Diyet artık hayatımızın her alanında duyduğumuz bir konu haline geldi. Lisanslı diyetisyenlerin artması ve üniversitelerde diyetetik bölümünün yaygınlaşması beni ve meslektaşlarımı son derece mutlu ediyor ama başka meslek gruplarından olup da beslenme uzmanlığına(!) soyunan ve ne yazık ki büyük kitlelere ulaşan, bireylerin kafasını karıştıran, sağlıklı beslenmeye tamamen ters düşen açıklamalar yapan kişiler de olmuyor değil. Ne yazık ki kafası karışan bireyler neye inanacağını şaşırıyor, bu önerilere uyup uymamakta kararsız kalıyor. Sizler için bugün sık sık duyduğum ve en çok düşülen diyet yanlışlarını açıklayacağım. Öğün Atlamak Metabolizmanızı canlı tutmak ve yağ yakımını hızlandırmak için 3 ana öğün yapmanız çok önemli. Ara öğün tercihi ise bireysel özellikler, kişinin yaşam şekli ve alışkanlıklarına göre değişebiliyor. Uzun saatler çalışan bireye veya hipoglisemisi olan kişiye daha sık öğün vermek gerekebiliyor. Üstelik ara öğün yaparak bir sonraki öğünde açlığınızı daha kolay kontrol edebiliyorsunuz. Özetle 3 ana öğün şart, ara öğün kişiye göre değişiyor ancak ana...
Sizin için mi yazıldı? Bütçenize uygun mu? Size ne vadediyor? Diyetinizdeki ürünleri marketinizde bulabiliyor musun? Az da olsa sevdiğiniz besinleri yiyebiliyor musunuz? Bu sorulara “Evet!” diye cevap veriyorsanız tebrikler, doğru yoldasınız, “Hayır!” dediğiniz sorular varsa diyetinizi gözden geçirmenizi tavsiye ederim.
Asıl vatanı Akdeniz Bölgesi olan, Güney Anadolu ve Ege bölgesinde de yetiştirilebilen mercimek sofralarımızın en değerli ve faydalı ürünlerinden biridir. Her mevsim kolayca bulabildiğimiz ve kış aylarında soframızdan eksik olmayan mercimeğin en çok kırmızı, sarı ve yeşil mercimek çeşitlerini kullanılsa da son zamanlarda kahverengi ve siyah beluga mercimeklerini de sıkça duyar olduk. Beluga mercimeğini yeni tanımaya başlasak da, başlangıcı M.Ö. 6.000 yıllarında Nil nehri, Dicle nehri ve Fırat bölgesine, 8000 yıl önce de Anadolu-Mezopotamya’ya dayanıyor. Bu topraklara özgü olmasına rağmen, 1900’lerin başından itibaren Amerika’da ticari olarak yetiştirilmeye başlandığı için günümüzde oradan ithal ettiğimiz bir ürün haline gelmiş. İsmini renk ve görünüş olarak benzediği beluga havyarından alan siyah beluga mercimeği, tıpkı diğer mercimek türleri gibi tam bir besin deposu. Beluga mercimeği muhteşem bir kompleks karbonhidrat kaynağıdır. Kompleks karbonhidratlar beslenme sonrasında enerjinin sürdürülebilir olmasını sağlar ve tokluk hissinin daha kalıcı bir şekilde sürdürülmesine yardımcı olur. Düşük kalorisi ve kompleks karbonhidrat içermesi sayesinde kilo...
Yağlar vücudumuzun ihtiyaç duyduğu temel besin gruplarından biri. Ayrıca besin grupları içinde en fazla enerjiyi yağlardan elde ediyoruz. Yağların da birçok çeşidi ve çeşidine göre farklı faydaları var. Son zamanlarda en çok konuşulan yağlardan biri de balık yağı yani omega-3 yağ asidi. Peki omega-3 nedir? Söylendiği gibi faydaları var mıdır? Diyetteki kullanım yeri nedir? 3 Maddeyle Omege-3 Nedir? Omega-3 vücut tarafından üretilemeyen ve dışarıdan yiyeceklerle alınması son derece önemli doymamış yağ asitlerinden biridir. Kendi içinde de EPA ve DHA olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu yağlar farklı yapıda olan, çoklu doymamış yağ asitleridir. 8 Maddeyle “Neden Önemli?” Yapılan araştırmalarla omega-3 tüketiminin, kalp hastalıkları riskini azalttığı kanıtlanmıştır Depresyon tedavisinde olumlu etkiye sahiptir. Gebelikte kullanılması durumunda bebeğin beyin ve göz gelişimine katkıda bulunur. Daha genç bir cilt ve parlak saçlar için omega-3 tüketimi önemlidir. Alzheimer hastalığının önlenmesine yardımcı olur. Çocukların ve yetişkinlerin de beyin ve göz sağlığı için son derece önemlidir. Diyabet...
Yaşadığımız çağa artık “Teknoloji Çağı” deniliyor. Akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar hayatımızın eksilmez bir parçası haline geldi. Okulda, işte, evde vs. hemen her yerde teknolojiyi kullanıyoruz. Sosyal hayatın da ayrılmaz bir parçası olan bu teknolojik ürünler yemek masasında da sıklıkla kullanılıyor. Tahmin ediyorum ki hepiniz yediğiniz yemeğin fotoğrafını sosyal medya hesaplarınızda paylaşmışsınızdır veya bu tür paylaşımlar yapan hesaplara rastlamışsınızdır. Ben de fırsatını bulduğum zaman sosyal medya hesaplarımdan bu tür paylaşımlar yapıyorum Adana’da kebap fotoğrafları, bazı restoranlarda şık sunumları, annemin yemeklerini… Hatta yazın dondurma fotoğrafı atacağım diye daha dondurmadan tek lokma alamadan dondurmanın erimesi gibi talihsiz olaylar da oldu… Peki teknoloji, beslenme düzenimizi ve biçimimizi nasıl etkiliyor? Sosyal Medyanın Yıldızı Pazar Kahvaltıları Özellikle Pazar günleri şık takımlarla, çeşit çeşit peynirlerle, ballıi kaymaklı, renk renk çeşit reçellerle en çook paylaşılan fotoğraflardan biri Pazar kahvaltıları. Aynı zamanda kebap, çoğu etli yemek, kahve ve tatlılar da paylaşımlar arasında. Nasıl Etkileniyoruz? Az önce bahsettiğim bu...
“Akşam saatlerinden itibaren inanılmaz acıkıyorum. Kendimi tanıyamıyorum, sabah hep pişmanlıkla uyanıyorum” diyorsanız yalnız değilsiniz. Bunun temelinde yatan faktörler ve çözüm önerilerini sıralayalım Takip ettiğim danışanlarım içinde “Sanki iki farklı insan gibiyim. Gün içinde hiç acıkmıyorum, her şey akşam başlıyor” diyen çok fazla kişi oldu. Eğer siz de benzer şikayetlerden muzdaripseniz, belki aşağıdaki ipuçları bu sorununuzdan kurtulmakta faydalı olabilir. Kalorileri dağıtamıyor olabilirsiniz “Sabah aç hissetmiyorum, bu yüzden kahvaltı etmiyorum, böylece saat 14.00-15.00’e kadar bir şeyler yemeden kendimi tutuyorum ama gece yarısı iştah canavarım uyanıyor” diyenlerdenseniz, yaptığınız hata da çözüm de cümlenizin içinde saklı. Sabah kahvaltısında iştahlı olup gece iştahı köreltmek için öncelikle akşam yemeklerinizin boyutlarını sınırlandırın. Birkaç gece atıştırmalıklara direnin, göreceksiniz ki sabah çok aç uyanacaksınız ve gün içinde dengeli seçimler yaptığınızda gece acıkmayacaksınız. Aç olmasanız bile, sabahları küçük de olsa bir şeyler yemeye özen gösterin. Reaktif hipoglisemi şikayetiniz olabilir “Akşam yemeğinden sonra sanki hiç yemek yememişim gibi 1 saat...