Fiziksel olarak aktif olmakta yine bu sendromun önlenmesinde büyük rol alır.

Haftada en az 3 gün ortalama 40 dakika yapılan fiziksel aktivite kilo kontrolüne destek olacak ve metabolik sendroma karşı koruyucu etki yaratacaktır. Ayrıca orta tempoda yapılan egzersiz HDL kolesterolünde önemli bir artışa neden olur.

Stres artık yaşamımızın bir parçası oldu. Ama yoğun stresli ortamlardan uzak durmak koruyucu etki yaratacaktır.

Ayrıca her yıl düzenli olarak sağlık muayenesi yaptırmak yine koruyucu etkisinden dolayı önemlidir.



 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 4 misafir ve 1 üye bağlı
  • nillyy

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat