Çocuklarda Kilo Kontrolü ve Sağlıklı Beslenme

Çocuklarda Kilo Kontrolü ve Sağlıklı Beslenme

Biz yetişkinler gibi bazen çocuklar da fazla kilolarıyla mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Aslında obezite ile mücadele çocukluk döneminde başlamalı çünkü ergenlik dönemini fazla kilolu olarak tamamlayan çocukların yetişkinlik döneminde obez olma ihtimali çok daha fazla. Aileler çocuklarının kiloyla mücadele döneminde popüler yöntemlere başvursa da bizim için iyi olan programlar onlara uygun olmayabiliyor. Çocukların beslenmeleri onlara özel, gereksinimlerini tam olarak karşılayacak şekilde programlanmalı.

  1. Çocuğunuzun Doğru Kilosunu Öğrenin:

Hekiminize ve bir beslenme uzmanına danışarak, çocuğunuz olması gereken doğru kiloyu öğrenin, fazla kilolu olan çocukların tüm testleri yapıldıktan sonra beslenme gereksinimlerine göre doğru bir program oluşturun.

  1. Çocuğunuzun Diyet Yapmasına ve Takviye Gıda Almasına Siz Karar Vermeyin:

Kilo kaybı için kendiniz karar verip çocuğunuza diyet yaptırmayın. Eğer diyet gerekli değilse büyüme çağındaki çocuk gerek duyduğu bazı çok önemli maddelerden mahrum kalabilir veya diyetteki yasaklar onun yetişkinlik döneminde gıdalara ve beslenmeye olan bakış açısını olumsuz etkileyebilir.

  1. Tüm Ailenizin Beslenme Alışkanlıklarını Gözden Geçirin

Çocuklar alışkanlıklarını ailesinden öğrenir. Eğer sağlık için bir adım atacaksınız bunu ailenizdeki tüm bireylerle konuşmalı, her birinin bazı değişikliklere ayak uydurmasını sağlayın. Yapılan bir araştırma ebeveynleri kilo veren çocukların çok daha büyük bir motivasyonla ve başarıyla kilo verdiğini gösteriyor.

  1. Küçük Adımlarla Başlayın

Ailenizin tüm alışkanlıklarını birden değiştirmeyin. Araştırmalar küçük adımlarla başlayan değişimlerin çok daha kalıcı ve benimsenebilir olduğunu gösteriyor. Her hafta 1 – 2 değişim planlayın ve bunları uygulayın:

  • Çocuğunuzun doyurucu ve besleyici bir kahvaltı yaptığından emin olun.
  • Beyaz ekmek ve beyaz pirinç yerine tam buğday ekmeği, bulgur kullanın.
  • Abur cuburların yerine daha çok meyve, kuruyemiş ve sağlıklı atıştırmalıklarla ödüllendirin.
  • Porsiyon boyutlarına dikkat edin. Büyük tabaklar daha fazla yemeyi teşvik eder, bu nedenle sofra takımı boyutunu azaltmak isteyebilirsiniz.

 5.      Yemekleri Birlikte Yiyin

Sofraya aile ile birlikte oturduğunuzda (tabii ki televizyonun önünde değil) sağlıklı alışkanlıkları teşvik edersiniz. Bir çalışma, haftada üç gün veya daha fazla aile sofrasında yemek yiyen çocukların sağlıksız gıdaları yeme ihtimalini % 20, kilolu olma ihtimalini ise % 12 azalttığını gösterdi.Her hafta başında birkaç aile kahvaltısı, öğle yemeği veya akşam yemeğini programlayın. Yapabiliyorsanız, yemek planlamaya ve pişirmeye herkesi dahil edin.

 6.      Harekete Geçin 

Uzmanlar, çocukların her gün 60 dakikalık fiziksel aktiviteye ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Çocuğunuz henüz aktif değilse, harekete geçmeleri için yardımcı olun. Egzersiz yaparak bir aile gezintisi yapın. Birlikte yürüyüş yapabilir veya bisiklet sürebilirsiniz.Çocuğunuzun futbol, ​​yüzme, dans gibi keyif aldığı bir etkinlik bulmasına yardımcı olun.Ona zamanını televizyonun veya bilgisayarın önünde değil de dışarıda harcamanın daha sağlıklı olduğunu söyleyin.Bu değişiklikleri yaparsanız ve çocuğunuz birkaç aydan sonra hala kilo vermiyor ise, çocuklar için kilo verme konusunda uzmanlaşmış bir sağlık ve beslenme uzmanıyla konuşmanız gerekebilir.  

 

 

 

İlgili Yazılar

Diyete Başlarken

Diyet programlarına başlarken ilk haftalarda çok yüksek olan motivasyon ve kilo verme isteğinin git gide azalması diyetlerin yarım kalmasında önemli bir sebeptir. Danışanlarımız diyor ki “Hepimiz aceleciyiz, bir an önce

SENİ SEÇTİM PİKACHU!

Son günlerin popüler oyunu Pokemon GO’yu artık hepiniz duymuşsunuzdur eminim. Sokaklarda ellerinde telefonlar Pokemon avlayan insanları görmek artık her köşede mümkün. Hatta bazı ülkelerde Pokemon GO oynayanlara özel sağlık sigortası

Bütün Hayâllerimize Kavuşabilir Miyiz?

Her gelen yeni sene bizim hayâllerimizin bazılarına kavuşmamız için umut verebilir. Biz bütün hayâllerimize kavuşabilir miyiz? Tabii ki hayır.  Ama “hiç” hayâl kurmazsak, büyük bir ihtimalle kavuşacağımız da “hiç” olacaktır.

0 Yorum

Yorum yapılmamış!

Yorum yapan ilk kişi olmak için yorum yapın!

Yorum Yap