• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

  Yemeğinizi sessiz ve yavaşça yemek sadece ruhunuz için değil sindiriminiz için de daha iyi. Bekar veya çift olun veya kocaman bir aile ihtiyacımız olan önemli birleştirici güç huzurlu aile sofrası Kolombiya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, ailesiyle düzenli yemek yiyen çocukların alkol, madde kullanma ve obezite şansının daha az olduğunu ve okulda daha başarılı olduklarını ortaya koydu. Huzurlu bir yemekten fayda gören sadece çocuklar değil. Uzmanlar çiftlerin de huzurlu öğünlere ihtiyacı var diyorrElbette akşam yemeğinde rahatlamanız gerektiğini bilmek ile bunu uygulamak ayrı bir şey. İşte size uygulamaya başlamak için altı ipucu: Sesi kısın. Hiçbir şey çevrenizdeki sesi kısmak kadar stres seviyesini azaltamaz. Bu cep telefonlarının, televizyonun ve radyonun sesinin kapalı olması ve yemek sırasında telefona cevap verilmemesi anlamına geliyor. Peki fonda ne olmalı? Yumuşak, rahatlatıcı bir müzik stresi anında azaltır. Ailenin her bir üyesi ne dinlenebileceği konusunda önerilerde bulunabilir veya her bir öğünde farklı bir kişi müziği seçebilir. Modu belirlemek için masayı kurun. Her öğünde iyi yemek takımınızı kullanmak istemeseniz de...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

Tatil yerlerindeki açık büfelerdeki her bir yiyecek ve içecek tam bir cazibe tanrıçası gibi tabağınıza gelmeye göz kırpar. İşte böyle bir durumda açık büfeler dezavantaj da, avantaj da olabilir bu durumu iyi yönetirseniz tatilin sonunda kilo almayabilir, hatta verebilirsiniz de. Bedeli peşinen ödenen sınırsız yiyecekler, sınırsız ve bilinçsiz tüketildiğinde bedeninize maliyeti daha yüksek olacaktır. Açık büfeleri doğru kullanmanız ve bu durumdan sağlık yönünden kârlı çıkmanız için bazı kolay uygulanabilir önerilerim var; Küçük bir tabak seçin: Büyük yerine küçük tabak tercih ederseniz, porsiyonlarınız daha büyük görünerek önce gözlerinizi doyurur. Tabağınızı doldurmadan büfeyi gözden geçirin: Büfenin başından diğer ucuna kadar tabağınızı doldurmak yerine,  önce yemeklere göz atın. Açık büfelerin cazibesinden faydalanın: Hem gösterişli, hem cazip ama aynı zamanda da sağlıklı bir tabak hazırlayabilirsiniz.  Besin gruplarını hatırlayın: Süt-yoğurt grubu, proteinler, ekmek ve tahıllar, sebze, meyve. Tabağınızı önce salata ve sebzelerle doldurun, boşluklara diğer yiyecekleri alın. Yiyeceklerinizialın ve büfeden ayrılın: Yemek seçiminizi yaptıktan sonra büfeden olabildiğince uzakta bir masaya oturun. Tatlılar: Araştırmalarbeslenme programından sapmaların en fazla tatlılarla yapıldığını gösteriyor. Siz de tatlıya dayanamıyor ve yemek mi istiyorsunuz? O halde iştah açıcıları atlayın ya da ana yemeğinizi küçük...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

  Menstürasyon döneminden bir – iki hafta önce başlayıp bu dönemin sonlanmasıyla ortadan kaybolan sıkıntılar her kadını farklı etkiler. Ortaya çıkışı ve tedavisi konusu henüz net değildir ancak hormonların bireyler üzerindeki etkisi önemlidir. Menstrüel döngünün ikinci yarısında (adet görmeye yaklaşırken) östrojen progesterona oranla en düşük halindedir ve bu zaman dilimi ruh halindeki oynamaların ve aşermelerin, yeme krizlerinin en yoğun yaşandığı dönemdir. Bu her bireyde farklı etki gösterir mesela; GERGİN KEDİ Sinirleriniz çok gergin olabilir ve her şey üzerinize geliyormuş gibi hissedebilirsiniz. Sakin olun bu durumu tetikleyen hormonlarınız ve geçici bir durum . Östrojen için  “doğal” antidepresan diyebiliriz çünkü Östrojen “mutluluk hormonu” olarak bilinen seratonin üretimini etkiliyor. Düşük östrojen düşük seratonin diye düşünülebilir. Düşük seratonin ise genellikle karbonhidrat ve şeker açısından zengin yiyecekler için aşermek demektir (örneğin çikolata) ama sakın buna kanmayın . YILGIN BALIK Her şey birbirine karışmış gibi olabilir ve kendinizi baskı altında hissedebilirsiniz böyle bir durumda stres düzeyiniz artar ve iştahınız bu durumdan etkilenebilir. Duygusal açlık ile fizyolojik açlığın birbirine karıştığı birçok duygu vardır, içinde bulunduğunuz dönemi rahat ve...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

  Doğum sonrası kilo verme hızı ve zamanı gebelik süresince alınan kilo ile ilgilidir. Gebelik döneminde 9 -12 kg alarak normal tamamlamış bir anne ise ilk 6 ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir, Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman alacaktır. Düşük kalorili diyet sakıncalı Hızlı kilo kaybı için yapılan düşük kalorili diyetler annenin süt verimini olumsuz yönde etkiler. Özellikle karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme annenin sütünü azaltır. Emzirirken dengeli beslenmeli Emzirme döneminde anne her gün yaklaşık 6 -7 çay bardağı yani 700 ml süt salgılar. Bunun için her gün 500 -700 kalori harcar Bu kalori kaybı bir saat orta seviyede egzersize eş değerdir. Bu nedenle emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kilo artışıyla bitirdiyse altı ay sonunda doğumda aldığı fazla kilolardan kurtuluyor. Emziklilik döneminde kilo vermenin sihirli yolu gebelik döneminde aşırı kilo...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

  Özellikle uzun çalışma saatleri olan ve masa başında çok vakit geçiren ofis çalışanlarında, kilo artışı kaçınılmaz oluyor. Oysa çalışırken de doğru beslenmek ve kilo almak yerine fazla kilolardan kurtulmak mümkün. Ofiste, uzun zaman geçirildiğinde kahvaltı ve ara öğünlerin pratik seçilmesi dengeli beslenme açısından çok önemli. Kahvaltıyı erken yapıyorsanız, öğle yemeğinden bir-iki saat önce yine ara öğün tüketmeniz, metabolik hızı artırarak kilo vermenize ve öğlen daha az kalori almanıza yardımcı olur.   Bugün çalışan kadınlar için bir günlük pratik beslenme planından bahsedeceğim. Tabi ki haftada 3-4 gün egzersiz yapmayı da unutmayın lütfen KAHVALTI Sağlıksız kahvaltılara hızlı bir alternatif niteliğinde olan, gün boyu enerjik hissetmenizi sağlayacak ev yapımı kahvaltılık smoothie’leri deneyebilirsiniz. 1 su bardağı badem sütü,2 dilim ananas, 1 çay kaşığı fıstık ezmesi (light),1 çay kaşığı keçiboynuzu unu, tarcın, yarım çay kaşığı vanilya Tüm malzemeleri mikserde 30-40 saniye kadar ya da smoothie homojen bir kıvam alıncaya kadar karıştırın kahvalti hazır afiyet olsun Yapılan birçok araştırma güne kahvaltı ile başlamanın önemini göstermiştir, sağlıklı seçimler yaparak beden kitle indeksinizi azaltmanız da mümkün. Özellikle...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
05/08/2015

Kötü haber bu konudaki arayışınıza son verebilirsiniz çünkü böyle bir yiyecek yok. İyi haber hemen üzülmeyin çünkü diğerlerine oranla daha çok tokluk hissi veren yiyecekler var!  İşte size bir haftalık örnek menü( ekte gönderiyorum) ve beslenmenizde bulundurmanız gereken 5 önemli besin… 1- Elma Orta boy bir elma yaklaşık yüzde 85 su ve 5 gram çözünen liften oluşmaktadır. Elma ile ilgili diğer bir özellik ise elmanın aynı zamanda kuersetin içermesidir. Kuersetinin bazı kanser türleri ile savaşmada yardımcı olduğu, kolesterolün azalmasına yardımcı olduğu ve akciğer sağlığını koruduğu bilinmektedir. Üzerine tarçın ile tokluk hissini arttırır eğer insülün direnci veya glikoz metabolizmanızda sorun var ise yanına protein, yani biraz süt veya fındık ile tüketin. Kefir ile blender yapın bayılacaksınız 2- Yumurta Yumurta, sizi tok tutmaya yardımcı önemli bir protein kaynağıdır. Yapılan son araştırmalara göre kahvaltıda iki yumurta yiyenlerin simit yiyenlere oranla takip eden 24 saat içerisinde 400 kalori daha az aldıkları görülmüştür. Uzmanlar, bu araştırma ile yumurtanın daha yüksek oranda ve daha uzun sürede tokluk sağladığı görüşünün...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2015

Günümüzde birçok insan çok az hareket ettiği bir yaşam tarzı sürüyor ve sonucunda da ciddi sağlık problemleri yaşıyor. Hadi daha fazla ertelemeyin harekete geçin Uzun saatler sedanter (az hareketli) olmak insan doğasına aykırıdır. Atalarımız her zaman avcılıkla, inşa etmekle ve göçmekle meşguldü bedenimiz çalışan bir makine ve aktif olmaya alışık. Hareketsizlik sadece kilo almanıza sebep olmaz pek çok farklı sistemi ilgilendir. Neler mi? Hemen bakalım; Sedanter Yaşam Tarzının Riskleri Kalp Hastalıkları Daha az aktif kişilerde kalp hastalığı ya da kan pıhtılaşması hastalıkları gelişmesi, kolestrol yükselmesi olasılığı daha yüksektir. Tip 2 Diyabet Fiziksel aktivite eksikliği sonradan oluşan tip 2 diyabeti oluşumunu hızlandırabilir. Obezite Neredeyse sedanter yaşam tarzı ile eşanlamlı olarak kullanılabilir ve sonrsında birçok komplikasyona davetiye çıkarır Kanser Araştırmalar, fiziksel olarak aktif olmanın kansere neden olan serbest radikallerin oluşumunu engellediğini göstermektedir. Duygu Durumu Bozukluğu Depresyon, anksiyete ve diğer duygu durumu bozukluklarının sedanter yaşam tarzı ile ilişkili olduğu düşünülüyor aktif bireyle hayata daha mutlu bakıyor Kas Kaybı Büyük Fransız doğa bilimcisi Lamarck  “kullanılmayan organ, körelir” demiş. Kaslarınızı kullanmamak da kas kaybına ve halsizliğin baş sebebi...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2015

  Ülkemizde ormanlarda, yol kenarlarında bile sıkça rastlanan  gülgiller familyasından gelen böğürtlenin sağlık için yararları saymakla bitmiyor.Ben Mersin’e gitmişken hemen annemin yayladaki böğürtlenlerini kaptım geldim. Böğürtlen seviyorsanız size çok iyi haberlerim var hadi bir göz atalım bu minik meyvenin büyük yararları saymakla bitmiyor. Böğürtlen besleyici besin bileşenleri içeren lezzetli bir meyvedir. İçerdiği vitamin ve mineraller asında A vitamini, B1, B2, B3, B6, Folat, C , E, K vitaminleri, kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor, potasyum ve çinko bulunur.  Ayrıca kolesterol içermez ve aminoasit ve diyet lifi açısından zengindir. Koyu mavi renkli olan böğürtlen  yüksek antioksidan kapasitesine sahip meyveler arasında. Kanser riskini azaltmaya yardımcı olan antioksidanlar doğanın bize sunduğu büyük bir mucizedir. En yüksek sağlık faydaları için doğal halde tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Böğürtlen sağlıklı kemikler için gerekli olan magnezyum ve kalsiyum gibi önemli mineraller içerir.  Kalsiyum kemik yapısını güçlendirirken böğürtlenin içinde bulunan magnezyum da kalsiyum ve potasyumun emilimini kolaylaştırır. Cilt bakımına yardım eden lezzetli bir seçenek olabilir. C, E vitamini...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2015

Sıcak ve nemli havalarda nefes alıp vermek bile sıvı kaybetmenize sebep olur. Terlemeniz ya da susamanız şart değildir. O nedenle, bu aylarda sıvı alımına diğer aylarda olduğundan daha fazla dikkat edilmelidir. Yemek yemeden yaşamı sürdürmek mümkünken, 3 günden fazla susuz yaşamak mümkün değildir. Dehidratasyon veya su kaybı sonucunda vücut ağırlığının % 10’dan daha fazla su kaybetmesi şiddetli halsizlik ve sıcak çarpmasına neden olur, % 20’lik kayıpta ise yaşam tehlikeye girebilir. Diğer besin öğelerinden farklı olarak vücut suyu depolayamaz ve ihtiyacın arttığı durumlarda ekstra bir kaynak sağlayamaz. Bu nedenle sıvı kaybını engellemek vücudun normal çalışmasını sağlayabilmek için kaybedilen suların yerine koyulması gerekir. Günde en az iki litre, yazın daha da fazla su içmeniz gerektiğini defalarca okuduğunuzu, duyduğunuzu tahmin edebiliyorum. Bazı kişilerin bu miktarda suyu kolayca tüketebildiğini ama, birçok kişinin de ya su içmeyi sevmemesi ya da bu konuda bir istikrarlı olmaması nedeni ile çok az su tükettiğini de biliyorum. İster suyu sevin, ister sevmeyin, size yaz aylarında serinletici, keyif verici aynı zamanda da sıvı ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı bazı yaz...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
04/08/2015

Ramazandaki  hareketsizlik sindirimi etkileyebilir SPOT: Ramazan döneminde yaşanan hareketsizlik ve uzun süreli açlığından ardından yapılan yemek seçimleri ve susuzluk mide ve barsak sisteminizi etkileyebilir. Peki ne yapmalı?   Ramazanı yarıladık. Bu özel döneme ait beslenme önerilerini ilk hafta paylaşmıştım. Ancak gelen sorulardan anladım ki bazı problemlere daha detalı değinmek gerekiyor. Ramazan döneminde yaşanan hareketsizlik ve uzun süreli açlığından ardından yapılan yemek seçimleri ve susuzluk mide ve barsak sisteminizi etkileyebilir. Bu nedenle posa içeriği yüksek olan sebze, meyve, tahıllı ekmekleri ve kurubaklagillerin sahur veya iftarda tüketimini arttırmak doğru birer tercih olacaktır. Posa yani lif aslında algılandığı gibi tek bir besin öğesi değildir. Posa, vücudumuzun sindiremediği veya kana emilimini yapamadığı kompleks karbonhidratlara verilen isimdir. Posalar bağırsak içindeki hareketin sağlanması ve bağırsakların düzenli çalışması için çok önemlidir. Ramazan’da posa tüketiminizi arttırmak için; Haftada en az 1- 2 kez kuru baklagil yemeklerinden tüketmeyi deneyebilirsiniz Sahurda ekmeğe alternatif olarak tam buğday ilaveli tahıl gevrekleri yulaf ezmesi gibi seçimleri kullanabilirsiniz Sahur ve iftar menülerinizde sebzeyi eksik etmemelisiniz. Meyve ve...