http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Yapışmış İnatçı Kilolar Yazdır E-posta

ImageKilolar üzerinize yapışmış gibi mi? Ne yaparsanız yapın bir türlü kilo kaybedemiyor musunuz? İşte bazı bireyler için kilo vermenin daha zor olmasının nedenleri…

Fazla olan bir kaç kiloyu verebilmek için, diğer kişilere göre daha çok zorlandığınızı, daha çok emek harcadığınızı hiç hissettiniz mi? Bu konu üzerine yapılan bir çok araştırma, genetik ve fizyolojik farklılıklar sebebiyle daha şanslı olan bir azınlık grubunun varlığını kanıtlamaktadır. Ki bu kişiler için kilo vermek oldukça kolay olmasına rağmen, kilo almak da bir o kadar zordur.


Kilo vermekte zorlanan en büyük grubu  "kadın"lar oluşturmakta. Erkekler bu konuda daha şanslı. Bundan 100 yıl kadar önce, kadınların yağ miktarının fazla olması tercih ediliyor, bu durumun kıtlık ve hastalık sırasında işe yarayacağı, hamilelik ve emzirme sırasında bebeğini iyi besleyebilmek için gerekli olduğu düşünülüyordu. Ancak günümüzde yapılan bir çok araştırma, kiloya odaklanmak yerine sağlıklı yağ oranına ulaşmanın daha doğru olduğunu ortaya koymaktadır.

Egzersizin günlük hayatın bir parçası olduğu ve kalorili yemeklerin sıklıkla tüketilmediği ortamlarda, bireylerin kilo alma eğilimini belirleyen genetik farklılıklar daha az fark edilmektedir.
Bireylerin, fazla kilolu veya obez olma durumunu, genetik ve çevresel faktörler etkiler. Bu durumda "obezojenik"  (şişmanlığa neden olan ve şişmanlatan) çevre oluşur. Bu çevre insanları harcadıklarından daha fazla kalori yiyip içmeye iter ve obez olmalarına neden olur.

Kilo Vermekte Zorlanmanın Nedenleri
  • Metabolizma Hızınız Düşük İse

Eğer düşük metabolik hıza sahipseniz, aynı vücut ölçülerinizde ancak metabolik hızı daha yüksek olan birine göre vücudunuz daha az kalori harcar. Metabolik hızdaki bu farklılıklar nedeniyle kilo vermekte biraz zorlanmanız ve daha fazla çaba sarf etmeniz de normaldir.

  • Kadın veya Erkek Olma Farkı

İşte, erkeklerin kadınlara oranla daha kolay kilo vermesinin bir kaç nedeni;
Erkeklerin kas kütleleri kadınlara oranla fazla ve kadınların vücutlarında bulunan yağ yüzdeleri ise erkeklere oranla daha yüksektir. Kas dokusunun fazlalığı, daha fazla kalori yakımını sağlamaktadır. Böylece erkeklerin daha kolay kilo vermesi aslında süpriz değil…

Ayrıca, yağlar kadınlarda genellikle kalça, bacaklar ve popo bölgesinde, erkeklerde ise karın bölgesinde daha fazla birikir. Karın bölgesinde bulunan ekstra yağları vermek bacak ve kalça bölgesinde bulunan yağları vermekten daha kolaydır ve erkekler kadınlarla aynı egzersizi yapmalarına rağmen daha fazla kalori yakmaktadırlar. Örneğin; koşu bandında 1 saat koşan bir kadın 500 kalori yakarken, erkek 700 kalori yakmaktadır.

Bu adaletsizlik size az geldiyse birde şunu ekleyim; erkeklerin, yiyeceklerle karşılaştıklarında açlıklarını bastırmakta kadınlara göre daha başarılı olduğu kanıtlanmıştır.

23 sağlıklı, obez olmayan birey 17 saat aç bırakılmış ve araştırmacılar açlığa karşı verilen beyinsel tepkileri ölçmüştür.  Uygulanan bu tekniğin (aç bırakma) yemek için duyulan arzuyu sadece erkeklerde önemli ölçüde azalttığını bulmuşlardır. Erkeklerde sonradan beyin taramaları yapılmış ve yemekle ilgili bölgelerin daha az aktive olduğu görülmüştür.

  • Açlık, Doyma ve Stresi Diğerlerine Göre Daha Farklı mı Yaşıyorsunuz

Kişilerin açlık ve stresle başa çıkma deneyimleri, fazla kilolu olan ve olmayanlar arasında değişiklik göstermektedir.

Mide, beyin ve yağ hücreleri tarafından üretilen birçok hormon ve peptidlerdeki (açlık ve tokluğu düzenleyen) bireysel genetik farklılıklar, obeziteye yatkınlık ve kilo vermede zorlukta, büyük rol oynayabilir.

Araştırmacılar bu konuda neyin rol oynadığı ve bir kişinin ne ve ne kadar yediğinin hormonların nasıl etkilediğini anlayabilmek için çalışmalarını devam ettiriyorlar.

  • Egzersizi Sevmiyor musunuz

Bu durum genler nedeniyle de olabilir.  Deneysel olarak yapılan çalışmalarda gönüllü olarak egzersiz yapma eğilimi %25-%50 arasında genetik kontrole bağlı olduğu bulunmuştur.

"Egzersiz genleri" ve bunların insanlarda nasıl rol oynayabilecekleri üzerine yapılan araştırmalar artarak devam etmektedir.

  • Anneniz, Hamilelik Döneminde Yüksek Yağlı Beslenmiş Olabilir

Yapılan ön çalışmaların sonuçlarına göre; anne adayı obez yada zayıf olsun her iki durumda da sağlıklı ve dengeli bir diyet takip etmek, fetusun ileri dönemdeki kilo ve sağlık durumunu etkilemektedir.

  • Çocukluk Dönemindeki Ölçüsüz Beslenme, Yetişkinlik Döneminde Kilo Alımını Etkiler

Yediklerimiz ne olacağımızı belirler.
Yapılan çalışmalarda gençlik döneminde yüksek proteinli diyet tüketen grup ile yüksek lifli diyet tüketen grup yetişkinlik dönemlerinde karşılaştırıldığında; 1. grubun daha kilolu ve yağ oranlarının daha yüksek olduğu görülmüştür.

Kilo Veremiyorsanız Sağlığa Odaklanın

Eğer bu sebeplerin bir kaç tanesi sizde bulunuyorsa, cesaretinizi kaybetmeyin. Çünkü zaten, önemli olan dengeli beslenmeyi öğrenmektir. Genlerimizi değiştiremeyiz fakat çevresel faktörleri değiştirme şansımız var. İlk önce yeme şeklimizi ve fiziksel aktivitemizi kontrol altına alarak işe başlayabiliriz.

Sağlıklı besinlerden ölçülü tüketmek, aşırı yemeyi engeller ve bunun yanına düzenli egzersizi de ilave etmek (yapabildiğiniz kadar yapmak, hiç yapmamaktan iyidir) genel sağlık için olumlu olacaktır.

Günümüzde bazı bireylerin sağlıklı olmaya ve ölçülü beslenmeye odaklanmak yerine (biraz da dar jeanlere girmek uğruna) kilo vermeye odaklanması üzücüdür. Aslında her birey farklı vücut yapısı ve ölçüsüne sahiptir. Önemli olan, gerektiğinde profesyonel yardım da alarak, bireye özel ölçülerin tespit edilmesi ve kişinin bu ölçüleri korumak için bakış açısını ve alışkanlıklarını değiştirerek yeni bir yaşam tarzı oluşturmasıdır. Özetle, bu kısa bir mesafe koşusu değil, maratondur.  Herkese, keyifli koşular diliyorum.


Dyt. Gamze Şanlı
Yazar Hakkında:
2003 yılında İzmir Özel Fatih Fen Lisesini bitirdikten sonra 2007 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009 güz döneminde Haliç Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 15 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat