http://www.dilarakocak.com.tr http://www.dilarakocak.com.tr
Gelin, Tariflerimizi Yenileyelim Yazdır E-posta

ImageHiçbir tarif değişmez değildir, hatta annelerimizin çok özel tarifleri bile…
Beslenme ve sağlık, değişiklik yaratmak için önemli faktörlerdir. Kaloriyi, yağı veya şekeri azaltmaya hazır olun. Sizde, mutfağınızda kendi tariflerinizi geliştirebilirsiniz
.

1. Malzemelerle Oynayalım
Tarifleri değiştirmenin tek bir yolu yoktur. Bir veya birden fazla malzemede değişiklik yaparak yepyeni bir tarif yaratmanız mümkün. İsterseniz bir malzemeyi tamamen çıkarabilir, isterseniz yeni bir şey ekleyebilir ya da bir malzemeyi diğerinin yerine kullanabilirsiniz. Ki birçoğumuz, hazırlayacağımız yemek için istediğimiz malzemeyi evde bulamadığında, tarifte ufak değişiklikler yapabiliyoruz.
  • Değişiklik yapmak istiyorsanız ilk önce malzeme listesine göz atalım.
  • Azaltabileceklerimizi saptayalım. Örneğin; fırınlayarak hazırladığımız birçok yiyecekteki şeker ve yağ oranını azaltabilir ve iyi sonuçlar alabiliriz.
  • Malzemeleri neden kullandığımızı düşünün. Hangi malzemeler azaltılabilir, çıkarılabilir ya da değiştirilebilir karar verin. Örneğin; yağlı kıyma yerine yağsız kıyma, ekşi krema yerine yarım yağlı yoğurt, tuz yerine bol baharat veya bitkiler kullanılabilir.


2. Yemek Pişirme Şeklini Değiştirelim
Pişirme tekniklerinde yapılan ufak değişiklikler sağlığa artı değer katar. Örneğin; haşlanmış et/tavuk üzerinde biriken yağın alınması, posa açısından zengin olduğu için sebzelerin ve meyvelerin kabuklarının soyulmaması, yemek pişirme suyuna tuz eklenmemesi, dondurulmuş patateslerin kızartılmak yerine fırınlanması, kompostolara şeker eklenmeden pişirilmesi, köftelerin yağda kızartılmak yerine yağsız teflon tavada pişirilmesi gibi.

3. Malzemelerin Miktarlarını Azaltalım
Tarifiniz, yüksek miktarda yağ ve şeker içeriyorsa, kalori açısından kar etmek için miktarları birazcık azaltmakta bir sakınca yoktur. Geçmişten gelen belli bir damak tadına sahip olduğumuz için genelde yağ ve şeker oranını azaltmak istemeyiz ancak yapılacak değişiklikler “Sağlıklı Yemekler” yaratmanızı sağlayacaktır.

Yağ Miktarını Düzenlemek

Günümüzde çoğu birey vücuduna, ihtiyacının çok üzerinde yağ almaktadır. Maalesef kalp-damar hastalığı, kanser, obezite gibi sağlık sorunları da fazla yağ tüketimi ile ilgilidir. Bu nedenle sağlıklı bireylerin günlük diyetlerindeki yağ oranının, toplam kalorinin %25-30’u olması önerilir.
Siz de, hazırladığınız yemeklerin yağ, doymuş yağ ve kolesterol içeriklerini düzenlemek istiyorsanız, ipuçlarına göz atın.

  • Besinleri kızartmak yerine ızgara, buğulama, haşlama veya fırında pişirme yöntemlerini kullanabilirsiniz.
  • Et üzerindeki görünür yağları ayırın, kümes hayvanlarının derisini kullanmayın.
  • Yüksek yağ içeren malzemeleri azaltabilirsiniz. Örneğin; yemeklerin üzerine rendelenen tam yağlı peynirin, tostun veya diğer yiyeceklerin üzerine sürülen yağın azaltılması gibi.
  • Yemek hazırladığınız tavaya göz kararı yağ ekliyorsanız, kaşıkla ölçmeyi deneyin. Minimum miktarda yağ kullanmak ve yağın tavaya eşit dağılması sağlamak istiyorsanız; tavayı hafifçe yağlayıp fazlalığı kağıt havluyla silebilirsiniz ya da yağ püskürtme şişelerinden faydalanabilirsiniz.
  • Fırında pişireceğiniz tavuğun daha iyi kızarmasını sağlamak için kullandığınız yağ yerine, az yağlı yoğurt kullanabilirsiniz.
  • Yemeklerinizde kullanacağınız hazır karışımlara malzeme eklerken daha az yağlı seçenekleri tercih edebilirsiniz. Örneğin; yağlı kıyma yerine yağsız, tam yağlı süt/yoğurt/peynir yerine az yağlı seçimler eklemek gibi.
  • Etleri pişirmeden önce marine etmek için yağsız salata soslarını kullanabilirsiniz. Ya da kendiniz az yağlı sos yaratmak için; limon ya da portakal suyu, yağı alınmış et suyu, şarap, domates suyu, az yağlı yoğurt ile baharatlar kullanılabilirsiniz.
  • Kekler, bisküviler, puding ve diğer tariflerde 1 tam yumurta yerine 2 yumurta beyazını kullanılabilirsiniz.
  • Keklere ekleyeceğiniz 30 gr çikolata yerine, 3 yemek kaşığı kakao ile 1 tatlı kaşığı sıvı yağ çikolata tadını sağlayacaktır.
  • Makarnanın suyuna yağ eklemeyin. Yapışmasını engellemek için hemen hazırlamış olduğunuz yağ oranı düşük domates ya da sebze sosunu ekleyip, karıştırın.

Şeker Miktarını Düzenlemek

Yiyecekleri hazırlarken eklediğiniz diğer malzemeler gibi şekeri de orta düzeyde kullanmak sağlıklı beslenmenin önemli bir parçasıdır.

  • Kek, kurabiye ve diğer unlu besinlerdeki şekeri yarı yarıya azaltabilirsiniz. Vanilya, tarçın, yenibahar gibi aromalar ekleyip tatlı tadını arttırabilirsiniz. Özelikle bu besinleri ısıttığınızda şeker tadı artar.
  • Meyve pürelerini tatlandırıcı olarak kullanabilirsiniz. Çok yoğun gelirse biraz da meyve suyu eklemeyi deneyin.
  • Tatlı olarak şeker eklemeden fırında pişmiş elma ya da armudu deneyebilirsiniz. Tatlandırıcı kullanarak kaloriyi azaltabilirsiniz.
  • Kek ve kurabiyelerinizde kuru meyveleri deneyebilirsiniz. Şeker içerikleri daha yüksek olduğu için tatlı tadını yoğun olarak verirler.
  • Şeker yerine pekmez veya balı da kullanmayı deneyebilirsiniz. Böylece daha besleyici bir tarif yaratmış olursunuz.




Dyt. Gamze Şanlı
Yazar Hakkında:
2003 yılında İzmir Özel Fatih Fen Lisesini bitirdikten sonra 2007 yılında Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009 güz döneminde Haliç Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde yüksek lisans eğitimine başladı.
Devamı >>


 
< Önceki   Sonraki >





Dilara Koçak öneriyor

Erkekler İçin Ne Kadar Vitamin- Mineral?

maneating.jpgGünümüzde, kadınlar kadar erkeklerde vücutlarına yatırım yapmaya ve beslenmelerine oldukça önem göstermeye başladı. Ancak yine de birçok erkek, vücudu için anahtar niteliğindeki vitamin ve minerallerin eksikliğini yaşıyor. Çalışmalarda erkeklerin %77’sinin yeterli magnezyum almadığını, D vitamini ve B12 vitamini eksikliği yaşadığını göstermekte. Tabii potasyum ve iyodu da unutmamak gerek. Şimdi bakalım sizin beslenmeniz aşağıda önerildiği gibi yeterli vitamin-mineral içeriyor mu?

 
Ramazan Gelir, Hoş Gelir

En önemli öğün SAHUR’dur
Günlük hayatımızda az ve sık yeme prensibinin önemini artık birçoğumuz biliyoruz, ramazanda da bu tutumu sürdürmeliyiz. Bunun için öğün sayısı arttırılmalı ve mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahurda, reflü problemi olanlar gazlı ve kafein içeriği yüksek içecekleri tüketmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem taşır. Çok tuzlu ve baharatlı yemekler tüketmek de susamayı tetikleyecektir.
Ramazan ayında bireylerin beslenme alışkanlıklarında bazı değişiklikler yaşanması normal, öğün düzeni ve saati ile tüketilen miktarlardaki artış, en önemli değişiklik oluyor ancak her dönemde olduğu gibi bu dönemde de yeterli ve dengeli beslenilmelidir. “Oruç”, hem bedenimizi hem ruhumuzu temizlemek için her yılın otuz günü bize sunulmuş bir fırsattır. Bu fırsatı sağlığınızı bozmadan değerlendirmek için özen göstermek gerekir. Tabı bu dini vecibenin sağlıklı bireyler için olduğunu unutmamak lazım, kronik hastalığı olup, sürekli ilaç kullanması gerekenler özellikle şeker hastaları mutlaka hekim izni ile oruç tutmaya başlamalıdır.

 
Yaz Kâbusunuz Olmasın

Özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biri de ishal ya da diğer adıyla “diare”dir. Daha çok gelişmekte olan ülkelerde yeterli hijyen koşulları sağlanamaması nedeniyle, mikrobik ishallere özellikle yaz aylarında daha sık rastlanmaktadır.  Ve eğer özen göstermezsek, bir tatilimizi “yaz kâbusu” haline getirebilir.

 
Karaciğer Sağlığı ve Enginar

Karaciğer vücudun en ağır ve en büyük organıdır. Yerine getirdiği görevler nedeniyle de vücudumuzda çok önemli bir yere sahiptir.

Karaciğerimiz; protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Karaciğerin yenilenme özelliği vardır. Ancak bu yenilenmeyi gerçekleştirebilmek için beslenmemizde de bazı değişiklikler yapmak gerekir.


 
Anti - Aging Alışkanlıkları - 2

Zamana meydan okumak her daim genç ve sağlıklı olmayı kim istemez? Diye başlayan antiaging beslenme alışkanlıkları konusuna geçen ay ki bültenimizde başlamış ve özetle şunları söylemiştik.

Anti-agingde ilk adım sağlık muayenesidir. Kişi sağlıklıysa, bunun üstüne anti-aging destekleri  inşa edilir. Yetersizlik veya hatalar tespit edilip, yerine konmaya çalışılır. Yaşlanmanın önüne geçilemez ama fiziksel ihtiyarlamanın önüne geçilebilir. Yaşlanmanın tüm belirtileri yavaşlatılabilir, hatta yeniden yapılandırılan bir beslenme tarzı ile kaliteli yaşam süresi uzatılabilir. Bunun için;

Posa yönünden zengin dengeli bir beslenme tarzı hedefleyin
Haftada bir gün detoks veya daha kontrollü beslenmeye özen gösterin

Şimdi kaldığımız yerden şöyle devam ediyoruz.


 
Cuma, 03 Eylül 2010
Şu anda 9 misafir bağlı

Milliyet

ucuz alışveriş LCD LED Televizyon Tv Televizyon Ürünleri Hediye Saat