• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/10/2015

2009 yılında ilk baskısı yayımlanan Afiyetle Diyet kitabı genişletilmiş yeni baskısı ile alfa yayın evi tarafından yeniden okuyucularla buluştu. Neden diyetten vazgeçiliyor? Diyete nasıl hazırlanılmalı? Diyette başarının yolları Beslenmenin iyiliğine odaklanmak lazım. Sağlıklı beslenmenin iyiliği hepimiz için, peki diyet kimler için? Diyet bir hastalığı tedavi etme veya korunma amaçlı belirli yiyeceklerin kısıtlanması veya miktarlarının düzenlenmesi esasına dayanır, diyen Koçak bu kitabı kendini daha iyi hissetmek isteyen, yaşamın sorumluluğunu almış, biraz kilo fazlası olan veya kilo almamak için dikkat gösteren bireylerin yanlış diyetler yapmamaları, diyet yerine farklı bir bakış açsına sahip olabilmelerine katkı sağlamak amacıyla hazırladı. “Dilara Koçak bilgisi ile güven, kişiliği ile sevgi uyandırmaktadır. Onunla birlikte uygulanan diyet hoş bir yolculuk olmaktadır. Beslenme kültürümüzü mutfaktan başlayarak etkileyen açılımları, yeni kitabı ile daha geniş kitlelere sağlıklı yaşamın kapılarını açacaktır.” Prof. Dr. Tansu ÇİLLER “Dilara Koçak bu kitabında günümüz dünyasının en önemli sorunlarından biri olan sağlıklı ve dengeli beslenme konusunu tam bir...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
07/10/2015

  Yazın kilo almış olabilirsiniz veya sonbahar sizi mutsuz ediyor olabilir, sorun yok! Vücudunuz olağanüstü bir yenileme ve iyileşme kapasitesine sahip ve biz bunu besinlerle destekleyebiliriz. Her gün 2 porsiyon meyve yiyenler daha sağlıklı Sonbaharın duygusal atmosferiyle gerçek açlık ve psikolojik açlık duygusunu ayırt etmek biraz zorlaşabilir, iştahınız değişmiş olabilir. Böyle durumlarda içerdiği faydalı bileşikler yüksek su ve lif içeriği ile düşük kalorili sebze ve meyve tüketimine öncelik göstermek iyi bir seçim olabilir. Kışa girerken meyve ve sebzeler sağlık ve iyi yaşama doğrudan katkıda bulunan besin bileşenlerinin bize sanki hediye paketidir. Yapılan çalışmalar gün içinde 2 porsiyon meyve ve sebze tüketen insanların %11 daha sağlıklı olduğunu söylüyor. Ortalama 8,3 yıldır menopozda olan 52,823 kadınla yapılan bir çalışmada beslenmesinde lifli meyvelere yer verenlerin diğerlerine oranla meme kanseri riskinin %34 oranında daha az olduğu bulunmuş. Hipokrat’ın meşhur sözünü hatırlayın “ ilaçlar besin değil, besinler ilacınız olsun”   B 12 vitamini ve folat...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
30/09/2015

 Yaz bitimi biraz hüzün verir, tatiller biter, çocuklar okula döner, kışlık hazırlıklar tamamlanır ve mutfak değişmeye başlar. Kendiniz, çocuklarınız, aile ve mutfak için sonbahara hazır mısınız? Egzersiz planı yapın Yaz aylarından sonra havaların erken kararması fiziksel aktivite de azalma tatil sonrası işlerin yoğunlaşması, halsizlik, isteksizlik, mutsuzluk ile sonuçlanabiliyor. Sonbaharın depresyonuna girmeyin en iyi çözüm hareketi arttırmak. Üstelik sonbaharda sıcaklık ve nemin azalmasıyla daha rahat spor yapılır. Bir yandan kas kitlesini artırırken diğer yandan artan metabolizma hızı ile yağ yakımı artar. Egzersiz, bağışıklık ve dolaşım sisteminizi destekler. Doğal antidepresan olan spor, vücuttan endorfin salgılanarak depresyonu azaltır. Alışverişi gözden geçirin Sonbaharda enerjinizin düşmemesi ve stresi kontrol etmek için B grubu vitaminlerinden zengin beslenilmeli. Tam tahıllı ekmekler, kurubaklagiller, yeşil yapraklı sebzeler, et ve süt ürünleri. Aynı zamanda omega yağ asitlerinin, özellikle de DHA’nın (Dokosohekzanoikasit) eksik olması, kişiyi depresyona karşı korumasız hale getirebilir. Antidepresan etkili bir beslenme planı, bol miktarda balık ve omega-3 yağ...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
28/09/2015

Bayramlarda genellikle bütün aileyi bir araya getiren, zengin sofralar kurulur. Mutluluklar, kahkahalar, paylaşımlar arttıkça fark etmeden et ve et ürünleriyle bayramların klasiği olan tatlı tüketimi büyük ölçüde artar. Bayram kilolarının matematiği Kişinin 1 kilo alabilmesi için normal beslenmesinden 7 bin kalori fazla alması gerekir. sağlıklı bir erkek 3 bin kaloriye ihtiyaç duyar. 7 bin kalori için gün boyunca yemek lazım gibi görünse de, 1 porsiyon baklava ortalama 450-500 kalori eder. Bayram ziyaretlerinde üç misafirlikte birer tabak baklava yese günde bin 500 kalori fazladan almış olur. 4 günde toplam 6 bin kalori sadece tatlı yenilerek alınır. Bunun böreği, dolması, pilavı var. İşin kötüsü o kiloyu maalesef iki günde veremiyorsunuz. Aldığınız 1 kiloyu geri vermek için 7 bin kalori eksik tüketmek gerekiyor. Yediklerinizi günde bin kalori bile indirseniz haftada 1 kilo verebilirsiniz. 2 kilo, 2 haftada gider. Onun için kendinize biraz zaman tanımalısınız. Ancak fazla uzatmadan bayramın hemen ardından yediklerinize dikkat etmeye...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
18/09/2015

Annelerin en büyük şikâyetlerinden birisi iştahsız çocuklar ve her yemeği yemeyen seçici çocuklar. Annelik içgüdüsü tabi ki çocuğu en iyi şekilde beslemek konusunda oldukça hassas, Ancak bazen bu hassasiyet annenin kendini tatmini haline gelebiliyor işte bu tehlikeli, çünkü o zaman anne çocuk ile inatlaşır hale geliyor ve tabaktakinin bitmesi konusunda ciddi mücadele başlıyor. Çocuğun aç veya tok olduğunu anlamasına ve ifade etmesine müsaade etmek gerekiyor. Çünkü çocuk kendi kişiliğini ispatlamak ister. Acıktığını veya doyduğunu anlayabilir. Onu zorlarsak, normal açlık / tokluk düzenini kuramaz. İleride yanlış beslenmeden kaynaklanan sorunlar yaşayabilir. Siz büyükler bile her gün aynı düzende yeme sorumluluğunu yerine getiremezken çocuğa bu konuda aşırı yüklenmek doğru olmaz. Çocuklar, bazı gün çok iyi yerler, bazı gün de adeta bir lokma ile günü geçirirler ateşli bir hastalıktan iştahsızlık veya oyuna dalıp yemeği atlama her gün yapılan bir davranış olmadığı sürece sorun yaratmaz Çocuğun eğer büyümesi normalse, gün içinde koşup oynayacak enerjiyi buluyorsa...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
18/09/2015

Çocuklar Duymasın dizisindeki Haluk’un lakabıydı Taşfırın Erkeği. Dizi yıllarca sürdü, çocuklar büyüdü, evlendi, hayatlar değişti ama Taşfırın Erkeği değişmedi. Taşfırın Erkeği Haluk’a göre erkek adam diyet yapmaz, erkek adam az kalorili yiyecekler yemez, erkek adam light süt içmezdi. Hepimize çok tanıdık gelmiyor mu? Çoğu erkeğin fazla kilo ve yiyecekler konusundaki tavrı da aynı Taş Fırın Erkeği Haluk’u andırıyor. Bu nedenle de kiloya bağlı sağlık sorunları ile sıklıkla karşılaşılıyor. Karaciğer yağlanması, gut hastalığı prostat, kolon akciğer kanseri ve kalp hastalıkları erkeklerin dikkatli olması gereken sağlık problemlerinin başında geliyor. Şişmanlık, tüm bu problemleri tetikliyor. Bu yüzden Taş Fırın Erkeklerinin hoşuna gitmese de yeterli ve dengeli beslenme sağlık için çok önemli. Ayrıca doymuş yağ ve kolesterolü diyette azaltmak, kansere koruyuculuk için bol sebze ve meyve yemek süt yoğurt ürünlerini yağsız tercih etmek, posa için tam tahıl ürünlerini tercih etmek özellikle orta yaş erkeğinin temel beslenme biçimi olmalıdır. TAŞ FIRIN ERKEĞİNİN 4 BÜYÜK HATASI...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
18/09/2015

Sporu özellikle hayatına yeni sokan erkeklerin genelde ilk sorusu “nasıl kas yapacağım” olur. Kas yapmayı hızlandırsın diye de ilk yapılan iş de kas yaptığı söylenen besin desteklerine başvurmaktır. Tabii ki besin destekleri yerinde kullanılırsa yararlı ama bunu bir uzman önermeli. Bilinçsiz alınan besin destekleri sağlığa olumsuz etki yapabiliyor.Bu konuda çok soru soruluyor, egzersiz yaparken daha sağlıklı olabilmek için nasıl beslenilmesi gerektiği merak ediliyor. O nedenle günlüğün bu sayfalarında spor yapanların kullandığı destekler ve ekstra performans artırıcıların neler olduğunu anlatacağım. Öncelikle spor yapanların özellikle de erkeklerin gündeminde besin destekleri önemli yer tutuyor. Ancak bu konuda hala pek çok yanlış inanış var. Reklamı yapılan besin desteklerinin mucize yaratacağı inanılarak hemen satın alınıyor. Tabii ki, diyette birtakım değişikliklerle performans geliştirilebilir fakat bu durum yapılan spor dalına ve kişinin durumuna göre farklılık gösterir. Uygun olmayan beslenme alışkanlıkları ise en iyi sporcuların bile potansiyellerini ortaya koymalarını engelleyebilir. Beslenme için kullanılan destekler geniş bir ürün yelpazesi...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
16/09/2015

SPOT: Süt ve süt içeren ürünler yediğinizde şişkinlik, gaz ve sindirim güçlükleri yaşıyorsanız sizde de “laktoz” ile ilgili problem olabilir. Bu konuda pek çok alternatif ve çözüm var yeter ki biraz seçici ve dikkatli olun. Süt şekeri olarak da bilinen laktoz glikoz ve galaktozdan oluşur. Sadece memelilerin sütünde bulunan laktoz, süt ve süt ürünlerinin ana karbonhidratıdır. İnce bağırsaklarımız bu şekeri sindirebilmek için “laktaz” adı verilen bir enzim üretir. Laktaz enzimi bu şekeri parçalar ve vücut tarafından emilmesini sağlar. Vücudunuzda bu enzim yoksa ya da var ama yeterli değilse laktoz küçük parçalara ayrılamaz, emilim ve sindirimi sağlanamaz. Böylece laktoz intoleransı oluşmuş olur. Laktoz intoleransı genellikle adölesan ve yetişkinlerde inek sütüne karşı görülen istenmeyen bir reaksiyondur. Dünya nüfusunun yaklaşık %70’i süt ve süt ürünlerini tükettikten sonra rahatsızlık duyuyor. Sindirilemeyen laktoz kalın bağırsaklara geçer ve orada bakteriler tarafından fermente olur. Bu da gaz, şişkinlik, kramp, mide bulantısı, ishal ve çocuklarda kilo kaybına neden...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
14/09/2015

Çalışmalara göre evlilik kilo aldırıyor ama diğer taraftan evli insanlar daha uzun yaşıyor. Hadi bakalım hangisi? Araştırmacılar evlenen kişilerin bekarlara oranla 2.5 ile 4 kg arasında ağırlık artışı yaşandığını bildiriyor. Tam olarak nedeni bilinmemekle birlikte, bireylerin evlendiklerinde artık kendilerine özen göstermelerine gerek kalmadığını düşünmeleri ve kilo vermeyi önemsemedikleri tahmin ediliyor. Ben bizim ülke için hemen söyleyeyim. Gelin adayları evlenmeden önce yeni ev telaşı, gelinlik provası, düğün hazırlığı, davetiyeler, ailelerin stresi, daha güzel görünmek için spor bakım ve diyetler ile hayatlarının en zayıf hali ile gelinlik giyerler. Hatta daha sonra kilo alan birçok kişi hep gelinliğini örnek verir. Hatta “ben evlendiğimde 48 kiloydum belimde sadece 60 santimetreydi” cümlesi sanırım pek çoğumuza da tanıdık gelir.   Evlilik yarar mı? Düğün sonrası uzak yakın birçok akraba ziyarete gelir ve gelin hanım tüm marifetlerini sergilemek üzere pasta, börekler en güzel tatlılar, en lezzetli yemekler ile misafirlerini ağırlar eşine de bu hünerleri göstermek ve ev...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/09/2015

  Yapılan çalışmalara göre egzersiz daha zeki ve uyanık olmanızı etkiliyor. Egzersiz sırasında beyinde kan akışı artması fiziksel olarak aktif olan kişilerde önemli bir fark yaratıyor Egzersiz ve beyin aktivitesi ile ilgili bu çalışma yaş ortalaması 49 olan ve aktif egzersiz yapmayan kilolu bireylerle yapılmış. Katılımcılar program başlamadan önce bir dizi biyolojik, fizyolojik ve zihinsel testten geçirilerek vücut bileşimleri, zihinsel fonksiyonları, egzersiz yaparken ki maksimum oksijenlenme kapasiteleri, kardiyovasküler riskleri ölçülmüş Araştırmada zihinsel testler sembol ve sayıları hatırlama gibi görevler kullanılmış. Beyin içerisinde ne gibi değişiklikler olduğunu anlayabilmek için yakın kızılötesi spektroskopisi yöntemi ile ölçüm yapılmış (Bu yöntem insan dokusuna kızılötesi dalgalar gönderir ve bu da kanın içindeki oksijenle reaksiyona girer) Ölçüm ve kayıtlar bittikten sonra aktif olmayan bu bireylere haftada 1 kez ağırlık çalışması ve haftada 2 kez bisiklete binme ezgersizleri başlatılmış 4 hafta sonunda vücut yağları, beden kitle indeksieri, ağırlıkları ve bel çevrelerinde önemli derecede azalış görülmüş ve aynı...