photo_01012012224652_2124{mosimage}Kilo vermekte zorluk, depresif belirtiler, halsizlik yorgunluk hipotroid yüzünden olabilir, diyet yaparken sağlık muayenesinden geçmek önemlidir. Tiroid bezi metabolizma üzerinde çok etkili olmakla birlikte, kelebek şeklinde,  boynun ön kısmında bulunan bir salgı bezidir.

Tiroid bezinde büyüme halk arasında guatr olarak bilinir. Troid bezinden gereğinden fazla hormon salınırsa buna hipertroid, troid bezi yetersiz çalışırsa o zaman buna hipotroid denilir. Hipotroidizm yani troid bezinin yetersiz çalışmasına çok sık rastlanılır. Yaş ilerledikçe hastalık görülme sıklığı artar, kadınlarda daha fazla görülür. Anneden kıza geçiş büyük olasılıktır, hamilelik dönemi ve sonrası da kritik dönemdir. Tiroid bezinin normal çalışıp çalışmadığınız anlamak için genelde 3 hormona bakılır.

 

Troid bezindeki bozukluk psikolojik durum ve vücut ağrılığı üzerinde çok etkilidir. Tiroid bezinden salgılanan T4 ve T3 hormonları, metabolizmayı düzenler, bazal metabolizma hızının denetiminde, fiziksel ve mental gelişimde, sinir ve kas fonksiyonlarında ve dolaşımda yer alırlar. Diğer önemli hormon ise TSH dır. Bu hormon beynimizde bulunan hipofizden salgılanan, görevi tiroid bezini “çalışmaya, üretmeye ve büyümeye” teşvik etmek olan bir hormondur. Tiroid bezi yetersiz hormon salgıladığında hipotiroidizm (tiroid hormon yetmezliği) hastalığında TSH yükselir; tiroid bezinin aşırı çalışıp gereğinden fazla hormon ürettiği hipertroidizm hastalığında bu hormonumuz normalin çok altına düşer.
Az veya çok çalışması durumunda bazı tiroid hastalıkları oluşmaktadır.

Hipotroid Tiroit hormonlarının kanda çok az bulunması ve işlevlerini tam olarak yerine getirememesi durumunda ortaya çıkan hastalığa hipotiroidi adı verilmektedir. Hipotroid metabolizma üzerinde birçok olumsuz etki göstermektedir. Metabolizma yavaşladığı için bireylerde kilo artışı söz konusu olmaktadır.
Kilo artışı ise bireylerde stres, obezite, kalp damar hastalıkları ve sonunda bozulmuş glikoz toleransına neden olmaktadır.  Bütün bu metabolik hastalıkların önüne geçebilmek ve tiroide bağlı kilo problemleri olan bireylerin yavaşlayan metabolizmalarını hızlandırmak için mutlaka özel diyet programları düzenlenmeli,  öğün atlanmadan azar azar ve sık sık beslenmeleri sağlanmalı ve egzersiz uygulamaları programa ilave edilmelidir.

Hipotiroidi, her yaşta gelişebilir ancak risk yaş ilerledikçe artar ve 60 yaşından sonra yüzde 2-4 oranında hipotiroidi görülür.

Hipotroid; kabızlık, soğuğa tahammülsüzlük, kolay yorulma, kansızlık, ödem, kas güçsüzlüğü, ani kilo alımı gibi belirtiler gösterebilmektedir. Aynı zamanda uyku hali, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza problemleri de yaşanabilmektedir. Deri kurur ve saçlarda incelmeler görülür. Tırnaklar geç uzar ve kırılganlığı artar.
Üreme çağında olan kadınlarda en sık görülen belirti ise adet düzensizliği şeklindedir.

Hipertroid Tiroit bezinin fazla çalışmasına bağlı olarak tiroit hormonlarının fazla miktarda salgılanması sonucu ortaya çıkan hastalığa hipertiroidi adı verilmektedir. Metabolizma hızının artmasına bağlı olarak bireylerde kilo kaybı ve halsizlik söz konusu olmaktadır. Bu durumda kalori alımı arttırılmalıdır. Aşırı terleme nedeniyle yaşanan sıvı kaybının yerine konması için su tüketimi arttırılmalıdır. Medikal tedavi kadar beslenme tedavisi de büyük önem taşımaktadır. Hipertroid; ellerde, avuç içlerinde terleme,  sıcağa tahammülsüzlük, aşırı sinirlilik hali, gerginlik, kalp çarpıntısı, ishal, aşırı terleme, kilo kaybı, kaslarda güçsüzlük, göz bulguları (göz bebeklerinin dışarı doğru çıkması) gibi belirtiler göstermektedir.