Ne yerseniz O’sunuz

Ne yerseniz O’sunuz

photo_01012012212852_4893Yaşam döngüsünün işlendiği BODY WORLDS sergisine gidenler eminim çok etkilenmişlerdir, bende onlardan biriyim.  Body Worlds, insanlıkla ve kendi kendinizle unutulmaz bir karşılaşma olarak nitelendiriliyor. Vücudun işleyişini, formunu ve potansiyelini; döllenme (bebeğin anne karnına düştüğü andan) anından, yaşlılığa kadar müthiş bir şekilde aktarıyor. Ancak benim en çok dikkatimi çeken, mesleğimle birebir bağlantılı olan ve en çok etkilendiğim duvar yazılarından birinin başlığı ‘Ne yerseniz O’sunuz’

Yazının içeriği genel olarak beslenme düzeninde dikkatli olmak üzerine hazırlanmış. Aynı zamanda sergide dünyanın farklı yerlerinde yaşayan, en yaşlı insanların bulunduğu coğrafi kümeler gösterilmiş ve küçük anekdotlar da yazılmış. Her bir birey, doğal yaşam ve sağlıklı beslenme yanında düzenli egzersizin etkilerini aktarmış. Bende bir kez daha “Sağlıklı, Dengeli ve Düzenli Beslenme” nin aslında ne denli mucizevi etkileri olduğuna, bir kez daha şahit oldum.

Uzun ve sağlıklı yaşamak her bireyin hakkı.  Peki, bize sunulan bu hakkı ne kadar iyi kullanıyoruz hiç düşündünüz mü?

Uzun yaşamak ve sağlıklı kalmak elimizde; Ama Nasıl?

Uzun süreli sağlık için beslenmede atılacak en önemli adım; vücudunuzun şu anda neye ihtiyacı olduğunu bilmektir.
Yaşlanmak doğal bir süreç, ancak birçoğumuz yaşamımız boyunca genç ve fit gözükmek istiyoruz. Daha güçlü bir bağışıklık sistemi, hastalıklara karşı direnç, daha güçlü bir zihin, daha yüksek seviyede enerji, daha hızlı iyileşme ve kronik hastalıkları daha iyi yönetebilme ve fit kalmak için en iyi çözüm; antioksidan açıdan zengin ve ölçülü bir diyet uygulamaktır.

A, C, E vitaminleri, Omega yağ asitleri, B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6 (piridoksin) vitamini ve Biotin; vücudumuzun içten ve dıştan yaşlanmasını geciktirir ve dış etkenlerden korurlar. Beslenme programımızda bu öğeleri içeren besinlere yer vermemiz, hem bağışıklık sistemimiz koruyacak, hem de yaşlanma etkilerini en aza indirecektir.

Bedenimizin ve cildimizin her daim genç gözükmesi için öneriler;

A vitamininden zengin besinler sağlıklı ve pürüzsüz bir cildin destekleyicisidir. Yeni deri hücrelerinin yapımına yardımcı olarak kırışıklıklarla savaşır. Ciltte nemlendirici etki göstererek elastikiyetini arttırır. Bağışıklık sistemini ve göz sağlığını destekler.

  • A vitamininden zengin besinler; yumurta, havuç, kayısı, kavun, ıspanak, brokoli, patates, roka, maydanoz, dereotu, tere, kırmızı et, süt ve yoğurttur.

Antioksidan grubunda yer alan C ve E vitaminleri, serbest radikallerin ve güneş ışınlarının vücudumuzda ve cildimizde yarattığı tahribattan korur.  Hücresel yaşlanmayı yavaşlatır aynı zamanda kollejen doku ve elastin (bağ dokusunun temel öğesi) içinde önemlidir, deriyi güçlendirir ve yaşlanma belirtilerini azaltır. Enfeksiyonlara karşı korur ve kanser yapıcı etkileri azaltır.

  • C vitamininden zengin besinler; çilek, kuşburnu, kivi, turunçgiller, kırmızı ve yeşilbiberler, kavun, yeşil yapraklı sebzeler, karnabahar, brokoli, domates, patatestir.
  • E vitamininden zengin besinler; fındık, badem gibi yağlı tohumlar, avokado, zeytin, zeytinyağı, ay çekirdeği, ıspanak, kuşkonmazdır.

B vitaminlerinden sağlıklı bir cilt gelişimine yardımcı olabilen Riboflavin, daha sağlıklı görünen bir cilt ve yaralarının iyileşmesini sağlayabilen, sinir ve sindirim sistemi sağlığını destekleyen Niasin, mutluluk hormonu olarak bilinen ‘serotonin’ üretimi için gerekli, aynı zamanda güçlü bağışıklık sistemi sağlayan Piridoksin ve deri hücrelerinin sağlıklı oluşumu için stres ve yaşlanmayla savaşan, hücrelerde enerji üretimine yardımcı olan Biotin alımı çok önemlidir.

  • Riboflavinden zengin besinler; süt, karaciğer, böbrek, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, balık, yumurta, yoğurt ve fasulyedir.
  • Niasinden zengin besinler; balık, yağsız et, kepekli un ürünleri, karaciğer, buğday tohumu, yumurta, kavrulmuş yer fıstığı, kümes hayvanlarının beyaz eti, avokado, hurma, incir ve kuru eriktir.
  • Piridoksinden zengin besinler; muz, patates, nohut, kavun,balık, tavuk, ıspanak, brokoli, domates, kırmızı et ve yer fıstığıdır.
  • Biotinden zengin besinler; yumurta sarısı, karnabahar, peynir ve yer fıstığıdır.

Omega yağ asitleri, vücutta oluşan çeşitli inflamasyona karşı etkilidir. Omega 3; vücudun enerji üretimine katkıda bulunur. Yorgunluğu giderip, kavrama gücünü ve hareket kabiliyetini artırır. Cildin tahriş olma durumunda, omega 6 içeren bitkisel yağlar yardımcı olur. Aynı zamanda omega 6 yağ asitlerinden zengin bir diyet uygulamak kuru ve kaşınan cildi yatıştırıp nemlenmesini sağlar.

Serbest radikal temizleyicilerden Glutatyon ve Koenzim Q10 de yaşlanma karşıtı olarak kullanılmaktadır. Vücut dokularını onarır, derinin soluk rengini düzenler ve yaşlanmaya bağlı lekeleri hafifletir.

  • Glutatyondan zengin besinler;  kuşkonmaz, karpuz,  greyfurttur.
  • Koenzim Q10’den zengin besinler; esmer pirinç, yumurta, somon, yağlı tohumlar, kuru baklagillerdir.

Alpha lipoic Acid, C ve E vitamininden çok daha etkili olan antioksidan bir bileşimdir. Cildin yaşlanmasını önlemede büyük rol alır.

  • Alpha lipoic Acid den zengin besinler; kırmızı et, mayalı tahıl ürünleridir.

Uzun ve sağlıklı bir yaşam için yapılacak en güzel davranış; antioksidanlardan zengin ve doğal bir beslenmeyi seçip, bol taze sebze ve meyve, tam tahıllı ekmek ve diğer tahıllı ürünler, sağlıklı yağ asitleri tüketmek ve su içmeyi de unutmamak gerekiyor.

İlgili Yazılar

Bayramdan Sonra Detoks

Bayramlarda genellikle bütün aileyi bir araya getiren, zengin sofralar kurulur. Mutluluklar, kahkahalar, paylaşımlar arttıkça fark etmeden et ve et ürünleriyle bayramların klasiği olan tatlı tüketimi büyük ölçüde artar. Bayram kilolarının

Diyet Yapan Birçok Kişi Neden Vazgeçiyor?

Danışanlarımla yaptığım sohbetlerde diyetteki başarısızlığın vazgeçmekten kaynaklandığını gözlemledim. İnce görünmek ve sağlıklı olmak isteyen birçok kişi diyet yapıyor, günümüzde birçok ağızdan “Yiyemem, diyetteyim!” cümlesini duyuyoruz. Peki bu kadar çok diyet

Kahve Bahane Sohbet Şahane

  Kahvesiz güne başlayamam diyenler, yemek sonrası kahve sevenler, akşam kahvesi ile yorgunluk atanlar, ders çalışırken kahve enerjisine başvuranlar ve tüm kahve severler bu yazımı okumalı. Kahvenin sağlık açısından değerlendirilmesi

0 Yorum

Yorum yapılmamış!

Yorum yapan ilk kişi olmak için yorum yapın!

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.