Bir diyetisyen olarak incir en sevdiğim meyvelerden birisi ama maalesef yüksek kalori ve glisemik indeks sebebiyle kontrollü olmakta fayda var. Bazı yöreler için “bardacık” olduğunu mesleğimin ilerleyen yıllarında öğrendim ve benim gibi seveni çok olan bu güzelim meyve sınırlı zamanda taze olarak yenildiği için ben mutlaka menülerimde yer vermeye çalışıyorum. Hep birlikte incirin faydalarını hatırlayalım; ANTİOKSİDAN, VİTAMİN, MİNERAL DEPOSU Taze incir, özellikle koyu renkli olanları karoten, lutein, tannin gibi birçok antioksidan bileşen ve A, K gibi birçok vitamin içerir. Zengin antioksidan, vitamin, mineral içeriği sayesinde pek çok diğer meyve gibi vücudu zararlı bileşenlerden korur ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamıza yardım eder. Kalsiyum ve magnezyumdan içeriği ile aslında incir kemik sağlığımızı da destekler. KAN BASINCINI DENGELER İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum mineralinden zengindir. Düzenli sebze meyve tüketmeyen, işlenmiş ve sodyum içeriği yüksek besinlerle beslenen kişilerde potasyum eksikliği olabilir. Potasyum içeriği düşük ve sodyum içeriği yüksek besinleri sıklıkla tüketmek...
Karaciğer vücudumuzun en büyük organıdır ve nerdeyse 500’den fazla hayati fonksiyonuyla sağlığımız için büyük önem taşır. Peki onu ne kadar yakından tanıyoruz? Karaciğerle ilgili merak edilen 5 soruyu sizler için cevapladım. Bildiklerimizi hatırlayalım ve vücudumuzun en değerli organlarından biri olan karaciğerimize iyi davranalım… Karaciğerin görevi nedir? Aslıdan bu sorunun cevabı ‘karaciğer ne yapmaz ki’ diye başlamalı. Kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak, sindirime yardımcı olan safra salgısını üretmek gibi ortalama 500’ e yakın görevi vardır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görmesine yardımcı olması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynaması da görevleri arasındadır. Sağlıklı bir karaciğer nasıl anlaşılır? Karaciğerin sağlıklı olup olmadığını anlamanın yolu, hekim kontrolüdür. Hekiminiz muhtemelen sizden kan parametreleri, ultrason, fonksiyon testleri, enzim değerlerini içeren testler isteyecektir. Kendini yeniler mi? Karaciğer, bir kısmı hasar gördüğünde veya çıkarıldığında kendini yenileyen ve büyüyen tek organımızdır. Bu sebeple insanlar karaciğerlerinin bir bölümü için donör olabiliyorlar ve organ bağışı...
Masada herkes hala yemeğini yemeye devam ederken siz boşalmış tabağınızla onları mı izliyorsunuz? Belki de fazla kilolarınızın sebebi hızlı yemenizdir… Hızlı yemek yemek kişisel bir alışkanlık. Kilolu veya zayıf birçok insan bu davranışı gösteriyor olabilir hatta bu konuda iddialı olanları bile tanıyorum. Midedeki doyma hissinin beyne iletilmesi yaklaşık 20 dakika sürer. Bu süre içerisinde doymuş dahi olsak beynimizdeki açlık sinyalleri doyuma ulaşmamıza engel olur. Bazı bireyler o kadar hızlı yemek yerler ki dil üzerindeki tat alma hücreleri yemeğin hızlı geçişinden tadını bile zorlukla hissederler. Bu da çok fazla yenilmesine rağmen bir türlü doyma ulaşılamaması için bir sebeptir. İşte sizler için bilimsel çalışmalardan derlediğim yeme hızınızı düşürecek birkaç ipucu… Yemeğe başlamadan yiyecekleri küçük parçalara ayrımak, taneli yiyecekleri mümkün olduğu kadar tane tane yemek önemlidir. Bu yöntem yeme hızınızı azaltmak için çok etkili olacaktır. Hızlı yiyorsanız, muhtemelen ağzınızdaki lokma henüz bitmeden ağzınıza bir çatal daha götürüyorsunuzdur. Bunun yerine çataldaki lokmayı ağzınıza atın;...
Meyve ve sebzelerle yapılan; destekleyicilerle zenginleştirilen; yağlı tohum, yulaf ezmesi, keten tohumu yağı gibi bir çok besin grubu üyesi besinlerle öğününüzü güzelleştiren smoothie soğuk bir içecektir. 1900’lü yıllardan bu yana özellikle Brezilya, Arjantin gibi tropikal bölgelerde tüketilmeye başlanan smoothie, kısa sürede dünyaya yayılmıştır. Tatlı ve besleyici özelliğe sahip olması içeceğin tercih edilme nedenlerinden biridir. Önemli özelliği katı ile sıvı arasında yoğun kıvamda olması ve kararında karıştırılmasıdır. Fazla karıştırdığınız zaman meyve suyuna döner. Aynı zamanda İngilizcede güler yüzlü ve iki yüzlü anlamına da gelen bu içeceğin yüzümüzü güldürdüğü doğrudur. Görüntüsü milk shake kıvamındadır. İçimi de “Smooth – Pürüzsüz” dür. Smoothie ismi de aslında buradan gelmektedir. Smoothie, kelimesi İngilizce pürüzsüz (smooth) kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. İçerisinde meyve ve isteğe göre sebzeleri barındırdığından arındırıcı ve besleyicidir. Her mevsim evde hazırlanıp tüketilebilecek olan bu özel içecekleri gelin her yönüyle konuşalım… SMOOTHIE’LER… Günlük meyve ve sebze ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olabilir Kolay hazırlanabilir, pratiktir. Zamanınızın...
‘Tatile gidiyorum, tatilde diyet olmaz’ diye düşünüyorsanız çok haklısınız. Tatil sırasında diyet yapın demeyeceğim ama tatilden mutlu dönmek istiyorsanız tatilde de sağlıklı beslenmeye devam etmelisiniz. Uzun zamandır ihtiyacınız olan ve dört gözle beklediğiniz tatile sonunda çıktınız. Stres atmak için çıktığınız tatilinizde diyet stresi de yaşamayın. Amacınızı doğru belirleyin. Tatilde asıl amacınız kilo vermek değil, kilonuzu korumak ve sağlıklı beslenmek olmalı. Böylece tatilin keyfini kaçırmadan, tatil sonrası da pişmanlıklar yaşamadan güzel bir tatil dönemi yaşamış olursunuz. Korkmayın sağlıklı beslenme sevimsiz ve lezzetsiz şeyler yemek anlamına gelmez. Elbette tatilde küçük kaçamaklar yapacaksınız, ama bunu dengelemek ve tatilinizi sağlıklı geçirmek de elinizde. Plaj çantasında hangi yiyecekler olmalı? Eğer bir deniz tatili yapıyorsanız plaj çantanız ve deniz kenarında yedikleriniz sizi ele verecektir. Bu durumda sağlıklı bir tatil sağlıklı bir plaj çantasıyla başlar diyebiliriz. Güzel ve besleyici bir kahvaltıdan sonra bütün günü plajda geçirmek üzere planladıysanız, yanınıza da gün içinde enerjinizi yükseltecek ve sizi...
Bu yazımda size propolisi anlatmak istedim, daha önce sosyal medyada kış aylarında bağışıklık sistemim için propolis kullandığımdan bahsetmiştim, ben şuanda da kullanıyorum çünkü kış aylarında olduğu kadar yazın da güçlü bir bağışıklık sağlığımız için hayati önem taşıyor. Tabii ki beslenmesine dikkat eden biri olarak bu konuda en önemli faktörün yediklerimiz ve içtiklerimiz olduğunu söylemeliyim ama bir destekleyici olarak propolis de çok yardımcı oluyor. Propolis konusunda fazlaca kafa karışıklığı olduğunu fark ettim ve sizin için İTÜ Gıda Mühendisliği’nden mezun sevgili arkadaşım Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur’a danıştım, işte merak ettikleriniz. Propolis nedir? Propolis arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip tamamen doğal bir arı ürünüdür. Arılar tarafından, kovandaki mikropları yok etmek ve kovanın sterilizasyonu için kullanılır. Propolisin antioksidan etkisi nar suyu ile karşılaştırdığında, nar suyundan tam 80 kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Propolis virüs ve bakterileri yok ederek vücudun hastalıklarla savaşmasına...
Eskiden medya denilince aklımıza televizyon, gazete ve dergiler gelirdi. Son yıllarda geleneksel medyanın yanına bir de sosyal medya eklendi. Bilgi ve teknoloji çağının getirisi, akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar hayatımızın eksilmez bir parçası haline geldi. Bir çok konuda hayatımızı kolaylaştırdığı kesin, ama dikkatli ve kontrollü kullanılmazsa sorunlara da yol açabiliyor. Ocak 2017’de alınan verilere göre Instagram, dünya çapında 600 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip, Facebook ve Tumblr’dan sonra üçüncü büyük sosyal medya platformu haline geldi. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, kullanıcılar, Instagram’da her gün ortalama 21.2 dakika harcıyor; 18-29 yaş grubu ise, en az 30 dakika harcıyor. Yediklerinizin Resmini Çekiyor musunuz? Sosyal hayatın da ayrılmaz bir parçası olan bu teknolojik ürünler yemek masasında da sıklıkla kullanılıyor. Bir çoğumuz yediğimiz yemeklerin fotoğraflarını sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyoruz, ya da en azından bu tür paylaşımlar yapan hesaplara rastlamışsınızdır. Ben de fırsatını bulduğum zaman sosyal medya hesaplarımdan bu tür paylaşımlar yapıyorum Adana’da kebap fotoğrafları,...
Ramazanın bitmesi ve ardından bayramın gelmesi, uzun süren açlık psikolojisinden çıkarak özgürlük hissiyle daha fazla yemek yeme ihtiyacı hissettirebilir. Ama bu dönemde kendinize daha fazla özen göstermelisiniz. Bu yıl yaz aylarına denk gelen ramazanda egzersiz yapma imkanınız da olmadıysa metabolizmanız biraz yavaşlamış olabilir. Bayramda diyet yapın demeyeceğim elbette, zaten özel günler ve tatillerde kilo vermek gerçekçi bir hedef olmayacaktır, amacınız kilonuzu ve sağlığınızı korumak olsun yeter. Bunun için de aslında çözüm çok kolay miktara dikkat ederek yemek ve dengelemeyi başardınız mı hiç korkmayın Yemeklerinizi yavaş yavaş yemeniz ve porsiyonlarınızı azaltarak midenize de yardım edin lütfen uzun süre aç kalan m,ideyi birden doldurmayın bayramda. Sıvı tüketimi her zaman önemli fakat yüksek miktarda hayvansal protein aldığınız ve tatlı tüketiminin arttığı bayram günlerinde daha da önem taşıyor. Su toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlıyor. Bu sebeple gün için de 2-2,5 litre su içmeye özen gösterin Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine, sütlü tatlılar veya meyve tatlısı...
Yaz ayları gelince akla ilk gelen tatildir bahar ayı ise yaza hazırlıktır. Diğer deyişle tatile hazırlık bunun için egzersiz gözden geçirilir eğer kıştan kalan kilo var ise verilmeye çalışılır. Peki ya daha sonra yaz bitiminde kilo alanların çok olduğunu 23 yıllık tecrübemle size çok rahat söyleyebilirim. Tatilleri yeme fırsatı olarak görmeyin bedeninizi ve ruhunuzu dinlenme olarak değerlendirin. Özellikle de paket program olan oteller ve en tehlikelisi ise çoğu zaman açık büfeler. Uzun yaz akşamlarında masada geçirilen uzun saatler ve kalabalık gruplarda tabi ki önemli bir etkileyici faktör. Tabi ki çözümü var merak etmeyin tatile hatta açık büfeye rağmen kilo almamak mümkün. Öncelikle yaz programınızı gözden gözden geçirin Hedef: Bir planımız olmadığında, yazın boş zamanı bir divanda uzanarak, bilgisayarın ya da televizyonun önünde hareketsiz şekilde geçirmek kolaydır oysa hedefiniz var ise ve önceden ulaşılabilir şekilde planlarsanız durum böyle olmaz. Örneğin şartlarınıza uygun olarak daha fazla yüzmek, yürümek, bisiklete binmek...
‘Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım’ atasözünü hepimiz biliyoruz, gerçekten tatlı şeylerin insanı mutlu ettiği doğru. Hatta sadece yeme fikri bile yüzümüzde bir gülümsemeye neden oluyor. İtiraf ediyorum bende tatlı yemeyi seviyorum. Hiçbir danışanıma da tatlı yemeği yasaklamıyorum. Ama her şeyde olduğu gibi dengeyi sağlamak, miktarına ve sıklığına dikkat etmek çok önemli. Tatlı yemeyi sevmek ev arada tüketmekle ona bağımlı olmak arasında çok büyük fark vardır. Örneğin uzun süre tatlı yemediğinizde canınız tatlı istemez hiç aklınıza gelmez, ama bazen öyle günler ve haftalar olur ki her gün tatlı yemeden rahat edemezsiniz. Her yemek sonrası bir tatlı ararsınız, ara öğünlerde şeker içeriği yüksek besinlere yönelirsiniz hatta gece çikolata yemeden uyuyamaz hale gelirsiniz. Bu durum birkaç sebepten kaynaklanıyor olabilir. Tatlı yemek alışkanlığınız haline gelmiştir ve damak tadınızı o şekilde geliştirmiş olabilirsiniz. Psikolojik olarak tatlı tüketmenin sizi daha mutlu ettiğine ve tatlı yemeye ihtiyacınız olduğunuza inanıyor olabilirsiniz. İnsülin ile ilgili herhangi bir problem yaşıyor...