http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Tembel Troid Sizi Şişman Yapar Yazdır E-posta

ImageKilo vermekte zorluk, depresif belirtiler, halsizlik yorgunluk hipotroid yüzünden olabilir, diyet yaparken sağlık muayenesinden geçmek önemlidir. Tiroid bezi metabolizma üzerinde çok etkili olmakla birlikte, kelebek şeklinde,  boynun ön kısmında bulunan bir salgı bezidir.

Tiroid bezinde büyüme halk arasında guatr olarak bilinir. Troid bezinden gereğinden fazla hormon salınırsa buna hipertroid, troid bezi yetersiz çalışırsa o zaman buna hipotroid denilir. Hipotroidizm yani troid bezinin yetersiz çalışmasına çok sık rastlanılır. Yaş ilerledikçe hastalık görülme sıklığı artar, kadınlarda daha fazla görülür. Anneden kıza geçiş büyük olasılıktır, hamilelik dönemi ve sonrası da kritik dönemdir. Tiroid bezinin normal çalışıp çalışmadığınız anlamak için genelde 3 hormona bakılır.

Troid bezindeki bozukluk psikolojik durum ve vücut ağrılığı üzerinde çok etkilidir. Tiroid bezinden salgılanan T4 ve T3 hormonları, metabolizmayı düzenler, bazal metabolizma hızının denetiminde, fiziksel ve mental gelişimde, sinir ve kas fonksiyonlarında ve dolaşımda yer alırlar. Diğer önemli hormon ise TSH dır. Bu hormon beynimizde bulunan hipofizden salgılanan, görevi tiroid bezini “çalışmaya, üretmeye ve büyümeye” teşvik etmek olan bir hormondur. Tiroid bezi yetersiz hormon salgıladığında hipotiroidizm (tiroid hormon yetmezliği) hastalığında TSH yükselir; tiroid bezinin aşırı çalışıp gereğinden fazla hormon ürettiği hipertroidizm hastalığında bu hormonumuz normalin çok altına düşer.
Az veya çok çalışması durumunda bazı tiroid hastalıkları oluşmaktadır.

Hipotroid Tiroit hormonlarının kanda çok az bulunması ve işlevlerini tam olarak yerine getirememesi durumunda ortaya çıkan hastalığa hipotiroidi adı verilmektedir. Hipotroid metabolizma üzerinde birçok olumsuz etki göstermektedir. Metabolizma yavaşladığı için bireylerde kilo artışı söz konusu olmaktadır.
Kilo artışı ise bireylerde stres, obezite, kalp damar hastalıkları ve sonunda bozulmuş glikoz toleransına neden olmaktadır.  Bütün bu metabolik hastalıkların önüne geçebilmek ve tiroide bağlı kilo problemleri olan bireylerin yavaşlayan metabolizmalarını hızlandırmak için mutlaka özel diyet programları düzenlenmeli,  öğün atlanmadan azar azar ve sık sık beslenmeleri sağlanmalı ve egzersiz uygulamaları programa ilave edilmelidir.

Hipotiroidi, her yaşta gelişebilir ancak risk yaş ilerledikçe artar ve 60 yaşından sonra yüzde 2-4 oranında hipotiroidi görülür.

Hipotroid; kabızlık, soğuğa tahammülsüzlük, kolay yorulma, kansızlık, ödem, kas güçsüzlüğü, ani kilo alımı gibi belirtiler gösterebilmektedir. Aynı zamanda uyku hali, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza problemleri de yaşanabilmektedir. Deri kurur ve saçlarda incelmeler görülür. Tırnaklar geç uzar ve kırılganlığı artar.
Üreme çağında olan kadınlarda en sık görülen belirti ise adet düzensizliği şeklindedir.

Hipertroid Tiroit bezinin fazla çalışmasına bağlı olarak tiroit hormonlarının fazla miktarda salgılanması sonucu ortaya çıkan hastalığa hipertiroidi adı verilmektedir. Metabolizma hızının artmasına bağlı olarak bireylerde kilo kaybı ve halsizlik söz konusu olmaktadır. Bu durumda kalori alımı arttırılmalıdır. Aşırı terleme nedeniyle yaşanan sıvı kaybının yerine konması için su tüketimi arttırılmalıdır. Medikal tedavi kadar beslenme tedavisi de büyük önem taşımaktadır. Hipertroid; ellerde, avuç içlerinde terleme,  sıcağa tahammülsüzlük, aşırı sinirlilik hali, gerginlik, kalp çarpıntısı, ishal, aşırı terleme, kilo kaybı, kaslarda güçsüzlük, göz bulguları (göz bebeklerinin dışarı doğru çıkması) gibi belirtiler göstermektedir.




Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Yazar Hakkında:
Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu  1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 21 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat