http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Diyet Günlüğü Neden Başarılı Oluyor Yazdır E-posta

ImageGünlüklerin ilk en güçlü tarafı, izlenebilirliğidir. Sonraki en güçlü tarafı da, ölçülü beslenmenin farkındalığını artırmasıdır. Hatta günlüğünüzü birisinin takip etmesi ( diyetisyen takibi en doğrusudur)  izlenebilirliği yönünden daha da iyidir. Yazarak hem kendinizi izleyebilirsiniz, hem de yediklerinizin kaydına bakanlar sizin yediklerinizi izleyebilirler.

Günlükler, aynı zamanda geliştirilmesi gereken noktaları da ortaya çıkartır.  Örneğin; akşam yemeğinde aşırı yediğini fark eden biri akşamüzeri küçük bir ara öğün yaparak akşama çok acıkmasını engelleyebilir.

 

 

Günlükler Ne İşe Yarar

Araştırmalar, tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı beslendiklerini gösteriyor. Kalıcı davranış değişikliği yaratmak istiyorsanız, bunun için önce mevcut durumu ölçmek, sorunları tespit etmek ve farkına varıp daha sonra strateji belirleyip küçük ve yavaş adımlarla ilerlemek önemlidir.

“İyi Yaşam Günlüğü”, Kişinin Kendi Koçu Olmasında Yardımcı Olan Bir Ajandadır.

Bu yıl 4. sayısı çıkacak olan bu çalışmamız ile günlük yazarak, beslenme, egzersiz ve duygusal durumunuzu daha rahat kontrol altına alabilirsiniz. Kayıtlarınızı takip etmeniz, yaşamınızla ilgili bilinci ve farkındalığı artırmaya yardımcı olacaktır. Kilo verme ve kilo kontrolündeki, en önemli noktalardan biri ilerlemenin nasıl ölçüleceğini bilmektir. Bu sayede, yanlış bir şeyler yaptığımızda düzeltmek için çaba harcayabilir, ya da yaptıklarımızın doğruluğundan eminsek bunu geliştirmek için uğraşabiliriz.Neyi, ne zaman, nasıl ve niye yediğimizi bilmeden kilo verme girişiminde bulunmak oldukça zorlayıcıdır. Hangi tür aktiviteleri ne zamandan beri yaptığımızı tam bilmeden yaktığınız kalori miktarını da hesaplamamız mümkün olamayacaktır. Bu bilgileri edinmenin en basit yolu ise bir günlük tutmaktır. Her hangi bir konuda kontrol etmede başarı ancak ölçmekle sağlanabilir.

Günlük yazanlar için bazı öneriler:

  • Zamanında , yazmaya çalışın. Ne yediğinizi, içtiğinizi yazmak için, günün sonuna kadar beklemeyin, unutabilirsiniz. Yer yemez, hemen yazmanızı öneririm. Bu nedenle günlüğünüzü daima yanınızda taşımanızda fayda var.
  • Alınan sıvılarda da kalori olduğu için, onları da kaydetmek daha doğru olacaktır.
  • Ayrıntıları gözden kaçırmayın. Örneğin; tükettiğiniz salatadaki mısır, etin sosu gibi.
  • Sadece ne yediğinizi değil, hangi saatte, ne miktarlarda, ne kadar süre içinde yediğinizi not almanız daha doğru değerlendirme yapmanızı sağlayacaktır.
  • Porsiyon miktarına odaklanın. Evde ölçme kapları veya yiyecek terazileri ile pratik yapın. Olması gerekenden fazla yiyecek servisi yapanların farkında olun.
  • Kaydığınız günleri atlamayın. Özellikle, kaydığınız, fazla kaçırdığınız günleri yazın. Hatırlayın: Ölçtüğünüz şeyleri değiştirebilirsiniz.
  • Yaptığınız en küçük fiziksel aktiviteyi bile kaydetmeyi unutmayın. Örneğin; 15 dakika alışveriş merkezinde dolaşmak, 10 dakika merdiven çıkmak gibi.
  • Duygusal yorumlarınızı da eklemek, hangi duygu durumunda daha ölçüsüz yemek yediğinizi anlamayı kolaylaştırır. Örneğin; stresli, mutlu, kızgın veya endişeli gibi...
  • Her günün sonunda günlüğünüzü gözden geçirirseniz, kendinizle yüzleşirsiniz. Günlüğünüzden öğrenerek, kendinize koçluk yapmanız daha kolay olacaktır.
  • Tamamladığınız günlükleri saklamanızda fayda vardır.  Tekrar geri dönüp, ulaştığınız başarıları ya da sorunlarınızı görmenizi sağlayacaktır.

Günlük tutmak bir çok avantajının yanında, çok mütevazı bir kilo kaybında dahi - sizi ideal kilonuza getirmese bile  –  göreceksiniz ki bir çok sağlık avantajı sağlayacaktır.






Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Yazar Hakkında:
Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu  1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 7 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat