• Cansu Çelik
  • Posted by Cansu Çelik
01/09/2026

Yaş almak yalnızca takvimde ilerleyen yıllardan ya da saçlarımızdaki beyazlardan ibaret değil. Vücudumuzda gözle göremediğimiz pek çok değişim de yaşanıyor. Son yıllarda sağlıklı yaş alma araştırmalarının odağındaki “inflammaging” de bunlardan biri. Inflammaging, yaşla birlikte vücutta gelişebilen düşük düzeyli ve kronik inflamasyonu tanımlıyor. Belirgin bir enfeksiyon ya da hastalık olmadan sessizce devam eden bu süreç; kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, bilişsel gerileme ve kas kaybı gibi yaşla ilişkili pek çok sağlık sorunuyla bağlantılı. Ancak bu sürecin hızı yalnızca yaşınıza bağlı değil. Beslenme, hareket, uyku ve bağırsak sağlığı gibi günlük alışkanlıklarınız da bu sessiz inflamasyon üzerinde söz sahibi. Tek bir besin yaşlanmayı durduramaz elbette; ancak antioksidanlar, omega-3 yağ asitleri ve prebiyotik bileşenlerden zengin bir beslenme, inflamasyonun kontrolüne destek olabilir. Peki sağlıklı yaş alma yolculuğunda sofranızda hangi besinlere biraz daha fazla yer açabilirsiniz? İşte öne çıkan 5 besin… 1. Yaban Mersini ve Mor Renkli Meyveler Yaban mersini, böğürtlen ve mürdüm eriği gibi mor...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
28/08/2026

Bağırsak bakterileriniz yeterince lif bulamadığında ne olur hiç düşündünüz mü? Yeni araştırmalar, bazı bağırsak bakterilerinin böyle bir durumda besin kaynağını değiştirebildiğini gösteriyor. Üstelik yöneldikleri alternatif kaynaklardan biri, bağırsaklarımızın kendi proteinleri olabiliyor. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre tabağımızdaki lif miktarı yalnızca mikrobiyotanın yapısını değil, bakterilerinneyle beslendiğini ve bunun sonucunda hangi maddeleri ürettiğini de etkileyebiliyor. Başka bir ifadeyle bakterilerinize yeterince “yemek” göndermediğinizde onlar aç kalmıyor; menülerini değiştirebiliyorlar. Üstelik bu hikâyede lifin yanında gözden kaçan başka bir oyuncu daha var: sindirime dirençli bitkisel proteinler. LİF GİBİ DAVRANAN PROTEİNLER Bitkisel besinlerin bağırsak sağlığı üzerindeki etkisini konuşurken uzun zamandır lifleri ön plana çıkarıyoruz. Ancak yeni araştırma bu hikayede lifin yalnız olmadığını gösteriyor. Diyetle alınan bazı lifler sindirilmeden kalın bağırsağa ulaşıyor ve burada mikroorganizmalar tarafından kullanılıyor. Proceedings of the National Academy of Sciences’da yayımlanan çalışmada bilim insanları bitkisel besinlerde bulunan ve sindirim sistemi tarafından tamamen parçalanmadan kalın bağırsağa ulaşabilen bazı proteinlere odaklanmış. Araştırmacılar bu...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
28/08/2026

Yaz mevsimi cildimiz için bir çelişkiyi de beraberinde getiriyor. Bir yandan Güneş’in verdiği enerji, bronzlaşan ten ve açık havada geçirilen keyifli saatler… Diğer yandan ise fark edilmeden biriken hasar, artan oksidatif stres ve cildin bu etkilere karşı verdiği sessiz mücadele. Bu nedenle yazın cilt bakımını yalnızca dışarıdan sürdüğünüz ürünlerle sınırlamak eksik kalıyor. Çünkü cilt, her gün kendini yenileyen ve bizi çevresel etkilere karşı koruyan canlı bir organ. Güneş ışınları, sıcak hava ve nem kaybıyla baş etmeye çalışırken ihtiyaç duyduğu desteğin önemli bir kısmını da beslenmeden alıyor. Peki yaz sofralarında yapacağımız doğru seçimler cildimizin doğal savunmasını gerçekten destekleyebilir mi? YAZ SOFRALARININ RENKLİ OLMASI TESADÜF DEĞİL Domatesin kırmızısı, havucun turuncusu, yaban mersininin moru, karpuzun en canlı tonu. Bu renkleri oluşturan doğal bileşikler aynı zamanda güçlü antioksidanlar. C vitamini, E vitamini, karotenoidler ve polifenoller; güneşe maruz kalındığında artan serbest radikallerle savaşan doğal savunma sistemimizin önemli parçaları arasında yer alıyor. Bu nedenle yaz aylarında...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
13/03/2025

İçinde bulunduğumuz Antroposen Çağı’nda, gezegenimize verdiğimiz zararları hesaba katarak gelişme yollarımızı yeniden tasarlamamız gerek. Herkes bu konuda daha fazla farkındalık sahibi olmalı. Beslenme, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi’nin 12’siyle ilişkili. Tüm bunların bilinciyle biz beslenme uzmanlarının attığı adımlar, yarattığı farkındalıklar kıymetli. Dünya kaynakları yetmiyor, artan dünya nüfusu ve tüketim alışkanlıklarımızın değişmesi ile olumsuz yönde etkileniyor.

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/03/2025

Dünya üzerinde neredeyse her yaşta kanser vakalarının arttığını biliyor musunuz? Kanser, milyonlarca insanı etkileyen ve her yıl milyonlarca yeni vaka ile karşı karşıya kalınan bir hastalık. Amerikan Kanser Derneği'nin (ACS) 2025 verilerine göre ABD'de toplam 2 milyonun üzerinde yeni kanser vakasının tanı alacağını öngörülürken 600.000 üzerinde kişinin kanser nedeniyle yaşamını yitireceği tahmin ediliyor.

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/03/2025

Son yıllarda özellikle kız çocuklarında erken ergenlik vakalarında oldukça önemli bir artış söz konusu. Ergenlik bulgularının kız çocukta 8, erkek çocukta ise 9 yaşından önce ortaya çıkması durumu erken ergenlik olarak adlandırılıyor. Erken ergenlik vakalarının artmasının aslında birkaç ana nedeni var.

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
01/03/2025

Mis gibi kokusu ile sokağı saran Ramazan pidesi, sevgiyle kurulan iftar sofraları, sahur telaşları…Hoş geldin 11 ayın sultanı Ramazan! Ramazan ayı, birlik ve bereketin simgesi, ruhen ve bedenen arınmanın en güzel zamanıdır. Oruç tutarken sadece manevi olarak değil, fiziksel olarak da dengeli ve sağlıklı beslenmek büyük önem taşır. Uzun süren açlık sonrası vücudun ihtiyaçlarını doğru şekilde karşılamak, enerji seviyesini korumak ve sindirim sistemini desteklemek için iftar ve sahurda bilinçli seçimler yapmak gereklidir.

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Kolajen son yılların en çok konuşulan konularından biri. Cildini güzelleştirmek, eklemlerini iyileştirmek isteyen, spor yapan bir çok kişinin odak noktası. Peki kolajen nedir ve kimler için gereklidir ve hangi besinlerde vardır? Merak ediyorsanız işte cevapları Kolajen nedir ? Kolajen, vücutta özellikle kaslarda, kemiklerde, tendonlarda, bağlarda, organlarda, kan damarlarında, ciltte, bağırsaklarda ve diğer bağ dokularında bol miktarda bulunan bir proteindir. Başlıca işlevi bağ dokusunu güçlendirirken, eklemleri, tendonları, organları ve vücut bütünlüğünü korumaktır. Bu yüzden kemik yapımızın sağlıklı ve güçlü olması için oldukça önemlidir. Aynı zamanda cildin elastikiyetini arttırarak cildin daha sıkı ve gergin olmasına da yardımcı olur. Vücuttaki kolajen seviyeleri yeterli olduğunda, kolajen içeren hücreler güçlü ve genç bir görünüm alır. Yetersiz olduğu durumda ise çeşitli eklem rahatsızlıklarına ve cilt problemlerine neden olur. Kaç tip kolajen var? Tanımlanmış yaklaşık 28 tip kollajen var. Ama en çok duyduğumuz ve karşımıza çıkan 3 kolajen ; Tip1 , Tip2 ve Tip 3.  Tip I...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Sezgisel yeme, vücudun doğal olarak verdiği fiziksel açlık, tokluk ve doyum sinyallerini dinleyerek ve bu sinyallere uyum sağlayarak yemek yeme biçimi. Kısıtlayıcı diyet uygulamalarına karşı sezgisel yemek yeme davranışı anti- diyet yani diyet karşıtı bir yaklaşım olarak karşımıza çıkıyor. Bu beslenme düzeninde kendini diyet yapıyormuş gibi hissetmiyor. Sadece besin seçimini nasıl ve ne doğrultuda yapması gerektiği bilincini kavrıyor. Bilindiği üzere kısıtlayıcı diyet yaklaşımları başlı başına önyargıyı ve beden algısı bazlı takıntılı davranışları beraberinde getirebiliyor. Buradaki amaç ise kısıtlama olmaksızın bireyin vücudunun ihtiyaçlarının farkına vararak ne yemesi gerektiğini öğrenmesidir. Sezgisel Yeme nasıl uygulanır? Peki bu sezgisel yemeyi yaşamımıza nasıl dahil edebiliriz ? İşte bu konuda Diyetisyen Tribole ve Beslenme Terapisti Resch’nin sezgisel yeme hakkında yazdığı kitapta belirtmiş olduğu 10 prensibi paylaşmak istiyorum sizlerle. İşte sezgisel yeme davranışını hayatımıza yerleştirmek için öneriler: 1.İşe ‘diyet zihniyetini reddetmekle’ başlayın. Unutmayın diyetler yasakları andırırken, beslenme düzeni size alternatifleri sunar. 2.Açlığınızın fizyolojik bir ihtiyaç olduğunu kabul...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Dünya sağlık örgütü bu konudaki uyarılarının yanı sıra bir de bu konuda karşılaşılan efsaneleri paylaşmış. İşte korona virüsü ile ilgili efsanelerin bir kaçı: Korona virüsü yaşlı insanları mı yoksa gençleri mi daha çok etkiler? Her yaştan insana yeni koronavirüs (2019-nCoV) bulaşabilir. Yaşlı insanlar ve herhangi bir tıbbi durumu (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi) olan kişiler daha savunmasız gibi görünüyor.  Dünya Sağlık Örgütü her yaştan insana, iyi el hijyeni ve iyi solunum hijyeni uygulayarak kendilerini virüsden korumak için adımlar atmasını tavsiye ediyor. Zatürreye karşı olan aşılar sizi koronavirüse karşı korur mu? Hayır. Pnömokok aşısı ve pnömoniye karşı yapılan aşılar koronavirüse karşı koruma sağlamaz. Virüs o kadar yeni ve farklı ki, kendi aşısına ihtiyacımız var. Araştırmacılar koronavirüse karşı bir aşı geliştirmeye çalışıyor ve Dünya Sağlık Örgütü çabalarını destekliyor. Bu aşılar korona virüse karşı etkili olmasa da, sağlığınızı korumak için solunum yolu hastalıklarına karşı aşılama şiddetle tavsiye edilir. Soğuk havalar korona virüsü öldürür mü? Soğuk havanın...