http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Migrenle Başa Çıkma Yolları Yazdır E-posta

ImageMigren, biz kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülmekle birlikte, çoğunlukla ataklar halinde gelişip şiddetli baş ağrısına neden olan nörolojik bir hastalıktır. En yaygın olduğu dönem 25-34 yaş aralığıdır, kadınların %15’i, erkeklerin ise %6’sı ataklar yaşamaktadır. Ataklar, değişen uzunluklarda olabilir. Yapılan araştırmalar, yetişkin bireylerin %70’inin zaman zaman da olsa baş ağrısı şikâyeti yaşadığını göstermektedir. Bazı baş ağrıları; tansiyon veya nezle-grip gibi geçici durumlarda ortaya çıkmakla birlikte ciddi- kronikleşmiş migren atakları yaşayan bir kesimde bulunmaktadır.

Diyet faktörleri, hormonsal değişiklikler, duygusal durum, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler, kişisel bazı alışkanlıklar migreni tetikleyen başlıca faktörler arasında sayılabilir.
Bazı besinler, katkı maddeleri ve diyetteki diğer bileşenler, migrene yol açabilir fakat bireyden bireye etkisi değişiklik gösterebilir.

Ne Yediğiniz Önemli!!!

Birçok besin özellikle tiramin içerenler, bireylerde migren ataklarını tetikleyebilir. Magnezyumdan zengin olan besinler ise önleyici etki göstermektedir.

Günlük beslenme düzenimizde fark etmeden tükettiğimiz hangi besinlerin atakları arttırabileceğine göz atalım;

MİGREN ATAKLARINI TETİKLEYEBİLECEK EN YAYGIN BESİNLER

  • Peynir olgunlaşmış peynirler (özellikle çedar, camembert gibi)
  • Alkollü içecekler (bira, şarap, viski, şampanya)
  • Sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, işkembe)
  • Sucuk, salam, sosis, pastırma, jambon gibi şarküteri ürünleri (nitrit-nitrat içerirler)
  • Hazır et ve tavuk suyu tabletleri (monosodyum glutamat -MSG- içerir)
  • Deniz ürünleri (kalamar, karides, midye)
  • Konserve besinler
  • Turunçgiller (portakal, mandalina, greyfurt, limon)
  • Yağlı ve baharatlı yiyecekler
  • Kafeinli içecekler (çay, kahve, asitli içecekler)
  • İncir, kuru üzüm, papaya, avokado, muz ve kırmızı erik
  • Çikolata ve kakao
  • Sardalye, hamsi, ringa balığı
  • Bakla
  • Maya
  • Ekşi krema
  • Fıstık ezmesi
  • Marine veya salamura veya fermente edilmiş besinler
  • Kuru meyve içeren ekmekler
  • Bazı baklagiller özelikle kuru fasulye, mercimek ve soya ürünleri


ÖNERİLER

  • Yapılan son çalışmalar, şişman bayanların (Beden Kitle İndeksi (BKI)) 30’un üzerinde olan), BKI’leri düşük olanlara göre baş ağrısı çekme oranı %35 daha yüksektir. Aşırı şişman olarak sınıflananlarda ise bu risk %80’e kadar çıkmaktadır. Bu nedenle kadın-erkek fark etmez, tüm bireylerin sağlıklı olan kilolarda bulunmaları önem taşımaktadır.

  • Hayatta kesin ve katı kurallarla sahip olmak, çekingenlik ve obsesiflik, baş ağrısını tetikleyenler arasındadır. Bu durumlarda kendinize sakinleşmek için zaman tanımalısınız. Meditasyon yöntemlerini deneyebilirsiniz. Yoğun ışık, yüksek sesten uzak durup, loş ışık ve hafif müzik ile dinlenmeyi deneyebilirsiniz.

  • Biliyoruz oldukça meşgulsünüz!!! Ancak öğün atlamak baş ağrınızı tetikleyecektir. Açlık ve kan şekerinin düşüş gösterdiği durumlarda baş ağrısı artar. Bu nedenle özellikle öğünler atlamamaya özen gösterilmelidir. Yeterli olacak şekilde sıvı alımı da gereklidir.

  • Aktif olmak, günde 20-30 dakikalık cardio tarzı egzersiz yapmak, baş ağrılarının kontrolünde önem taşır. Her sabah 10- 15 dakika rahatlama egzersizleri yapmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

  • Uyku saatlerinizin düzenli olmasına özen göstermelisiniz. Gece geç saatlere kadar uyanık kalmamaya özen gösterin. Sürekli olarak tv veya bilgisayara bakmak da baş ağrılarını arttırmaktadır.

  • Kafein, baş ağrılarında iki türlü etki gösterebilmektedir. Birincisi tetikleyici olarak (aşırı tüketimi) diğeri ise (ılımlı tüketimi) ağrı azaltıcı olarak etki gösterebilir. Uzmanlar, ağrıyı hissetmeye başladığınızda, 1 fincan koyu kahve içip, karanlık ve sessiz bir odada uzanmanın, -kronik migreniniz yoksa- yaklaşık bir saat içinde ağrıyı hafifleyeceğini ya da tamamen geçeceğini belirtmektedirler.

  • Doğanın armağanları olarak karşımıza çıkan ısırgan otu, ıhlamur, melisa ve gümüş düğme (feverfew) çayı da rahatlamaya ve baş ağrılarını gidermeye yardımcı olabilmektedir.

 


Dyt. Gamze Şanlı
Yazar Hakkında:
2003 yılında İzmir Özel Fatih Fen Lisesini bitirdikten sonra 2007 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009 güz döneminde Haliç Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 16 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat