• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Her ne kadar ülkemizde bu konuda çok sıkı tedbirler alınıyor ve henüz herhangi bir vakaya rastlanmamış olsa da Dünya’nın dört bir yanını sarmış bu virüs hepimizi tedirgin ediyor. Bu konudaki hassasiyetinizi anlıyorum. Bu konuda merak ettiğiniz bütün soruların en doğru cevabını ve konuyla ilgili gelişmeleri hem Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı web sitesinden hem de Dünya Sağlık Örgütü’nün web sitesinden kontrol edebilirsiniz.  Ben de bugün sizlelre Korona’dan korunmak için Dünya Sağlık Örgütü’nün genel önerilerini paylaşmak istedim; Ellerinizi sık sık yıkayın Ellerinizi düzenli olarak alkol bazlı bir temizleyici ile veya su, sabun ile yıkayın Neden? Çünkü, ellerinizi sık sık yıkamak ellerinizdeki virüsleri öldürmeye yardımcı olur 2. Sosyal mesafenizi koruyun Öksüren veya hapşıran insanlarla aranıza en az1 metre mesafe koyun  Neden ? Çünkü , Birisi öksürdüğünde veya hapşırdığında, burun veya ağzından virüs içerebilecek küçük sıvı damlacıkları püskürtür. Çok yakınsanız ve öksüren kişinin hastalığı varsa bu damlacıklar yoluyla virüsü alabilirsiniz. 3. Göz, burun ve ağza dokunmaktan kaçının...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Son yıllarda besin takviyeleri konusunda yelpaze oldukça genişledi. Yağ yakan, enerjiyi artıran, spor sonrası toparlanmayı hızlandıran, tok tutan, zayıflatan veya detoksa yardımcı olan…. L karnitin genellikle kilo vermek isteyen veya spor yapan bireyler için ‘yağ yakıcı’ olarak tanımlanan bir besin takviyesi. Peki gerçekler neler ve L-karnitin yağ yakar mı? L karnitin’in vücutta yağ asitlerinin enerji için kullanıldıkları mitokondriye taşınmasına yardımcı olur ve enerji üretimini destekler. Lisin ve metiyonin amino asitlerinden L-karnitin üretilebilir. Vücudun yeterli miktarda üretmesi için ayrıca bol miktarda C vitamini alınması gerekir. Vücudunuzda üretilen L-karnitine ek olarak,diyetle L-karnitin almak mümkün. Et, balık, kümes hayvanları ve süt gibi hayvansal kaynaklı besinler L karnitin’in en iyi kaynaklarındandır. University of Maryland Medical Center (UMMC), oral yolla karnitinin yağ kütlesini azaltıp, kas kütlesini arttırdığını ve bazı bireylerde kilo kaybına katkı sağlarken yorgunluğu da azalttığını söylüyor. Fakat National Institue of Health’e göre 28 gün boyunca günde  2-6 gram  l-carnitin takviyesinin bile egzersiz performansını artırdığına dair kanıt yoktur. Dikkat,...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/11/2024

Kolajen son yılların en çok konuşulan konularından biri. Cildini güzelleştirmek, eklemlerini iyileştirmek isteyen, spor yapan bir çok kişinin odak noktası. Peki kolajen nedir ve kimler için gereklidir ve hangi besinlerde vardır? Merak ediyorsanız işte cevapları Kolajen nedir ? Kolajen, vücutta özellikle kaslarda, kemiklerde, tendonlarda, bağlarda, organlarda, kan damarlarında, ciltte, bağırsaklarda ve diğer bağ dokularında bol miktarda bulunan bir proteindir. Başlıca işlevi bağ dokusunu güçlendirirken, eklemleri, tendonları, organları ve vücut bütünlüğünü korumaktır. Bu yüzden kemik yapımızın sağlıklı ve güçlü olması için oldukça önemlidir. Aynı zamanda cildin elastikiyetini arttırarak cildin daha sıkı ve gergin olmasına da yardımcı olur. Vücuttaki kolajen seviyeleri yeterli olduğunda, kolajen içeren hücreler güçlü ve genç bir görünüm alır. Yetersiz olduğu durumda ise çeşitli eklem rahatsızlıklarına ve cilt problemlerine neden olur. Kaç tip kolajen var? Tanımlanmış yaklaşık 28 tip kollajen var. Ama en çok duyduğumuz ve karşımıza çıkan 3 kolajen ; Tip1 , Tip2 ve Tip 3.  Tip I...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
02/08/2023

Vücudumuz gerekli olan enerjiyi karbonhidrat, protein ve yağ denen 3 makro besin ögesinden sağlar. Aldığımız günlük enerji bu 3 besin öğesi arasında bölünür. Birçok diyet programının temeli de kalori kısıtlamasının yanı sıra bu makro besin ögelerinin dağılımına dayanır.  Proteinler vücuttaki yapım ve onarım olaylarından hormonal dengeye, maddelerin taşınmasından enzimlerin çalışabilmesine kadar birçok noktada görev alıyor. Durum böyle olunca diyette alınan protein miktarı da önemli hale geliyor.  Yüksek Proteinli Diyetler Nelerdir? Protein diyeti de adından da anlaşılabileceği gibi karbonhidrat tüketiminin azaltılması ve günlük enerjinin daha büyük çoğunluğunun proteinlerden karşılanması hedefine dayanıyor. Bu diyet programında protein içeren besinlerin sindirimi için harcanan enerjinin yüksek olmasından faydalanılıyor. Yağ ve karbonhidratların besinlerin sindirimi için harcadıkları enerji %7 ‘yken bu oran proteinler için %30 ‘dur. Proteinlerin sindirimi uzun sürdüğü için tok tutmaya da yardımcı oluyor. Dolayısıyla yüksek proteinli diyet, genellikle kas kazanmayı ve hızlı kilo vermeyi amaçlayanların tercih ettiği bir diyet programı. Proteini yüksek diyetler daha...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
11/07/2023

“DASH” diyetini eminim daha önce duymuşsunuzdur. Peki ne anlama geldiğini biliyor musunuz?  Uzun yazılışı Dietary Approaches to Stop Hypertension olan ve kısaltılarak DASH olarak adlandırılan bu beslenme programı aslında Hipertansiyonu Durdurmak İçin Beslenme Yaklaşımları (HDBY) anlamına geliyor. Dash diyeti, ilaç kullanmadan yüksek tansiyon problemini tedavi etmek için geliştirilmiş olan bir beslenme planı. Bu beslenme planında kan basıncını düşürmek için glisemik indeksi düşük tam tahıllar, süt ve süt ürünleri, sebze ve meyveler, protein kaynağı olarak da kümes hayvanları ve balık tercih ediliyor. Dash diyeti ile kalp ve damar sağlığını korumak amaçlanıyor. Bu diyetin yüksek tansiyon ve diyabetle mücadelede de önemli rol oynadığını ve Amerika Ulusal Sağlık Enstitüsü tarafından da desteklendiğini hatırlatmak istiyorum.  Journal of the American College of Cardiology’de yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, gıdalara daha düşük sıklıkta ek tuz eklenmesi kalp hastalığı, kalp yetmezliği ve iskemik kalp hastalığı riskinde azalmaya katkı sağlıyor. Dash diyeti uygulayanlar arasında bile, tuz tüketimini azaltmak için...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/07/2023

Bağırsaklarımızdaki galaksi terimini daha önce duydunuz mu? Vücudumuzda yaklaşık 1,5-2 kg bakteri yaşıyor. Elbette bunların bazıları faydalıyken bazıları da zararlı. Sağlıklı bir kişinin mikrobiyotasında faydalı ve zararlı bakterilerin denge içerisinde olmasını bekliyoruz. Soluduğumuz havayla, içtiğimiz suyla ve daha birçok etken ile vücudumuza zararlı kimyasalları alıyoruz ve mikrobiyotanın dengesini bozuyoruz. Zararlı bakterilerin sayısının faydalılara göre artması birçok hastalığı ve sağlık sorununu beraberinde getiriyor.  Peki bütün bunlara karşı ne yapabiliriz derseniz, aslında temel hedef sindirim yolunu boylu boyunca kaplayan bu bakteri tabakasını güçlendirmek. İşte GAPS diyetinin temel amacı  da bu; mikrobiyotayı korumak ve güçlendirmek. Gaps Diyeti Nasıl Yapılır? Bağırsak sağlığını korumanın yolu mutfağınıza aldığınız besinlerden geçiyor. Gaps diyetini uygularken probiyotik besinlere yer vermeniz önemli ancak probiyotiklerin beslenmesi için prebiyotik besinleri de beslenme planınıza dahil etmeniz gerekiyor. Gaps diyetini uygulamaya karar verdiğinizde uzun bir süreç sizi bekliyor. Bağırsak duvarınızın iyileşmesi yaklaşık 1 yıl sürebiliyor, bu süreç duruma göre uzayabiliyor. Gaps diyeti temel olarak, 3 aşamadan...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
19/06/2023

Taş devri diyeti, yaklaşık 10.000 yıl öncesindeki insanların beslenme stillerini savunur. Bu diyetin temelinde az işlem görmüş veya hiç işlem görmemiş besinleri tüketmek yatar. Bunun yanında her diyette olduğu gibi bu diyette de tüketilmesi ve tüketilmemesi gereken besin grupları var. Et ve et ürünleri temel protein kaynağı olarak tüketilirken süt ve süt ürünleri grubu beslenme düzenine dahil edilmiyor. Sebze meyve tüketiminde herhangi bir kısıtlama yokken tahıl grubu yasaklı besinler arasında yer alıyor. 3 beyaz olarak adlandırılan un, tuz ve şeker ise  tamamen kısıtlanıyor. Taş Devri Diyeti Nasıl Yapılır? Taş devri (paleo) diyetini, avcılık-toplayıcılık ilkesine uygun düşük karbonhidrat içeriğine sahip beslenme planı olarak tanımlayabiliriz. Bu beslenme planını uygulayacaksanız ilk yapmanız gereken işlenmiş hazır gıdalardan mümkün olduğunca uzak durmak. Taş devri (paleo) diyetinin temelinde et tüketimi yer alıyor. Bunun yanı sıra tüm besin gruplarına odaklanmak da büyük önem taşıyor. Paleo diyetinde çiğ besinlerin tüketimi de oldukça önemli. Bunlarla birlikte besinlerin doğal haliyle tüketilmesine...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
12/05/2023

İnflamasyon Nedir? Neden Olur? İlk duyduğunuzda kötü bir şeymiş gibi görünse de inflamasyon aslında vücudumuzun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir. Vücutta her şeyin fazlasının olduğu gibi inflamasyonun da fazlası zarardır ve uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi birçok hastalığa sebep olabilir. Stres, değişen beslenme ve yaşam tarzı, egzersizin azalması gibi birçok faktör burada rol oynar. Bunun yanı sıra inflamasyon karşıtı bir beslenme şekli de inflamasyonun azalmasına destek olur. İnflamasyonum Olduğunu Nasıl Anlarım? Akut (kısa süreli) inflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon diyabet yani şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer ve kanser gibi birçok hastalığa sebep olabilir. Antiinflamatuar Diyeti Nedir? Etkileri Nelerdir? Anti-inflamatuar diyet, adından da anlaşıldığı gibi inflamasyonu azaltmaya yönelik oluşturulmuş...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
06/05/2023

Alkali beslenmenin arkasındaki teori; et, süt, şeker, kafein, alkol, yapay ve işlenmiş gıdaları tüketimini sınırlandırmak ve de daha fazla taze meyve ve sebze, kuru yemiş tüketerek vücudun pH seviyesini dengede tutmak. İlk başta kulağa hoş geliyor, bir de sonunda kilo vereceğiniz vaat edilince “denemeye değer” dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi kararınızı bir kez daha gözden geçirmeniz için bu diyetin çok yönlü bir incelemesini yapalım. Meyve ve sebzeler alkali diyetin temelini oluşturuyor. Yaş ilerledikçe alkali beslenmenin yaralanma ve metabolizma üzerinde de olumlu etkileri olduğu düşünülüyor. Ancak ilgili çalışmaların yetersiz olduğunu hatırlatmakta fayda var. Alkali diyet uygulamak isteyenlerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta rafine şeker tüketmemek. Rafine şeker tüketiminin kalp sağlığından cilt sağlığına kadar birçok sağlık problemi üzerinde olumsuz etkileri olduğunu söylemek mümkün. Progress in Cardiovascular Diseases dergisinde yayımlanan bir çalışma, sadece birkaç hafta şekerden zengin bir diyet tüketmenin kardiyovasküler hastalığa sahip bireylerde yüksek toplam kolesterol, trigliseritler, LDL, okside LDL, ürik asit,...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
19/04/2023

Ketojenik Diyet Nedir? Nasıl Yapılır? Son yıllarda popülerliği artan ketojenik diyeti eminim siz de çokça duymuşsunuzdur. Peki ketojenik diyetin temelinin bir tedavi protokolü olduğunu biliyor muydunuz? Ketojenik diyet ilk olarak 1920’li yıllarda epilepsi tedavisi için günde 50 gram daha az karbonhidratlı beslenme şeklinde uygulanan bir tedavi protokolü olarak ortaya çıkmış. Bu beslenme planında karbonhidratların yerini yağlar alıyor ve beslenme düzeni, yüksek yağ, düşük karbonhidrat, orta derecede protein içerecek şekilde oluyor. Ketojenik diyet denince birçok kişinin aklına yüksek protein geliyor olabilir ama  ketojenik diyet yüksek proteinli diyet demek değil.  Ketojenik diyette karbonhidrat ve protein alımı sınırlı, hatta günlük karbonhidrat alımı 50 gramın altında ve bu durum vücutta keton cisimciklerinin oluşmasını sağlıyor. Oluşan keton cisimciklerinin enerji kaynağı olarak kullanılmasıyla yağ yakımı hedefleniyor. Ama dikkat ! Ketojenik diyet kontrollü uygulanmazsa ketosiz sebebiyle bazı yan etkiler görülebiliyor. İlk karşılaşılan ve fark edilen durum genellikle ağız kokusu oluyor, aşırı susama, idrar yapma ve dehidrasyon (sıvı...