Kilo Vermede Psikolojik Engeller

photo_01012012231833_1933Zihnen hazır olduğunuzda, kilo vermek 100 kat daha kolay geliyor. Bu çok basit gelebilir kulağa, ancak araştırmalara bakıldığında birçok diyete başlayan kişinin diyet sırasında aç kaldıklarından ya da menülerle ilgili sıkıntı yaşamalarından ziyade, psikolojik sebeplerden dolayı diyet yapmaktan vazgeçtiklerini görüyoruz. Ya da sıkılıyorlar, verdikleri kilo oranıyla memnun olmuyorlar, ya da anlık olarak diyetten kopmaktan muzdarip oluyorlar ve beraberinde suçluluk duygularıyla etkileniyorlar, kendilerini yoksun hissediyorlar. Ve sonrasında, bu hatalarını açıklamak üzere, bazıları diyet listelerini suçluyor, ya da vücutları kilo vermeye engel olduğunu düşünmeye başlıyor.

Bu süreç kendisini sıklıkla tekrarlıyor ve sonuç olarak da diyet yapan kişilerin bazıları senelerce kilo vermeyi başaramıyorlar. Üstelik bu zorluğun gerçek sebeplerini de anlayamadan.

Aşağıda, kilo verme sürecine başladığında, kişilerin karşılaşabileceği 3 genel psikolojik sıkıntıdan bahsedeceğim. Ayrıca, bu sorunlarla baş etmede nelerin etkili olacağına da değineceğim.

Sorun 1. Kilo vermenin size nasıl bir faydasının olacağını bilmemek

Sadece 2 kilo, ya da 20 kilo vermek istesek de, yeme alışanlıklarımızı değiştirmek zorundayız ve belki de aynı zamanda bazı diğer yaşamdaki alışkanlıklarımızı da. Bu değişiklikleri yapmak diyete başladığımız 1. günde ya da 1. haftada zor olmayacaktır, çünkü ilk başlardaki hevesimiz bize genelde yeterli motivasyonu sağlar. Ancak, genellikle 2-3 hafta içinde, “yeni” yeme alışkanlıklarımız – eğer biz buna hazır değilsek- bundan önceki hayat düzenimizle çakışmaya başlar. Dolayısıyla başladığımız diyete devam etme arzumuz kaybolmaya başlar. Diyetimizi daha iyi bir kilo ve şekil için gereklilik olarak görmek yerine, bunu bir engel ve yük olarak görürüz. Öyle bir hale gelir ki, yapmak “istediğimizden” değil de, sanki yapmak “zorunda”ymışız gelir. Bu, diyet yapmaya başladığımızda, karşılaşılabilecek birinci duygusal bir problem.

Bu sorunun üstesinden gelmek için, neden kilo vermeye çalıştığımızı net olarak bilmemiz gerekir. Bize nasıl bir yararı olacağına dair net ve açık fikre ihtiyacımız vardır. Çünkü eğer zihnimizde net ve açık bir fayda olacağına dair fikrimiz olursa, o zaman eski kötü alışkanlıklarımızı tekrardan hayatımıza sokmak için direnç göstermeyiz. Daha az yağlı, ince bir bedene sahip olmanın genel faydaları aslında yeterince güçlü olmuyor. Kendimize ait, gözümüzde canlandırabileceğimiz, bize özgü net bir fayda, dikkatimizi vermemizi sağlıyor.  Belki plajdaki tatil, ya da belirli bir durum için giymek istediğiniz bir kıyafet, ya da bir davet için hayal ettiğiniz bedenle oraya gitmeyi arzulamak. Hangisini seçersek seçelim, zihnimizde varlığını sürdürecektir. Hatırlayın ki, ne zamanki bir şeyi yapmak “zorunda”ymışız gibi hissettiğimizde, vergi ödemek, ya da evi temizlemek gibi bizim sanki düşmanımızmış haline geliyor. Bu nedenle de, o konuya motivasyonumuz gidiyor. Kilo verme amacımızı başarabilmek için, “istemek” zorundayız.

Sorun 2. Mükemmel olmaya çalışmak

Diyet yaparken mükemmel olma fikri epey zorlayıcıdır ve çok da mümkün değildir. Öte yandan, birçok başarılı diyet yapan kişi tonlarca hata da yapabiliyor. Kötü günleri, kötü haftaları, hatta kötü geçen ayları bile olabiliyor. Tam bu zamanlarda raydan çıktıkları olabiliyor. Ancak, bunlardan hiçbiri bu kişilerin en sondaki ulaşmak istedikleri amaçlarından sapmıyor. Neden mi? Çünkü hatalarından ders almayı öğreniyorlar. Ve unutmayalım ki, kendimizle ilgili bilgilere, yaptığımız başarılarla değil, hatalarımızla ulaşabiliriz.
Maalesef, birçok diyet yapan kişi mükemmel olmaya çalışmakta ısrarcı oluyor. Sonuç olarak da, bu diyetten koptuklarında (aslında her zaman yaptıkları gibi), bu “hata”larını telafi etmelerinin imkânsız olduğuna kanaat getirip, suçluluk duyguları içinde kalıyorlar. Böylece, bu diyetten kopma halleri bir hafta sonu kaçamağına döndüğünde, diyetten kopuyorlar. Aslında bu kopma kaçamak yapmaktan olmuyor, yaşadıkları suçluluk duygularından oluyor.

Diyet yaparken, mükemmel olmaya çalışmakla vakit harcamayın. Bu sadece sizi artan suçluluk duygusuna ve hataya sürükleyecektir. Bunun yerine, hata yapacağınızı kabul edin ve hata yaptığınızda da buna engel olmayın. Öğrenmeniz için gereken deneyimler olarak görebilirsiniz. Örneğin, bir akşam dışarıya yemeğe gittiğinizde fazla alkol tükettiniz ve bunun sonucu olarak da fazla yemek de kaçırdınız. Ertesi sabah uyandığınızda depresif bir halde uyanmak yerine, deneyiminize sahip çıkın ve çok önemli bir şeyi keşfettiğiniz için buna değer verin. Demek ki, fazla alkol tükettiğinizde, kilo vermeniz çok daha zor oluyor. Bunun gibi tepki göstererek, suçluluk hislerinizden kaçınabilir ve diyet programınıza tekrardan devam etmeniz çok daha kolay olabilir.

Sorun 3. Diyetinize sanki bir yarışmış gibi yaklaşmak

Bir diğer çok yaygın olan sorun ise, kilo verme hızıyla ilgili. Birçok diyete başlayan kişi çok hızlı bir şekilde kilo vermeyi umut eder ve bedenlerinin bu isteklerini karşılayamayacağına dair psikolojik olarak hazırlıksızdır. Eğer bir haftaları kilo vermeden geçerse, motivasyonları azalıp, ilgililerini kaybetmeye başlarlar. Maalesef, insan bedeni “görüntü” için değil, hayatta kalmak için yapılandırılmıştır. Bu nedenle, bedendeki kıtlık zamanlarındaki enerji kaynakları olan yağ oranının azalması hakkında ilgilenmez.

Sabırsızlığınızla baş etmek ve verdiğiniz kiloları korumak için, diyeti bir yarış olarak düşünmeyin. Bunun yerine, bunu bir yolculuk olarak görebilirsiniz. Böylece kaygınız azalacak ve daha fazla “nefes alma durakları” yaratarak, yaşamınıza yeni yeme alışkanlıkları kazandıracaksınız. Bununla birlikte, her gün banyodaki tartıya çıkmak işlevsiz olabiliyor, bunun yerine kendinizi haftada bir defayla sınırlandırabilirsiniz. Çok sık kilonuzu kontrol etmek, bir noktadan sonra size yardımcı olmayacak ve daha çok kısa dönemli düşünmeye itecektir.

Çok yavaş ilerleyen kilo verme süreci çok da kulağa hoş gelmezken, bir yandan da daha yavaş verilen kiloları daha kalıcı olduğunu da unutmamak gerekir. Yeni kilo verme sürecinize başladığınızda, sadece hatırlayın: acele etmeye gerek yok. Kendinize gerçekçi bir kilo verme amacı belirleyin ve doğal halinizle bunu uygulamaya başlayın.

Bu yukarıdaki 3 psikolojik sorun, diyete başlayan birçok insan için geçerli oluyor. Bunlar üzerinde düşünmek ve diyet süresince bunlara dikkat etmek, kilo verme sürecinizi olumlu bir şekilde etkileyecektir. O nedenle, yeni diyetinize başlamadan önce, bütün bu yukarıda anlatılanları düşünün, kendinizle ilgili kararlara varmanızda yardımcı olacaklardır.

İlgili Yazılar

Stevya ile Tanışalım

İdeal kilolarını korumak isteyenlerin günlük aldıkları kalori miktarına dikkat etmesi gerekiyor. Kaloriyi azaltmak için günlük yağ, karbonhidrat ve protein alımında denge sağlamak çok önemli. Günlük şeker tüketiminde kontrollü olmak bu

Üniversite Hayatı Sizi Şişmanlatabilir

Üniversite döneminde çoğumuzun (özellikle de kızların) sınavlar haricinde en büyük kabusu kilo almaktır. Yapılan çalışmalarda gösteriyor ki, özellikle ilk sene yaklaşık 6 -7 kilo alımı söz konusu olabiliyor. Bunun nedeni

Kilo Vermede Zihnin Etkisi

Geçen ayki yazımda, kilo vermeye karar verirken, bedenin değil, aslında zihnin etkili olduğundan bahsetmiştim. Bu zihinsel süreçte etkili olan faktörlere değinmiştim. Bunlar, kendilik imajı, zihin-beden baskınlığı, etkin hissetme duygularıydı. Peki,

0 Yorum

Yorum yapılmamış!

Yorum yapan ilk kişi olmak için yorum yapın!

Yorum Yap