İnflamasyon

İnflamasyon

İnflamasyon vücudunuzun dışarıdan gelen enfeksiyon ve yaralanmadan korumasına yardımcı olur ama, kronik hale gelirse kilo almaya ve bir çok hastalığa neden olabilir

 

 

inflamasyon yani iltihaplanma denince aklınıza kötü şeyler geldiğini biliyorum. Ama azı karar çoğu zarar diye atalarımız boşuna dememişler.  İnflamasyon aslında vücudumuzun bir sorun olduğunu ve tehlikede olduğunu anlatma biçimidir. Vücudun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir.  Akut (kısa süreli) enflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Herhangi bir sorunla karşılaştığında vücudumuz, beyaz kan hücrelerinin, bağışıklık hücrelerin ve enfeksiyona karşı savaşmaya yardımcı sitokinler denen maddelerin üretimini artırır.

 

Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi bir çok hastalığa sebep olabilir.

 

Stres, sağlıksız beslenme ve düşük aktivite seviyeleri, inflamasyon riskini daha da artırabilir. Bununla birlikte, bazı besinler inflamasyonu tetiklerken bazıları da mücadele etmek için bize yardımcı olabilir.

Sınırlayın…

Basit şeker ve basit şeker içeren kek, kurabiye, tatlı gibi hazır besinler

Şeker içeren içecekler

Rafine edilen karbonhidratlar: Beyaz ekmek, beyaz makarna vs.

Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş etler

Trans yağlar ve çok fazla doymuş yağlar

Aşırı alkol tüketimi

 

Daha Fazla Tüketin

Çilek, ahududu, böğürtlen, üzüm, kiraz

Omega-3 içeren yağlı balıklar

Brokoli, mantar, domates, avokado

Yeşil çay

Kırmızı biber, zerdeçal

Bitter çikolata

Tam tane içeren tahıllar

 

Kırmızı meyveler

Berries adı verilen, çilek, yaban mersini, ahududu, böğürtlen gibi meyveler bir çok vitamin, mineral, antioksidan ve lif içerirler.  Bu grup meyvede bulunan antosiyaninler adı verilen antioksidanlar hastalık riskini azaltabilecek anti-inflamatuar etki gösterirler.

Yapılan bir çalışma, her gün yaban mersini tüketen erkeklerin, almayan erkeklerinkine kıyasla, daha fazla bağışıklık sistemini destekleyen hücre ürettiklerini ortaya koydu. Başka bir çalışmada, çilek yiyen fazla kilolu erkek ve kadınların, kalp rahatsızlığı ile ilişkili bazı inflamatuar belirteç seviyelerinin daha düşük olduğunu söylüyor

 

Yağlı balıklar

Yağlı balıklar protein kaynağı olmalarının yanı sıra inflamasyonun en büyük savaşçılarından biri olan omega-3 yağ asitlerinden de zengindirler.  Omega-3 yağ asitleri bir çok balıkta bulunmasına rağmen yağlı balıklarla bu oran daha fazladır.  Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) metabolik sendrom, kalp hastalığı, diyabet ve böbrek hastalığına yol açabilen inflamasyonu azaltır

 

Yapılan çalışmalara, somon veya EPA ve DHA takviyeleri tüketen insanların, kanda inflamasyonun göstergesi olan C-reaktif protein (CRP) düzeyinde düşüş görüldüğünü ortaya koyuyor.

 

Zerdeçal

 

Zerdeçal özellikle Hint yemekleri kullanılan güçlü ve çok faydalı bir baharattır. İçerdiği curcumin adlı madde çok güçlü anti-inflamatuar etki gösterir. Zerdeçal artrit, diyabet ve diğer hastalıklarla ilgili iltihaplanmayı azaltmada etkilidir. Yapılan bir araştırmada metabolik sendromlu insanlar günde 1 gram curcumin aldığında almayanlara göre, inflamasyonun göstergesi olan CRP düzeylerinde anlamlı bir düşüş yaşadılar.

Zerdeçayla beraber karabiber tüketmek de etkileri arttırır. Karabiberin içindeki piperine adlı madde zerdeçalın içindeki curcuminin bağırsaklardan emilimini artırarak faydasının artmasına yardımcı oluyor.

 

İlgili Yazılar

SIVI KALORİLERE DİKKAT

    İçecekler hayatımızda önemli bir yer tutar. Kilosuna dikkat eden ve kalori hesabı yapanlar bireyler için “sıvı kaloriler” terimi korkutucu olabilir ancak içecekler dünyasını çok iyi tanımıyorsanız kilo vermek

SAĞLIKLI ÇOCUKLAR, SAĞLIKLI YETİŞKİNLER

Çocuklarımız bizim geleceğimiz. Peki onların geleceği? Çocuğunuzun daha sağlıklı bir yetişkin olması için neler yapıyorsunuz?   Çocuklarda aşırı kilo ve obezite oranı gün geçtikçe artıyor.  BM Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 

TATİL SONRASI DETOKS

Yazın eğlenceli ve yorucu temposunu geride bırakmaya hazırlanırken vücudunuzu da toksinlerinden arındırmaya ne dersiniz?   Vücudumuz zaten doğal bir detoks sistemine sahip. Sağlıklı beslenen, yeterli sıvı alan ve herhangi bir

0 Yorum

Yorum yapılmamış!

Yorum yapan ilk kişi olmak için yorum yapın!

Yorum Yap