http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2 Yazdır E-posta

ImageZamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.

  • Daha fazla su içmek için harekete geçin
Su, bütün canlılar için gereklidir.
Hücrelerimize besin ve oksijen taşınmasını sağlar. Vücuda zararlı maddelerin (toksik öğeler) böbreklerden dışarı atılmasını sağlar. Böylece vücudu temizler, canlılık verir ve besler. Kan basıncının kontrol edilmesinde görevlidir. Vücut ısısını ayarlamada yardımcıdır, egzersiz ve sıcak havalarda terleme yolu ile vücut ısısının sabitlenmesini sağlar. Ayrıca suyun içerisinde bulunan minerallerin, cilt ve deri sağlığı açısında büyük önemi bulunmaktadır.

Kısaca, su insan vücudunda ve yeryüzünde her yerde bulunan çok önemli bir maddedir ve yaşamak için en az oksijen kadar gereklidir. Yetişkin bir bireyin vücut ağırlığının ortalama olarak % 55- 75’i (38- 46 L) sudur. Bu yüzdeler kişiye, vücut bileşimine, yaşa, cinsiyete ve diğer faktörlere bağlı olarak değişirse de, tüm vücut dokuları belli miktarlarda su içerir.
  • Kan % 83
  • Kas % 73
  • Vücut yağı % 25
  • Kemikler % 22

Günlük sıvı ihtiyacımız ne kadardır?

Su ihtiyacı vücudun kullandığı enerji miktarına bağlı olarak değişebilir. Yetişkinlerde enerji harcamasının kalorisi başına 1- 1,5 mL su gereklidir. Buna göre yetişkin bireylerin günlük ortalama 1,5- 2 L su alması yeterli olur.  Bu miktar kolay bir şekilde şu şekilde de hesaplanabilir. Vücutta her bir kalorinin metabolize olabilmesi için 1 mL suya ihtiyaç vardır. Sizin enerji harcamanız 1400 kalori ise ortalama 1, 4 litre su almanız gerekmektedir. Kısaca 1 kalori için 1 mL su gerekir.
  • Öğün sayısını arttırıp, tükettiğiniz miktarları azaltın
Diyete başlayan çoğu birey, kalori kısıtlaması yaptığı inancı ile kahvaltı etmez ve çok hafif bir yemekle öğleni geçiştirirken, aslında kendilerini akşamüstü ne bulurlarsa atıştırmaya ve arkasında fazla yenen bir akşam yemeğine, sonrasında da gece yarısı atıştırmalarına hazırlıyorlar. Sonuç; ise istenilenin tam aksi oluyor. Günün sonunda alınan kalorilerin toplamı, düşük değil yüksek oluyor. Tartı da, sizin kilo aldığınızın kötü haberini veriyor!

Vücudunuzu yiyeceklerden mahrum bırakırsanız, metabolizmanız yavaşlar. Yavaş bir metabolizma, kilo kaybetmeyi zorlaştırır, almayı ise kolaylaştırır.

Besin örüntüsü ve kalori yönünden tutarlı olmayan bir diyet programı, aynı zamanda bizim hiç arzu etmediğimiz hızlı kas kaybına yol açar. Burada vermek istediğim iyi haber ise; vücudunuzu size karşı değil, sizin için çalıştırabilirsiniz. Kural, gün içinde üç saatten daha uzun bir süre aç kalmamanız.
  • Yağ alım miktarını dengeleyin
Günlük beslenmede tüketilen yağın yüksek olması, kilo alımına neden olur. O nedenle, tüketilen yağın kontrol edilmesi önemlidir. İçeriğinde %30’dan fazla yağ içeren yiyeceklerden kaçının.

Yağ, bize yüksek enerji sağlayan bir yakıttır. 1 gramı vücudumuza 9 kalori olarak geri döner. Ancak belirli yağ asitleri, sağlık için gereklidir. Yağ, aynı zamanda vücut ısısını dengelemeye yardım eder. Doymuş yağlar, yağlı et, tereyağı, tam yağlı süt ürünlerde bulunur. Bu tür yağlar kolesterol seviyesini yükseltir, kalp rahatsızlıkları riskini artırır.
  • Tuz ve şeker tüketimini azaltın
Tuz ve şeker tüketimini kontrol ederek, hipertansiyon ve Tip 2 diyabet riskini azaltabilirsiniz. Zamanla azalan tat alma duygusu nedeniyle, dikkatli olunmalıdır. Birçok yiyecekte zaten yeteri kadar tuz bulunmaktadır. O nedenle, biraz daha lezzet katmak istediğiniz yiyeceklere baharat ilave etmeyi deneyin. Kimyon, sumak, kırmızıbiber, nane, kekik vs. lezzetli ve sağlıklı seçimlerdir.

Sıra aldığımız şeker miktarına gelince, tüm karbonhidrat içeriğinde %10’dan az şeker olan ürünleri seçmeye özen gösterin. Kek, pasta, dondurma, kurabiye gibi yiyeceklerden kaçınmak önemlidir. Ayrıca, yağsız veya düşük yağlı yiyeceklerin tüketimini de kısıtlayın. Bunun sizi şaşırtabileceğini düşünerek açıklayım: Sizce yağsız yiyecekleri bu kadar lezzetli kılan ne? Genelde “şeker” ve şekerde de bol bol kalori var!
  • Porsiyon ölçülerinizi kontrol edin
Eğer diyetiniz, bir günde harcadığınızdan daha fazla kalori içeriyorsa, kalorinin kaynağı ne olursa olsun kilo alırsınız. Bu nedenle porsiyon kontrolü sağlamak önemlidir. Büyük ve geniş tabaklar yerine, küçük tabaklar kullanmayı deneyin. Böylece küçük tabağın içine koyacağınız yemek büyük ve göz doyurucu olacaktır.

Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Yazar Hakkında:
Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu  1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 13 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat