Güneşin biraz daha cömert davranmaya başladığı günler sonunda geldi. Bütün kış beklediğimiz bahar ayları kapıda… Bahar ayları benim için her zaman rengarenk, cıvıl cıvıl ve enerji dolu günler demektir. Ağaçlarda rengarenk çiçekler, tezgahlarda meyve ve sebzeler. İtiraf edeyim, havalar ısınınca kanım da kaynıyor, açık havaya çıkmak, özlediğim güneşi görmek, kalın kıyafetleri üzerimden atmak beni çok mutlu ediyor, eminim hepiniz baharı çok seviyorsunuzdur. Mevsim geçişleri yaşarken vücudumuz bazı farklılıklara ayak uydurmaya çalışır, siz de birkaç değişiklikle vücudunuza yardımcı olabilirsiniz: Egzersizi temiz havaya taşıyın Havalar ısınmaya başladığına göre egzersizleri temiz havada yapma vakti de gelmiştir. Açık havada yürüyüş, fiziksel ve ruh sağlımıza iyi gelecektir. Uzun yürüyüşlere çıkamıyorsanız, sabah kalkınca odanızı havalandırıp odanızın oksijenle dolmasını sağlayıp, gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz böylece dolaşım sisteminizin harekete geçmesini sağlayıp, güne daha canlı başlayabilirsiniz. Bahar yorgunluğu ve stresle baş edebilmek ve vücudunuza iyi bakmak için, yoğun egzersiz sevmiyorsanız yoga, pilates veya masajı deneyin. Sofranızı Renklendirin Baharla...
İnflamasyon vücudunuzun dışarıdan gelen enfeksiyon ve yaralanmadan korumasına yardımcı olur ama, kronik hale gelirse kilo almaya ve bir çok hastalığa neden olabilir inflamasyon yani iltihaplanma denince aklınıza kötü şeyler geldiğini biliyorum. Ama azı karar çoğu zarar diye atalarımız boşuna dememişler. İnflamasyon aslında vücudumuzun bir sorun olduğunu ve tehlikede olduğunu anlatma biçimidir. Vücudun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir. Akut (kısa süreli) enflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Herhangi bir sorunla karşılaştığında vücudumuz, beyaz kan hücrelerinin, bağışıklık hücrelerin ve enfeksiyona karşı savaşmaya yardımcı sitokinler denen maddelerin üretimini artırır. Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi bir çok hastalığa sebep olabilir. Stres, sağlıksız beslenme ve düşük aktivite seviyeleri, inflamasyon riskini daha da artırabilir. Bununla...
Egzersiz yapmaya karar verdiniz ama neye nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? Doğru bir planlama ve hazırlık ile her şeyi çok daha verimli hale getirebilirsiniz. Egzersizin iyi yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu hepimiz biliyoruz ama onu hayatımızın bir parçası haline getirmek her zaman çok kolay olmayabiliyor. Egzersizi daha verimli hale getirmek için size özel öneriler hazırladım. Aşağıdaki 5 maddeye kulak verirseniz her şey çok daha kolay olabilir. Egzersiz Uzmanına Danışın Egzersiz planınız için bir uzmandan destek almak egzersizi en doğru ve verimli bir şekilde yapmanızı sağlar. Yağ yakma nabzınızı, egzersiz sürenizi, yapmanız gereken hareketleri öğrenmek ve gelişimi takip etmek sizi motive edecektir. Esnemeyi Unutmayın egzersiz sonrası kendinizi gülerken karnınız acıyorken veya yürürken ve hareket ederken zorluk çekerken buluyorsanız bir şeyleri eksik yapıyorsunuz demektir.Halk arasında ‘hamlamak’ olarak adlandırılan laktik asit birikimine engel olmak için egzersiz öncesi ve sonrası bol bol esneyin ve streç yapın. Yeterli Sıvı Almayı İhmal Etmeyin Egzersiz yaptığınız...
Dünya üzerinde olduğu gibi ülkemizde de ölümlerin büyük nedenini kalp hastalıkları oluşturuyor ve sağlıklı beslenme düzeni kalp hastalıkları açısından ayrıca önem taşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her 100 kadından 44’ü dolaşım sistemi hastalıkları sebebiyle hayata gözlerini kaparken erkeklerde bu oran 100’de 35. Yani sadece erkeklerin değil, kadınların da kalbi tehlike altında. Bu durum dünyada da çok farklı değil, Amerikan Kalp Birliği’ne göre, Sağlıklı yiyeceklerden yoksun ya da sağlıksız yiyeceklerden zengin beslenmek 2015 yılında; 400.000 den fazla kalp ve damar hastalıkları sebebiyle ölüm ile ilişkilendirilmiş. Araştırmacılar, daha sağlıklı gıdalar ve düşük tuz ve trans yağ tüketiminin her yıl ABD’de on binlerce insanın hayatını kurtarabileceğini ve beslenme düzenine dikkat edilerek ölümlerin neredeyse yarısının önlenebileceğini söyledi. Bu yeni araştırmada diyetin kalp ve damar sağlığını nasıl etkilediğini anlamak için, FAO’dan 1990 ve 2012 yılları arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Anketlerini alınarak incelendi. 2015 yılında ABD kardiyovasküler ölümlerine bakıldığında, araştırmacılar, tahmin edilen 222,100...
Özellikle havaların ısınmaya başladığı bahar ayları kilo vermek ve yaza daha fit girmek isteyenler için son çıkış kapısı gibi görünür. Her sene kış aylarında alınan kilolar yaza doğru verilmeye çalışılır. Kilo vermek ve ideal kiloda olmak sadece güzel görünmek için değil, daha sağlıklı olmak için de çok büyük önem taşıyor. Obezite dünyanın en büyük sağlık sorunlarından birisi ve her gün yüzlerce insan obezite ve onun sebep olduğu sağlık sorunları sebebiyle hayatını kaybediyor. Kalp hastalıkları, Metabolik sendrom, diyabet gibi bir çok kronik hastalığın temelinde ne yazık ki obezite yatıyor ve bu hastalıklar uzun vadeli etkilere sahipler. Kilo vermek isteyenlerde en sık gördüğüm hatalardan birisi de yanlış hedef belirlemek. Yanlış hedef, kişinin ulaşmasını zorlaştırdıkça vazgeçmesini de kolaylaştırıyor. Tek Başına Vücut Ağırlığı Yeterli Bir Gösterge Değil Kendinize kilo olarak hedef koymadan önce son 5 yılda gördüğünüz en yüksek ve en düşük kiloyu da göz önünde bulundurmanız gerekir. Menopoz dönemindeyseniz ve en...
Ananas eskinin lüks meyvelerindendi, herkesin ulaşamadığı çoğumuzun sadece televizyonlarda, reklamlarda gördüğü ama şuan küçük, büyük tüm marketlerde bulabiliyoruz. Hem çok lezzetli hem de ödem, selülit gibi sorunlarla baş etmemize yardımcı. Gelin ananası tüm yönleriyle inceleyelim. Yaz Geliyorsa Selülite Karşı Ananas Ananas, bromelain adında proteinleri sindirici etkiye sahip bir enzim içerir. Bu nedenle özellikle doğal yönden etin yumuşatılması işleminde kullanılır. Sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan inflamasyon ve ödemi de etkili bir biçimde azaltır. Zedelenmiş dokuların iyileşme süresini kısaltabilir. Bromelain dokularda meydana gelen ödem ve inflamasyon sonucu ortaya çıkan artrit, sinüzit, gut hastalığı, bademcik iltihabı ya da yaralanma ve burkulmaların iyileşmesine yardımcı olur. Son yapılan çalışmalar gösteriyor ki Bromelainin anti-inflamatuvar özelliği kanın pıhtılaşmasını önleyerek kalp krizi geçirme ve inme riskini azaltıyor. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sistemini destekler. Dokuların iyileşme süresini kısaltması, inflamasyon ve ödemi azaltması da onun selülit savar olarak nitelendirilmesine sebep olan özelliklerinden bazıları. Yani doğru...
Biz yetişkinler gibi bazen çocuklar da fazla kilolarıyla mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Aslında obezite ile mücadele çocukluk döneminde başlamalı çünkü ergenlik dönemini fazla kilolu olarak tamamlayan çocukların yetişkinlik döneminde obez olma ihtimali çok daha fazla. Aileler çocuklarının kiloyla mücadele döneminde popüler yöntemlere başvursa da bizim için iyi olan programlar onlara uygun olmayabiliyor. Çocukların beslenmeleri onlara özel, gereksinimlerini tam olarak karşılayacak şekilde programlanmalı. Çocuğunuzun Doğru Kilosunu Öğrenin: Hekiminize ve bir beslenme uzmanına danışarak, çocuğunuz olması gereken doğru kiloyu öğrenin, fazla kilolu olan çocukların tüm testleri yapıldıktan sonra beslenme gereksinimlerine göre doğru bir program oluşturun. Çocuğunuzun Diyet Yapmasına ve Takviye Gıda Almasına Siz Karar Vermeyin: Kilo kaybı için kendiniz karar verip çocuğunuza diyet yaptırmayın. Eğer diyet gerekli değilse büyüme çağındaki çocuk gerek duyduğu bazı çok önemli maddelerden mahrum kalabilir veya diyetteki yasaklar onun yetişkinlik döneminde gıdalara ve beslenmeye olan bakış açısını olumsuz etkileyebilir. Tüm Ailenizin Beslenme Alışkanlıklarını Gözden Geçirin Çocuklar alışkanlıklarını ailesinden...
Badem Sütü Bademi, sadece badem olarak tüketmek zorunda değilsiniz. Son zamanlarda daha da popüler olan badem sütünü de deneyebilirsiniz. Smoothilerinizi, sabah yulaflı kahvaltınızı badem sütüyle çeşitlendirebiliriz. Lezzetli olduğu kadar protein, kalsiyum, fosfor ve E vitamini içeriğiyle besleyicidir. Üstelik evde de kolaylıkla yapabilirsiniz; Evde badem sütü yapımı 1 su bardağı çiğ badem 3 su bardağı su 1 tatlı kaşığı vanilya 1tatlı kaşığı tarçın 1 su bardağı badem bir gece önceden 2 su bardağı su ile ıslatılır. Yumuşamış bademler süzülür ve kabukları soyulur. Daha sonra süzülmüş su ve kabuksuz bademler tekrar birleştirilerek blenderdan geçirilir. Üzerine 1 bardak daha su eklenerek karıştırılır. İnce bir süzme bezi veya tülbent yardımıyla bademler süzülür. Badem sütünün içine aroma vermesş için tarçın veya vanilya ekleyebilirsiniz NOT: Artan badem tortusunu atmayın, kurabiye ve kekleriniz için badem unu yaparak tüketebilirsiniz. Badem sütünün nasıl yapıldığını Youtube kanalımda da anlattım. 🙂 Kimler Badem Sütü İçmeli? İnek sütü veya keçi...
Kalsiyumu Miktarı Önemli: Kadınların, erkeklere göre osteoporoz riskleri daha yüksektir, üstelik kas sağlığını desteklemek için kalsiyum almak çok önemli bir yere sahiptir. Süt ve peynir kalsiyum açısından ilk aklımıza gelenlerden olsa da yeşil yapraklı sebzeleri ve yağlı tohumları da unutmamak gerekir. Her gün düzenli olarak süt ve süt ürünleri grubunu tükettiğinizden emin olun ve çeşitliliğe de özen gösterin. Demir Depolarınızı İhmal Etmeyin: Özellikle büyüme çağındaki ve ergenlik dönemindeki kız çocukları, hamile ve emziren anneler ve menopoz dönemindeki kadınlar demir yetersizliği konusunda risk grubudurlar. Yağsız kırmızı et, siyah tavuk eti, yeşil ve kırmızı mercimek, kuru üzüm, badem ve demir ilave edilmiş tahıllar gibi demir açısından zengin olan besinleri tüketmek her yaş grubu kadınlar için önemlidir. Kafein Miktarını Azaltın; Kahve antioksidan kaynağı olmasıyla sağlık için faydalıdır ama aşırı kafein tüketimi de kalsiyum kaybını arttırmaktadır. Alkol ve kafein tüketimini sınırlandırmaya çalışın. Günde 3 fincandan fazla kahve tüketmemeye özen gösterin. Kahvaltıyı Atlamayın:...
Bazen uyku saatini ertelemek ve birkaç saat daha ayakta durmak kaçınılmaz olabiliyor ama araştırmalar düzenli uyku uyumanın birçok faydası olduğunu söylüyor. Düzenli uyku uyumak gün içinde kendinizi daha iyi ve zinde hissetmenize yardımcı oluyor. Ama tek faydası bu değil, güzelliğinden ödün vermek istemeyenler de uyku saatinden ödün vermemelidir. Yani uyku saatini erteleyip yatağa geç girdiğinizde aynalar size istediğinizi gösteremeyebilir. Cildinizi güzelleştiriyor… Bu küçükken annelerimizin ‘güzellik uykusu’ adı altında bizi uyutmalarını da bilimsel açıdan açıklıyor olabilir. Araştırmalar gün içinde düzenli olarak 7-9 saat arası uyuyan bireylerin ciltlerinin daha genç ve sağlıklı göründüğünü söylüyor. Düzenli uyku belki kırışıklıklarınızı azaltamaz ama önlenmesine yardımcı olabilir. Derin uykudayken vücudumuz hücre ve doku onarımına yardımcı olan en büyüme hormonu üretir. Ayrıca uyurken vücudunuzda cildin daha güçlü ve esnek olmasına yardımcı olan bir protein olan kolajen sentezlenir. Gözaltı torbalarının savaşçısı; düzenli uyku Uyurken vücudumuz su kaybediyor. Bu durum ince çizgilerin ve kırışıklıklarının daha az görünür kılınmasına...