Laksatif (Laxative)

Barsak yumuşatıcı, ishal yapıcı. Barsağın atım işlemini hızlandıran maddelerdir. Peristaltik hareketleri arttıranlara daha spesifik bir terim olan pürgatif adı verilir

Laktasyon (Lactation)

Süt salgılama süreci, meme bezlerinden süt salgılanması. Laktasyon denemi: Annenin süt verme dönemi.

Laktaz (Lactase)

Laktozun glikoz ve galaktoza ayrılmasını sağlayan enzim. Bütün memelilerin barsaklarında bulunur. Ancak immatür memelilerde ve tropikal şupru ve çölyak hastalığı olan kişilerde olmayabilir.

Laktik asit (Lactic acid)

Laktozun fermentasyonu ile oluşan asit. Aynı zamanda laktik asit bakterisi ile sükroz, glikoz veya maltozdan da oluşur. Memelilerin dokusunda oksijenin olmadığı koşullarda pirüvik asit, kreps halkasında metabolize olamaz ve redüksiyonu sonucu laktik asit oluşur. Aynı zamanda kasların kontraksiyonunda enerji gereksinimi için glikojenin glikoliz yoluyla elde edilmesi sırasında da laktik asit oluşur.

Laktoz (Lactose)

Süt şekeri diye de adlandırılan, tabiatta sadece memelilerin sütünde bulunan bir disakkarit. Laktaz enzimi ile hidrolizinde glikoz ve galaktoz  açığa çıkar. Laktoz diğer disakkaritlerden daha az tatlıdır ve daha geç sindirilir

Laktoz intoleransı (Lactose intolerance)

Laktaz enzimi yetersizliğine bağlı olarak laktoz emiliminin bozulması. Süt içimi sonrası ishal oluşumu ile anlaşılır. Bebeklerde büyüme geriliğine neden olur. Bebeklik döneminden sonra uzun süre süt içimine ara verenlerde de süt içimi sonrası ishal görülebilir. Ancak bu tür vakalarda az miktarlarda ve uzun süre laktoz alımı ile ishalin kaybolduğu görülmektedir. Bu durum barsaklardaki laktaz enziminin adapte olabilen bir enzim olduğunun göstergesi olarak değerlendirilmektedir. Bu durum kullanılmadığı için inaktif hale gelmiş laktaz enziminin sütün tekrar içilmesi ile kullanılma zorunluluğundan aktif hale geçmesi olarak izah edilmektedir.

Lavaş (Lavach)

Arap ülkeleri ve pek çok uzak doğu  ülkelerinde yapılan bazlama tipi ekmeğe benzeyen içi boş ince duvarlı yuvarlak bir ekmektir. Pek çok ülkede sandviç ekmeği gibi içinde çeşitli malzemeler konulup satılır. Arap ülkelerinde lavaş içine konulan en yaygın besin felafildir.

Linoleik asit (Linoleic acid, LA)

Omega 6 serisinden onsekiz korbonlu, iki çift bağlı, çoklu doymamış, elzem yağ asidi. Pamuk tohumu, keten tohumu, soya fasulyesi, mısır, aspur ve ayçiçeği yağlarında yüksek oranda bulunur. Ayrıca balık yağında ve hayvan dokularında da vardır. Linoleik asit insan bünyesinde sentez edilemediği için elzem yağ asididir ve diyetle dışarıdan alınması gerekir. Yetersizliğinde büyümede gecikme, üreme fonksiyonunda bozulma ve deride dermatozlar, karaciğer ve böbrekte patolojik değişiklikler görülür. Vücuttaki doku ve membranların yağ asidi örüntüsü değişir ve fonksiyonları bozulur. Yetersizliği seyrek olarak görülür. İlk kez yağsız diyetle beslenmiş bir çocukta yetersizlik saptanmıştır. Total diyet enerjisinin % 1-2 sinin linoleik asitten karşılanması yetersizliği önler.

Linolenik asit (Linolenic acid)

Keten tohumunda bulunan 3 çift bağı olan 18 karbon atomlu poliansatüre yağ asididir. Büyümeyi geliştirici etkisi vardır. Vücut tarafından sentez edilebilir.

Lipid (Lipid)

Suda erimeyen, kloroform, eter, benzin, petrol ve korbon disülfit gibi yağ çözücülerinde eriyen organik bileşikler. Bunlar yağ asitleri, özellikle elzem yağ asitleri, trigliseridler veya nötral yağlar, fosfatidler, özellikle lesitin, terpenler ve steroidler, örneğin kolesterol gibi maddelerdir. Lipidler hücrenin önemli bir kısmını oluştururlar ve vücudun enerji deposudurlar.

  • 1
  • 2