Dirençli kilolar, çoğumuzun deyimiyle ‘inatçı kilolar’ moralinizi bozabilir. İstikrarlı bir şekilde hedeflediğiniz kilonun büyük bir kısmını verdiniz ama son birkaç kilo gitmiyor, ne yaparsanız yapın hep ordaymış gibi… Tartılarla kavga etmeyin, gelin inatçı kilo nedir, nasıl gider birlikte inceleyelim. Kilo vermeye karar verip başarılı bir şekilde 10 kg verdiniz, hedefinize sadece 2 kg kaldı yani 61 kg ağırlığındasınız ve 59 kg olmak istiyorsunuz. Diyeti dikkatlice takip ediyor, her sabah heyecanla tartıya bakıyor ama bir türlü 59 kilogramı göremiyorsunuz. Bazı kilolar özellikle dirençlidir. Her bireyin direnç gösteren bir vücut ağırlığı olabilir. “Gerçekten dikkatli şekilde yiyorum, ama ne yazık ki şu 2 kilogramı kaybedemiyorum. Sanırım akşamları çok fazla meyve yiyorum, ama akşamları tek eğlencem TV karşısında bir şeyler yemek!” dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haksız sayılmazsınız aslında. Ancak şu son 2-3 kiloyu vermeniz konusunda bazı engeller ve düzeltmeniz gerekenler olabilir: Daha hafif olmanız için daha az kalori almanız gerekir Kilo kaybetme hızı, hedef kilonuza yaklaştıkça azalabilir, çünkü sizin küçük bedeninizi korumak...
Bugün 16 Ekim Dünya Ekmek günü, bu hafta pek çok etkinlik ve bilgi ile karşılaşabilirsiniz. Kelime anlamı olarak baktığımızda tahıl unundan yapılmış hamurun fırında sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılan yiyecek olarak geçse de mecazi anlamda çok daha fazla hayatımızın içinde ekmek, hatta soframızın baş köşesinde. İnsanı geçindirecek iş kazanç veya yemek, aş anlamında da kültürümüzün önemli parçası. ”Eli ekmek tutmak” “ekmeğini taştan çıkarmak”, “ekmek aslanın ağzında” benim ilk aklıma gelenler. Beslenme dünyası içinde ekmek karbonhidratın temel taşı ancak son dönemde biraz kafalar karışık. Ekmek israfı yine üzerinde durulması gereken önemli noktalardan birisi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin geçtiğimiz yıllarda ekmek israfı ile ilgili yaptığı çalışmanın sonuçları dikkat çekici şöyle ki; Ülkemizde bir yılda çöpe atılan ekmek ile 542 bin ton buğdayı israf ediyoruz. Her gün 101 milyon ekmek üretiliyor ve bunun 95 milyonu tüketilirken 6 milyonu çöpe atılıyor. Ülkemizde bir yılda çöpe atılan 2.1 milyar...
Bir diyetisyen olarak incir en sevdiğim meyvelerden birisi ama maalesef yüksek kalori ve glisemik indeks sebebiyle kontrollü olmakta fayda var. Bazı yöreler için “bardacık” olduğunu mesleğimin ilerleyen yıllarında öğrendim ve benim gibi seveni çok olan bu güzelim meyve sınırlı zamanda taze olarak yenildiği için ben mutlaka menülerimde yer vermeye çalışıyorum. Hep birlikte incirin faydalarını hatırlayalım; ANTİOKSİDAN, VİTAMİN, MİNERAL DEPOSU Taze incir, özellikle koyu renkli olanları karoten, lutein, tannin gibi birçok antioksidan bileşen ve A, K gibi birçok vitamin içerir. Zengin antioksidan, vitamin, mineral içeriği sayesinde pek çok diğer meyve gibi vücudu zararlı bileşenlerden korur ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamıza yardım eder. Kalsiyum ve magnezyumdan içeriği ile aslında incir kemik sağlığımızı da destekler. KAN BASINCINI DENGELER İncir kan basıncının dengelenmesini sağlayan potasyum mineralinden zengindir. Düzenli sebze meyve tüketmeyen, işlenmiş ve sodyum içeriği yüksek besinlerle beslenen kişilerde potasyum eksikliği olabilir. Potasyum içeriği düşük ve sodyum içeriği yüksek besinleri sıklıkla tüketmek...
Karaciğer vücudumuzun en büyük organıdır ve nerdeyse 500’den fazla hayati fonksiyonuyla sağlığımız için büyük önem taşır. Peki onu ne kadar yakından tanıyoruz? Karaciğerle ilgili merak edilen 5 soruyu sizler için cevapladım. Bildiklerimizi hatırlayalım ve vücudumuzun en değerli organlarından biri olan karaciğerimize iyi davranalım… Karaciğerin görevi nedir? Aslıdan bu sorunun cevabı ‘karaciğer ne yapmaz ki’ diye başlamalı. Kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak, sindirime yardımcı olan safra salgısını üretmek gibi ortalama 500’ e yakın görevi vardır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görmesine yardımcı olması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynaması da görevleri arasındadır. Sağlıklı bir karaciğer nasıl anlaşılır? Karaciğerin sağlıklı olup olmadığını anlamanın yolu, hekim kontrolüdür. Hekiminiz muhtemelen sizden kan parametreleri, ultrason, fonksiyon testleri, enzim değerlerini içeren testler isteyecektir. Kendini yeniler mi? Karaciğer, bir kısmı hasar gördüğünde veya çıkarıldığında kendini yenileyen ve büyüyen tek organımızdır. Bu sebeple insanlar karaciğerlerinin bir bölümü için donör olabiliyorlar ve organ bağışı...
Masada herkes hala yemeğini yemeye devam ederken siz boşalmış tabağınızla onları mı izliyorsunuz? Belki de fazla kilolarınızın sebebi hızlı yemenizdir… Hızlı yemek yemek kişisel bir alışkanlık. Kilolu veya zayıf birçok insan bu davranışı gösteriyor olabilir hatta bu konuda iddialı olanları bile tanıyorum. Midedeki doyma hissinin beyne iletilmesi yaklaşık 20 dakika sürer. Bu süre içerisinde doymuş dahi olsak beynimizdeki açlık sinyalleri doyuma ulaşmamıza engel olur. Bazı bireyler o kadar hızlı yemek yerler ki dil üzerindeki tat alma hücreleri yemeğin hızlı geçişinden tadını bile zorlukla hissederler. Bu da çok fazla yenilmesine rağmen bir türlü doyma ulaşılamaması için bir sebeptir. İşte sizler için bilimsel çalışmalardan derlediğim yeme hızınızı düşürecek birkaç ipucu… Yemeğe başlamadan yiyecekleri küçük parçalara ayrımak, taneli yiyecekleri mümkün olduğu kadar tane tane yemek önemlidir. Bu yöntem yeme hızınızı azaltmak için çok etkili olacaktır. Hızlı yiyorsanız, muhtemelen ağzınızdaki lokma henüz bitmeden ağzınıza bir çatal daha götürüyorsunuzdur. Bunun yerine çataldaki lokmayı ağzınıza atın;...
Meyve ve sebzelerle yapılan; destekleyicilerle zenginleştirilen; yağlı tohum, yulaf ezmesi, keten tohumu yağı gibi bir çok besin grubu üyesi besinlerle öğününüzü güzelleştiren smoothie soğuk bir içecektir. 1900’lü yıllardan bu yana özellikle Brezilya, Arjantin gibi tropikal bölgelerde tüketilmeye başlanan smoothie, kısa sürede dünyaya yayılmıştır. Tatlı ve besleyici özelliğe sahip olması içeceğin tercih edilme nedenlerinden biridir. Önemli özelliği katı ile sıvı arasında yoğun kıvamda olması ve kararında karıştırılmasıdır. Fazla karıştırdığınız zaman meyve suyuna döner. Aynı zamanda İngilizcede güler yüzlü ve iki yüzlü anlamına da gelen bu içeceğin yüzümüzü güldürdüğü doğrudur. Görüntüsü milk shake kıvamındadır. İçimi de “Smooth – Pürüzsüz” dür. Smoothie ismi de aslında buradan gelmektedir. Smoothie, kelimesi İngilizce pürüzsüz (smooth) kelimesinden türetilmiş bir kelimedir. İçerisinde meyve ve isteğe göre sebzeleri barındırdığından arındırıcı ve besleyicidir. Her mevsim evde hazırlanıp tüketilebilecek olan bu özel içecekleri gelin her yönüyle konuşalım… SMOOTHIE’LER… Günlük meyve ve sebze ihtiyacınızı karşılamanıza yardımcı olabilir Kolay hazırlanabilir, pratiktir. Zamanınızın...
‘Tatile gidiyorum, tatilde diyet olmaz’ diye düşünüyorsanız çok haklısınız. Tatil sırasında diyet yapın demeyeceğim ama tatilden mutlu dönmek istiyorsanız tatilde de sağlıklı beslenmeye devam etmelisiniz. Uzun zamandır ihtiyacınız olan ve dört gözle beklediğiniz tatile sonunda çıktınız. Stres atmak için çıktığınız tatilinizde diyet stresi de yaşamayın. Amacınızı doğru belirleyin. Tatilde asıl amacınız kilo vermek değil, kilonuzu korumak ve sağlıklı beslenmek olmalı. Böylece tatilin keyfini kaçırmadan, tatil sonrası da pişmanlıklar yaşamadan güzel bir tatil dönemi yaşamış olursunuz. Korkmayın sağlıklı beslenme sevimsiz ve lezzetsiz şeyler yemek anlamına gelmez. Elbette tatilde küçük kaçamaklar yapacaksınız, ama bunu dengelemek ve tatilinizi sağlıklı geçirmek de elinizde. Plaj çantasında hangi yiyecekler olmalı? Eğer bir deniz tatili yapıyorsanız plaj çantanız ve deniz kenarında yedikleriniz sizi ele verecektir. Bu durumda sağlıklı bir tatil sağlıklı bir plaj çantasıyla başlar diyebiliriz. Güzel ve besleyici bir kahvaltıdan sonra bütün günü plajda geçirmek üzere planladıysanız, yanınıza da gün içinde enerjinizi yükseltecek ve sizi...
Bu yazımda size propolisi anlatmak istedim, daha önce sosyal medyada kış aylarında bağışıklık sistemim için propolis kullandığımdan bahsetmiştim, ben şuanda da kullanıyorum çünkü kış aylarında olduğu kadar yazın da güçlü bir bağışıklık sağlığımız için hayati önem taşıyor. Tabii ki beslenmesine dikkat eden biri olarak bu konuda en önemli faktörün yediklerimiz ve içtiklerimiz olduğunu söylemeliyim ama bir destekleyici olarak propolis de çok yardımcı oluyor. Propolis konusunda fazlaca kafa karışıklığı olduğunu fark ettim ve sizin için İTÜ Gıda Mühendisliği’nden mezun sevgili arkadaşım Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur’a danıştım, işte merak ettikleriniz. Propolis nedir? Propolis arıların bitkilerin yaprak, sap ve tomurcuklarından topladıkları çok güçlü antioksidan ve antimikrobiyal etkilere sahip tamamen doğal bir arı ürünüdür. Arılar tarafından, kovandaki mikropları yok etmek ve kovanın sterilizasyonu için kullanılır. Propolisin antioksidan etkisi nar suyu ile karşılaştırdığında, nar suyundan tam 80 kat daha güçlü antioksidan etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Propolis virüs ve bakterileri yok ederek vücudun hastalıklarla savaşmasına...
Eskiden medya denilince aklımıza televizyon, gazete ve dergiler gelirdi. Son yıllarda geleneksel medyanın yanına bir de sosyal medya eklendi. Bilgi ve teknoloji çağının getirisi, akıllı telefonlar, tabletler, dizüstü bilgisayarlar hayatımızın eksilmez bir parçası haline geldi. Bir çok konuda hayatımızı kolaylaştırdığı kesin, ama dikkatli ve kontrollü kullanılmazsa sorunlara da yol açabiliyor. Ocak 2017’de alınan verilere göre Instagram, dünya çapında 600 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip, Facebook ve Tumblr’dan sonra üçüncü büyük sosyal medya platformu haline geldi. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, kullanıcılar, Instagram’da her gün ortalama 21.2 dakika harcıyor; 18-29 yaş grubu ise, en az 30 dakika harcıyor. Yediklerinizin Resmini Çekiyor musunuz? Sosyal hayatın da ayrılmaz bir parçası olan bu teknolojik ürünler yemek masasında da sıklıkla kullanılıyor. Bir çoğumuz yediğimiz yemeklerin fotoğraflarını sosyal medya hesaplarımızda paylaşıyoruz, ya da en azından bu tür paylaşımlar yapan hesaplara rastlamışsınızdır. Ben de fırsatını bulduğum zaman sosyal medya hesaplarımdan bu tür paylaşımlar yapıyorum Adana’da kebap fotoğrafları,...
Ramazanın bitmesi ve ardından bayramın gelmesi, uzun süren açlık psikolojisinden çıkarak özgürlük hissiyle daha fazla yemek yeme ihtiyacı hissettirebilir. Ama bu dönemde kendinize daha fazla özen göstermelisiniz. Bu yıl yaz aylarına denk gelen ramazanda egzersiz yapma imkanınız da olmadıysa metabolizmanız biraz yavaşlamış olabilir. Bayramda diyet yapın demeyeceğim elbette, zaten özel günler ve tatillerde kilo vermek gerçekçi bir hedef olmayacaktır, amacınız kilonuzu ve sağlığınızı korumak olsun yeter. Bunun için de aslında çözüm çok kolay miktara dikkat ederek yemek ve dengelemeyi başardınız mı hiç korkmayın Yemeklerinizi yavaş yavaş yemeniz ve porsiyonlarınızı azaltarak midenize de yardım edin lütfen uzun süre aç kalan m,ideyi birden doldurmayın bayramda. Sıvı tüketimi her zaman önemli fakat yüksek miktarda hayvansal protein aldığınız ve tatlı tüketiminin arttığı bayram günlerinde daha da önem taşıyor. Su toksinlerin vücuttan uzaklaştırılmasını sağlıyor. Bu sebeple gün için de 2-2,5 litre su içmeye özen gösterin Aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine, sütlü tatlılar veya meyve tatlısı...