http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Egzersiz Yapanlar Kaslarını Nasıl Beslemeli? Yazdır E-posta

ImageYaş ilerledikçe vücudunuz sarkmasın ve metabolizmanız yavaşlamasın istiyorsanız, düzenli egzersiz yaparak sıkı kaslara sahip olmanız lazım. Erkekler ve kadınlarda güçlü bir kas ve kemik yapısı elde etmek için mutlaka egzersize uygun beslenme tercih edilmeli. Aksi takdirde kas kütlenizi kaybedebilirsiniz o zaman da ince ama sallanan bir vücudunuz olur. Egzersiz odaklı bir beslenme planında protein ve karbonhidrat içeren besinlerin dengesi ve tüketim zamanı çok önemlidir. Uluslararası Sporcu Beslenmesi Topluluğunun yayınlamış olduğu son raporda, dayanıklılıkta artış ve kas yapımı için proteinlerin ve karbonhidratların çok önemli olduğu bir kez daha vurgulanmıştır.

Özellikle ergenlik döneminde yeterli ve dengeli beslenme ile egzersiz büyük önem taşımaktadır. Bu dönemde sağlık için yapılanlar, yetişkinlik dönemine yapılan altın bir yatırımdır. Ancak egzersiz yapan bireyler ne yemeleri gerektiğini tam olarak bilememekteler.

Bu konudaki altın kuralları şöyle sıralayabiliriz:
  • Mutlaka karbonhidrat alınmalıdır.
Karbonhidrat(CHO)tüketmeyen bir sporcu(ekmek, makarna, bulgur, kuru baklagil, meyve, sebze) benzini olmayan bir arabaya benzetilebilir. Karbonhidratlar, kasların çalışması ve kan şekeri seviyesini dengelemek için birincil yakıtı sağlarlar.
Birçok araştırmacı,  antrenman sırasında yüksek karbonhidrat içeren (kalorinin %65’inin CHO olması ) bir diyet önermektedir. Bazı durumlarda kaslardaki glikojen depolarını maksimum seviyeye getirmek için diyetteki karbonhidrat dağılımı %70’e dahi çıkartılabilir. Kaslardaki glikojen depoları ne kadar doluysa vücut daha uzun süre dirençli olur, bitkinlik-yorgunluk hali görülmez.

  • Mutlaka protein alınmalıdır.
Karbonhidrat tüketiminin yanında proteinler (yumurta, süt, peynir, fındık, et, tavuk, balık) de eklenirse, direnç ve dayanıklılık egzersizlerinde yağsız vücut kitlesinin (kas) daha iyi arttığı görülecektir. Özellikle antrenman öncesi ve hemen sonrasında protein tüketimi önem taşımaktadır.

  • Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinden önce alınmalıdır.
Karbonhidratı ve proteini kombinasyon olarak içeren yiyecek ve içecekleri egzersiz öncesi beraber olarak tüketmek, kuvveti ve yağsız vücut kitlesini arttırdığı bulunmuştur. Örneğin; süt veya soyalı içecekler, yoğurt ve meyve, az yağlı peynir ve kraker, ton balığı veya fıstık ezmesi ile yapılmış bir sandviç gibi.

  • Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devreleri sırasında alınmalıdır.
Son yapılan çalışmalar karbonhidratların her 10 ila 15 dakikada (saatte 30 ila 60 gram karbonhidrat) sindirildiğini, uzun bir bisiklet yarışının sonuna kadar depoların dayandığını göstermektedir. Bununla birlikte, karbonhidratlara ek olarak az miktarda protein ekleyerek (ortalama 3-4 gram karbonhidrata 1 gram protein gibi düşünülebilir) harika bir performans yaratmak mümkün olacaktır ve çok çalıştırılan kas kütlesinin korunmasının sağlandığı da rapor edilmiştir.

  • Karbonhidratlar ve proteinler uzun egzersiz devrelerinin hemen sonrasında alınmalıdır.
Karbonhidratlar ve proteinler (3 grama, 1 gram) özellikle şiddetli bir egzersiz sonrasındaki ilk 30 dakikada yenildiğinde, kaslarda biten glikojen depolarının yenilenmesini sağlar. 3 gram karbonhidrata 1 gram protein kuralının en etkili ve lezzetli alım yolu çikolatalı süt içmek olacaktır. 1 kupa meyve ilaveli süt, yaklaşık 26 gram karbonhidrat ve 8 gram protein içermektedir.



Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Yazar Hakkında:
Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu  1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 15 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat