photo_01012012222356_156Kilo Kaybetmek Uğruna Sağlığınızı Kaybetmeyin
Diyet yapan kişilerin düştüğü en önemli hatalardan biri vücuda yeterli miktarda karbonhidrat vermemektir. Diyete başladığı zaman ekmek, pilav, makarna, patates, mısır gibi besinleri tamamen kesen kişilerin metabolizması ihtiyacı olan karbonhidratı GLİKOJEN DEPOSU VE KANDAKİ ŞEKER BİTİNCE  kas içerisindeki karbonhidrattan kullanmaya başlar, bu da kas kaybı anlamına gelir ve vücut beraberinde su kaybeder. Yani diyette karbonhidratı kesen kimse tartıdaki sonucu görünce kilo verdiği yanılgısına düşer ancak gerçek olan vücudun kaybettiği yağ değil, kas ve sudur.

Çünkü Yüksek protein DÜŞÜK KARBNHİDRAT  içeren düşük kalorili diyetler metabolizmayı hızlandırdığı için hızlı kilo kaybı sağlar fakat tartıda görülen yağ kaybı olmayıp sadece kas ve su kaybıdır.1 gr kas kaybettiğinizde yaklaşı 2,7 gr su kaybedersiniz ve böylece hızla zayıfladığınızı sanarsınız.Bunu anlamak için en kolay yol aynaya bakmaktır. Eğer tartıda kilo vermenize rağmen yüzünüz , kollarınız inceliyor ve yağ deposu olan karın kalça bölgesi incelmiyorsa siz yağ kaybetmiyorsunuz ve doğru zayıflamıyorsunuz demektir.

Aç kal hemen zayıfla
Kilo kaybetmek için evet. Ancak zayıflamak için hayır.!!!!
Tartıda zayıfladığınız görmek için 24 saat aç kalmanız yeterli. Ancak  bu gerçek kilo kaybı değil. Çünkü bu yöntemle vücut su kaybına uğruyor ve kaslar küçülüyor ama yağlar erimiyor. Bu aşamada organizma kendisi için gerekli olan enerjiyi yakalamak için kasları enerjiye dönüştürüyor. İşte bu nedenle gün boyunca yemek yemeyen kişi kendini güçsüz hissetmeye başlıyor. Çünkü karbonhidrat almadan 12 saatte tüm depolar boşalır, kan şekeri düşer, tatlı isteği artar, güçsüzlük artar, iş verimi düşer, baş ağrısı olur.

Öğlen ekmek yemeyen bir kişinin akşam üzeri canının tatlı istemesi çok normaldir çünkü öğlen öğünde şeker depolarına doğru karbonhidratı vermemiştir depo boşalınca düşen kan şekeri ise kişiyi fizyolojik olarak şeker yemeye mecbur kılmıştır bu sebeple öğün bileşimleri önemlidir. Öğle sadece salata ve ızgara yiyorsanız hiç karbonhidrat almıyorsanız eve gittiğinizde atıştırma ihtiyacınıza engel olamaz ve çok daha fazla yersiniz.

Ketojenik Diyetler
Günlük diyette karbonhidrat 50 g dan düşük olduğunda (ki bu 4 dilim ekmek eder) kanda keton cisimciklerinin artmasına yani ketozise neden olmaktadır. Normalde kanda keton cisimcikleri kanda çok az bulunurken, yükselmeleri durumunda hastalık tablosu ortaya çıkar.

Bu tip diyetler kısa sürede hızlı kilo verdirirler ancak  besin öğesi yönünden dengesiz olmaları, önemli sağlık sorunlarına yol açmaları nedeniyle şişmanlık tedavisinde kullanılmamalıdır.Bu diyetlerin uzun süre yapılması halinde;

Sağlık Sorunları;

  • Sıvı- elektrolit dengesizliği
  • Osteoporoz riski
  • Kanda ürik asit yükselmesi ve buna bağlı gelişebilen gut hastalığı
  • Kanda lipit ve kolesterol yükselebilir bu da kalp damar hastalıkları
  • Kalp ritm bozukluğu, ölüm riski gelişebilir

Çok düşük kalorili diyetlerin yan etkileri
Baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, bulantı, kabızlık, safra ve böbrek taşı, kalp ritim bozukluğu, tansiyon düşüklüğü, adet düzensizlikleri, kuru cilt, saç dökülmesi, Bazal Metabolizma Hızında azalma olur.

Enerji; haftada 1 kg ağırlık kaybı olacak şekilde düzenlenmelidir.

Protein: Enerjinin % 12-15’i proteinden sağlanmalıdır. Proteinden zengin diyetlerde doymuş yağ alımı da artar çünkü proteinden yüksek hayvansal kaynaklı besinler aynı zamanda yüksek yağ içerirler. Doymuş yağların fazla alımı yüksek kan kolesterolü ve kan yağlarıyla ilişkilidir.

Yağ : Sağlıklı bir diyette enerjinin % 25-30 ‘u yağlardan sağlanmalıdır. Yağlar tokluk hissi vermeleri, A,D,E,K vitaminlerinin vücutta kullanılmalarını sağlamaları açısından  çok önemli bir diyet bileşenidir.

Karbonhidrat: günlük alınan enerjinin ana bileşenidir ve günlük kalorinin % 55-60 ını oluşturmalıdır. Karbonhidrat  ekmek ve tahıllar, kurubaklagiller, meyveler ve basit şekerlerden sağlanmalıdır. Bu gurup besinler aynı zamanda B gurubu vitaminlerinden , posadan zengindir.

Hangisi doğru kilo ? İdeal Kilo Nasıl Hesaplanmalı?
Sadece boy uzunluğuna bakarak ideal kilo hesaplanamaz.

Önemli olan  vücut ağılığınızın ne kadarının yağ olduğudur. Vücudunuzdaki kas ve su miktarı ideal kiloyu belirler.

Aynı kiloda iki insana baktığınızda vücut yağ oranlarına göre çok büyük bir şekil farklılığı görebilirsiniz. Kas kütlesi bizim için çok önemlidir. Genelde vücut yağ analizi cihazları ile bu oran elde edilebiliyor.
Ölçüm sonucunda sadece vücuttaki toplam yağ miktarını değil bu yağın hangi bölgelerde dağılım gösterdiğini de öğrenmek önemli. Çünkü yağın nerelerde depolandığı çok önemli karın çevresinde depolanan yağ kalp krizi riski, şeker hastalığı için çok tehlikeli. Kas Bazal metabolizma hızını direkt belirler ve kas kütlesi kaybı metabolik hızın yavaşlaması demektir.

Bu durumda 1 gr kas kaybı 2.7 gr su kaybı yaratır ve istenmeyen şekil bozuklukları oluşur ve  kişi istediği fit görüntüyü elde edemez. Kas kütlesini arttırmak gerekiyorsa bu mutlaka beslenme ve egzersiz uzmanının bereber çalışarak yapacağı bir program olmalı ve kişiye hangi aşamalardan geçeceği anlatılmalıdır. Çünkü maalesef halen kasın büyümesi vücudun şişmesi gibi yanlış algılanıyor ve istenmeyen bir durum gibi ifade edilebiliyor. Kişileri buna inandırmak ve kilo odaklı olmamaları gerektiğini sağlayabilmek çok önemli.

Beslenmede tek bir altın yol herkes için geçerli olamaz ve uygulanamaz….Sakın inanmayın

  • Beslenme bir bilim dalıdır ve ciddiyet gerektir.
  • Stratejik bir plan ile değişime başlanmalıdır.
  • Büyük hedefler yerine küçük ve gerçekçi hedefler kişiyi  başarıya götürür,  aksi halde hayal kırıklıkları kısır döngü yaratır.
  • Bilmediğiniz ve öğrenmediğiniz hiçbir işte başarılı olamazsınız. Doğru beslenmeyi öğrenmeye çalışmalı ve küçük hedefler ile yol almalısınız.
  • Yemek yemek vücut için fizyolojik bir ihtiyaçtır ancak  yemeğin esiri olmaya başladığınız anda tehlike sinyalleri çalar.
  • LEZZET! Buraya dikkat etmek gerekir lezzetin tuzağına düşmeden yemeğe dur diyebilmek başarılmalıdır. Keyifli bir yemeğin tadını kaçırmaktan bahsetmiyorum . Beslenme – keyif – bedel dengesini kendiniz öğrendiğinizde çok kolay uygularsınız. Kabul etmek gerekir ki her şeyin bedeli var:
  • Gereğinden fazla alkol aldığınız günün ardında bunun bedelini daha az yiyerek öderseniz veya öğle pizza yemenin karşılığında akşam sadece sebze ve yoğurt yerseniz riski sıfırlarsınız.

Diyette en sık yapılan hatalar?

  • Ekmeğin kaldırılması
  • Öğün atlamak
  • Aç kalmak
  • Tek besin içeren diyetler
  • Popüler diyetler
  • Laktasif / diüretik kullanımı

Diyet yapın ANCAK
İhtiyacınız varsa diyet yapın. Tatlıyı çok seviyorsanız diyetinizden tamamen çıkarmayın. Haftada bir iki kez sütlü tatlıları tercih edebilirsiniz.
Böylece günlük beslenmenize daha çok bağlanırsınız.

DİYET YAPARKEN KARBONHİDRATLARI CİDDİYE ALIN.
Hayatınızdan ekmeği tamamen çıkarmayın.
Rafine edilmemiş yani kabuğu ayrıştırılmamış ürünleri tercih edin: Beyaz ekmek yerine tam tahılları, pirinç yerine bulguru seçin. Yağlı süt, peynir, yoğurt ve etten kaçının.

Bazı vitamin ve mineraller yağda emildiği için salatayı yağsız yemeyin. Örneğin havuç salatasındaki A vitamini alabilmeniz için bir miktar yağa ihtiyacınız var. Bu nedenle salatalara bir tatlı kaşığı yağ koyun. Meyveleri posa ihtiyacı nedeniyle kabuklarıyla yiyin ve çok iyi yıkayın.

MEYVE, SEBZE, ET FARKETMEZ, FAZLA YEDİĞİNİZ HER BİR BESİNİN VÜCUDUNUZDA YAĞ DEPOSUNA DÖNÜŞECEĞİNİ UNUTMAYIN.

* Riskli dönemlere dikkat!
Erkeklerin, evlilik, kadınların da hamilelik ve menopoz dönemlerinde fazla kilo alma olasılıklarına karşı dikkatli olması gerekiyor.