http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Karaciğer Sağlığı ve Enginar Yazdır E-posta

ImageKaraciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.

Ana prensip düşük yağlı bir beslenme tarzını benimsemek olmalıdır.

 

  • Alkolden uzak durulmalıdır. Kadınların 1, erkeklerin ise 2 kadehten fazla alkol tüketmeleri başta karaciğer fonksiyonları olmak üzere birçok yaşamsal fonksiyonumuza zarar vermektedir.

  • Karaciğerin yükünü azaltmak için DOĞAL BESİNLER tercih edilmelidir.

  • Hayvansal yağlardan uzak durulmalıdır.(tereyağı, içyağı gibi)

  • Sebze ve meyve gibi lifli besinlerin tüketimi arttırılmalıdır.

  • Şarküteri ürünlerinden (sosis, salam, sucuk gibi) ve sakatatlardan uzak durulmalıdır.

  • Yağlı etler ve kıyma, tavuk derisi, yumurta gibi yağlı besinlerin tüketimi azaltılmalıdır.

  • Kuruyemişler ılımlı tüketilmelidir.

  • Şeker vücutta yağa dönüştürüldüğü için karbonhidrat ve şeker tüketimi mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır.

  • Enginar, bal tüketmek karaciğer için çok faydalıdır. (Bal, diyabet hastalığı varsa yenmemelidir).

  • Egzersiz, hayatın bir parçası haline gelmelidir.


Enginar Karaciğer Sağlığını Koruyor

Enginarın sağlığımıza, özelikle karaciğerimize yarattığı faydalar artık birçok kişi tarafından biliniyor. Enginar besin öğeleri içeriği bakımından çok zengin bir sebzedir. Özellikle bu dönemde taze olarak ulaşabildiğimiz enginarı, haşlayıp salatalara ekleyerek ya da zeytinyağlı olarak ya da pirinç-bulgur karışımı ile içini doldurup dolma haline getirerek yapraklarından da faydalanabilirsiniz.

Yüksek miktarda potasyum, kalsiyum ve manganeze ek olarak A vitamini, B1 vitamini ve C vitaminleri içerir. Enginarın en büyük özelliği karaciğeri temizlemesinin yanı sıra safranın kolay akışını sağlamasıdır.

  • İçeriğindeki birçok vitamin ve minerallere ek olarak Enginarda bulunan “Ciarin” adlı madde karaciğer, safra kesesi, böbrekler ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım eder. Bedeni ve ruhsal bitkinliği giderir.

  • Safra salgılanmasının artışına etki ederek hazımsızlık ve diğer sindirim şikâyetlerinin azaltılmasına yardımcı olabilir.

  • Enginar, böbreklerdeki üre konsantrasyonunu artırarak diüretik etki oluşumuna yardımcı olabilir.

  • Kolesterol üzerinde de etkili olan enginar, kandaki kolesterol seviyesinin ayarlanmasına yardımcı olabilir.


Enginarın Besin İçeriğine Yakın Bakış;

*** 1 adet orta boy çiğ enginar (yaklaşık 130 gr.) ortalama 60 kalori içerir.

  • Doymuş yağ oranı çok düşüktür.

  • Kolesterol içermez.

  • Posa içeriği yüksektir.

  • Demir içeriği yüksektir.

  • Fosfor ve niasini yüksek miktarda içerir.

  • B6 vitamini içinde iyi bir kaynaktır.


İPUCU: Lezzetli enginar tüketmek istiyorsanız küçük boylarını tercih etmenizi öneririm. Çünkü enginarın boyutu büyüdükçe kılçıklı yapısı artar ve lezzeti olumsuz yönde etkileyebilir.


Uzm. Dyt. Dilara Koçak
Yazar Hakkında:
Dilara Koçak 1994 yılında Hacettepe Ün. Beslenme ve Diyetetik Bölümünden mezun oldu  1996 yılında aynı üniversite de yüksek lisans eğitimini de tamamlayarak Uzman Diyetisyen ünvanını aldı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 9 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat