http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Vitaminler Yazdır E-posta

ImageVitaminler yağda ve suda eriyenler olarak iki grupta toplanırlar.

Yağda eriyen vitaminler
A, D, E, K vitaminleri bu grupta bulunan vitaminlerdir. Bu vitaminlerin vücudunuza taşınması yağlar yoluyla olmaktadır. Bu nedenle yağsız bir diyet almak değil yeterli yağ oranı olan bir diyet ile beslenmek önemlidir. Bu vitaminlerin  fazla alımı vücutta depo edilebildiğinden zararlı etkilere yol açabilir, tüketim miktarı ve tablet olarak alımında dikkatli olunmalıdır.

 

A Vitamini
Vücut hücre ve dokularının sağlıklı bir şekilde büyümesini sağlar.
Karotenoid formları antioksidan olarak çalışır ve böylece kandaki serbest radikallere karşı savaşarak kanser türlerine koruyucu etki gösterebilir.
Göz sağlığı için de önemlidir. Gözlerinizin karanlığa alışmasında yardımcıdır.
Enfeksiyonlara karşı koruyucu etki gösterir.

Balık, yumurta, kırmızı etler, süt ve yoğurt, havuç, kayısı, kavun, şeftali, ıspanak, brokoli, roka, maydanoz, dereotu, tere A vitamini ve  A vitamininin öncü maddesi olan beta karotenin en iyi kaynaklarıdır.

D Vitamini
Yeterli miktarlarda alınmadığı zaman kemik dokusunda bir takım kayıplar oluşabileceği için osteoporoza yatkınlığınızı arttırır.
Kalsiyum ve fosforun vücutta emilimini arttırıcı etki gösterir. Böylece kemik ve diş sağlığının devamlılığını sağlar.
Vücutta depo edilebilme özelliği olduğundan dolayı çok fazla miktarda alındığında toksik etki yaratabilir. D vitaminin toksik etkisi besinle veya güneşle aldığınızda değil, vitamin takviyesi olarak dışarıdan aldığınızda olur.

Yağlı balıklar, yumurta sarısı, peynir ve sütte bolca bulunur.

E Vitamini
İyi bir antioksidan kaynağıdır.
Kalp hastalıkları, kanser ve katarakta karşı koruyucu etki gösterir.
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
A vitaminin emilmesine yardımcı olur.
Yaşlıların, aşırı alkol tüketenlerin ve hipertroidi olanların daha fazla E vitamini gereksinmesi vardır.
Bitkisel yağlar, ay çekirdeği, yer fıstığı, yeşil yapraklı sebzeler ve kepeği ayrılmamış un E vitamini içermeleri nedeniyle önemlidirler.

K Vitamini
K vitamini bağırsaklarımızda da üretilebilir.
En önemli görevi kanın pıhtılaşmasını sağlayabilmektir.
Emilim bozukluğu, çok düşük kalorili diyetlerde, uzun süreli antibiyotik kullanımlarında gereksinim artmaktadır.

Özellikle yeşil yapraklı sebzeler başta olmak üzere sebzelerde, meyvelerde, yağlı tohumlarda (ceviz, badem, fındık) yumurtada, etlerde, süt ve türevlerinde yeterli miktarda K vitamini vardır.

Suda eriyen vitaminler

B1 Vitamini (Tiamin)
B1 vitamini ısıya çok duyarlı olduğu için pişirme sıcaklığına dikkat etmek gerekir.
B1vitamini şekerin enerjiye dönüşümünde etkilidir.
İskelet kasının korunmasında da önemli rolü vardır.
Et, makarna, ekmek, pilav, kuru baklagiller, tam tahıllar, ay çekirdeği iyi kaynaklarıdır.

B2 Vitamini
Işığa çok duyarlı bir vitamindir. Bu nedenle kaynağı olan besinler ışık geçirmeyen karton kutularda (tetrapak)muhafaza edilmelidir.
Büyüme, doku yenilenmesi ve enerji metabolizmasında görevlidir.
Sürekli egzersiz yapanlar, aşırı alkol kullananlar ve çok düşük kalorili beslenenlerde gereksinim artmaktadır.

Balık, yoğurt, süt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer ve zenginleştirilmiş tahıllarda bolca bulunur.

Niasin
Gıda hazırlama esnasında oldukça az kayba uğradıkları için en dayanıklı vitaminlerdendir.
Protein ve yağın yapımı ve kullanımı için gereklidir.
Sinir ve sindirim sisteminin sağlıklı olması için ihtiyaç duyulan bir vitamindir.
Kan kolesterolünü düşürmede etkisi vardır. 

Tavuk, hindi, balık, mantar, buğday kepeği, yer fıstığı, ay çekirdeği, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve patates bilinen en iyi kaynaklarıdır.

B6 Vitamini (Piridoksin)
Besinlerin işlenme ve hazırlanma aşamalarında kayba uğramaktadırlar.
Güçlü bağışıklık sistemi, kanda akyuvar yapımı için gereklidir.
Vücudumuzda insülinin üretilmesinde yardımcıdır.
Enfeksiyonlara karşı savaşan madde üretimi içinde önemlidir.

Muz, patates, nohut, balık, tavuk, kavun, ıspanak, brokoli, kırmızı et, domates, bira mayası, ay çekirdeği ve yer fıstığı önemli kaynaklarıdır.

B12 Vitamini
Bu vitaminin emilimi için mide asidi gerekir.
DNA oluşumu, kan yapımı, folik asidin metabolizmasında kullanılır.
Kalp, kanser ve sinir hastalıklarından korunmak içinde gerekli bir vitamindir.
Vejetaryenlerin, alkol kullananların ve mide asidi düşük olanların gereksinimi daha fazladır.
Sadece tüm hayvansal gıdalar B12 vitamini içerir.

Folik Asit (Folat)
Vücutta oluşan tüm biyolojik olaylarda görevlidir.
DNA ve alyuvar oluşumu, hücre büyüme ve yenilenmesi için alınması gerekmektedir.
Gebelik öncesi ve gebelik döneminde bebek ve anne sağlığı için elzemdir.

Yeşil yapraklı sebzeler, sakatatlar, kavun, portakal ve suyu, enginar, brokoli, pancar, bamya, maya, kuru baklagiller çok iyi kaynaklardır.

Biotin
Hücrelerinizde enerji üretimine yardımcıdır.
Besinlerle alınan yağ, karbonhidrat ve proteinlerin vücutta metabolize edilmesi içinde gereklidirler.
Yetersizliği ile pek karşılaşılmaz, çünkü bağırsaklarımızda da bir miktar yapımı mümkündür.
Uzun süreli antibiyotik alanlarda ve bağırsaklarının bir kısmı alınmış kişilerde gereksinim artmaktadır.

Yumurta sarısı, karnabahar, peynir ve yerfıstığı biotin kaynaklarındandır.

Pantotenik Asit
Her yerde bulunan anlamına gelen pantotenik asit tüm besinlerimizde bulunur.
Besinler ile aldığımız protein, karbonhidrat ve yağın vücutta metabolize edilerek, enerji üretimine yardımcı olur.

C Vitamini (Askorbik Asit)
Genelde vitamin deyince ilk aklımıza gelen vitamin C vitaminidir.
En duyarlı vitamindir. Bu nedenle uzun süre bekletme, ışık, ısı gibi her türlü dış etmenle kayba uğrar.
Yaraların kapanması, amino asit metabolizması, demir, kalsiyum ve folik asidin vücutta kullanımının sağlanması için gereklidir.
Bağışıklık sisteminin güçlü olmasına da yardımcı olur.
Antioksidan özelliği ile kalp hastalıklarını ve kanseri önleyici görev alırlar.

Bitkisel kaynaklı bir vitamindir. Kuşburnu, kivi, turunçgiller, çilek, brokoli, kırmızı ve yeşil biberler, kavun, yeşil yapraklı sebzeler, domates, karnabahar ve patates en iyi kaynaklardır.

 



 





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 15 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat