11 ayın sultanı Ramazan geldi. Ramazan denince benim aklıma hep geniş ve çeşitli sofralar, kaynayan tencereler ve güzel sohbetler gelir. Geçmişten günümüze bir çok şey değişse de, bazı geleneklerin hala devam ediyor olmasını görmek beni çok mutlu ediyor. Özellikle Ramazanın gelişiyle birlikte bir kez daha hatırladığımız aile ve dost sofraları geleneklerimizin en güzel alışkanlıklarından. Şehir karmaşası, iş yoğunluğu derken eskisi kadar birbirmize, ailemize vakit ayıramıyoruz. İşte ben Ramazan’ın en çok bu birleştirici gücünü ve etkisini seviyorum. Çünkü sevdiklerimizle birlikte yemek yemek, sadece bedenimizi değil duygularımızı da besliyor. Ramazanda da Tencere Yemeği Tercih Edin Tencere yemeği aslında hepimizin geleneklerinde var. Bir masa ya da yer sofrası etrafında bir tencerenin içinden tabaklara paylaştırılan yemeğin tadı itiraf edeyim ki farklı oluyor. Güvenilir ve temiz olmasının yanı sıra aile içi bağları da güçlendiriyor. Aynı zamanda ev/ tencere yemekleri yemenin daha sağlıklı olduğu ve obezite riskini azalttığına dair bir çok çalışma var. Tencere yemeklerini...
Uzun süre aç kaldığınızda, karnınız zil çaldığında ilk yemek istediğiniz besin ne oluyor? Eğer eliniz karbonhidrat ağırlıklı besinlere gidiyorsa yalnız değilsiniz… Yapılan bir çalışma da uzun süre aç kalan bireylerin daha çok karbonhidrat ağırlıklı beslenme eğiliminde olduğunu söylüyor. Archives of Internal Medicine’ da yayınlanan bu yeni bir çalışmada 128 üniversite öğrencisi iki gruba ayrılmış. İlk grup öğle yemeğinden önceki 18 saat boyunca aç kalmış, ikinci grup ise normal beslenme düzenine devam etmiş. Daha sonra her iki gruba da öğle yemeği sunulmuş. Öğle yemeğinde yüksek karbonhidratlı nişastalı besin, sebze, protein ve içecek seçenekleri sunulmuş. Çalışmaya göre uzun süre aç kalan grup diğerine göre daha çok, ekmek, patates kızartması gibi nişasta içeren besinleri yeme eğiliminde bulunmuş. Aynı zamanda uzun süre aç kalan gruptakilerin sebze yeme olasılığı diğerlerine göre daha az bulunmuş. Uzun süre aç kalan gruptakilerin %25’i sebze yeme eğilimindeyken, diğer grubun yaklaşık yarısı sebze yemiştir. Araştırma sonucu ayrıca yemeğe ne...
Karaciğerin en iyi dostlarından biri olan enginarın tam da mevsimi… İster ızgara yaparak salatalarınıza ekleyin, ister yemeğini yapın ama mevsiminde enginarı kaçırmayın… Neden mi? Karaciğerimiz vücudumuzda detoks görevi yapan, protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler, ilaçların ve birtakım elementlerin vücutta işlem görebilmesini sağlamadan sorumlu olan organımızdır. Hepimizin bildiği gibi karaciğerin yenilenme özelliği de vardır. Bütün bu işlevlerini yerine getirebilmesi için karaciğer dostu bir beslenme programıyla onu desteklemek de bizim görevimiz elbette… Enginar toprak altı gövdesi çok yıllık, toprak üstü organları tek yıllık olan baş ve yapraklarından çeşitli şekillerde faydalanılan bir sebze türüdür. Enginarın yenilen kısmı açmamış çiçeklerinin geniş ve etli çiçek tablası kısmıdır, tabi brakte adını verdiğimiz enginar başındaki yapraklarının etli dip kısımlarını da unutmamak gerekir. Enginar besin öğeleri içeriği bakımından çok zengin bir sebzedir. Yüksek miktarda potasyum, kalsiyum ve manganeze ek olarak A vitamini, B1 vitamini ve C vitaminleri içerir. Enginarın en büyük özelliği karaciğeri temizlemesinin yanı sıra safranın...
Sağlıklı beslenmek ve güzel şeyler yemek istiyorsunuz ama zaman zaman kendinizi mutfakta atıştırırken buluyorsanız ve bu durumdan mutlu değilseniz, sorunu kökten çözmenin zamanı geldi Eğer mutfakta duran abur cuburları yemek istemiyorsanız tek ve temel kural; almamak… ‘Eşim çok seviyor’, ‘çocuklara aldım’, ‘misafirlere ikram ederiz’ gibi bahanelerle sağlıksız besinleri satın almak onları yemek için attığınız ilk adımdır. Mutfakta sizin ilginizi çeken bir besinin olduğunu bilmek bile bilinçaltında sürekli onu yeme isteği yaratabilir. Peki marketten neler alarak mutfağınızı ve kendinizi sağlıklı hale getirebilirsiniz? Artık seçeneklerin neredeyse sınırsız olduğu dönemlerde yaşıyoruz, ekmeğin, sütün hatta yumurtanın bile onlarca çeşidi var. Bunun için önce yapmanız gereken mutlaka ayrıntılı etiket okumak, çünkü ürünlerin hemen üzerinde yazan şeyler sizi bazen yanıltabilir. Alışverişe gitmeden önce mutlaka haftalık bir yeme planı yapın, hangi gün hangi yemekleri yapacağınıza karar vermek alışverişi kolaylaştırır ve fazladan şeyler almanızı engeller. Alışverişe özellikle çok aç gitmemeye çalışın, açken daha fazla şey almak isteyebilirsiniz....
Diyet denilince akla hep bir kısıtlama hali ve yasaklar denir. Bezelye de bu yasaklı listenin başında gelen sebzelerdendir… Bezelye yüksek karbonhidrat içerdiği düşüncesiyle diyetteki bireylerin öncelikli olarak vazgeçtikleri sebzelerin başında yer alır. Ancak bilinenin aksine oldukça tok tutucu bir alternatiftir100 gramında ortalama 18 gr. protein ve 4.5 gr. lif içerir. Protein içeriğiyle metabolizmayı destekler. Yani diyette bezelye de dahil olmak üzere sevdiğiniz besinleri yasaklamak zorunda değilsiniz. Önemli olan ne şekilde ve ne sıklıkta tükettiğiniz Besleyicidir: Ortalama 100 gram bezelye 70-80 kcal enerji içermektedir. A, C, K vitaminlerini içeren bezelye demir, bakır, magnezyum gibi sağlık açısından faydalı mineraller içermektedir. Düşük kalorili ve düşük yağlı olduğu kilo vermek ve korumak isteyenler için uygun bir seçimdir, hem de yeşil sebzeler zaten kilo vermeye yardımcı oldukları için, bezelye de kilo vermeyi kolaylaştıran sebzeler arasında yer alır. Kansere Karşı Koruyucudur: Yapılan araştırmalar bezelyenin içerdiği ‘‘polifenol’’ olarak adlandırılan madde, kansere karşı koruyucudur. Ayrıca lif içeriğiyle mide...
İş yerinde elinizdeki dosyalara ya da bilgisayarınıza bakıyor, toplantıda konuşulanları dinliyor ama odaklanamıyor musunuz? İşte size iş başarınızı artıracak 5 öneri… İş yerinde uzun saatler çalışmak büyük bir enerji gerektirir. Sizi çok iyi anlıyorum, gün boyunca aynı enerjiyle işlere devam etmek her zaman mümkün olmayabiliyor. Ben gün içinde dikkat edebileceğiniz birkaç küçük ip ucu ile iş başarınızı artırmanın yollarını yazmak istedim. Seçimlerinizi Önceden Planlayın Gün içinde neler yiyeceğinizi daha önceden planlarsanız, sağlıklı hareket edersiniz. Örneğin; akşam yemeğinde ızgara et/köfte gibi bir seçim yapmayı planladıysanız öğle yemeğinde sebze ağırlıklı bir seçim yapabilirsiniz. Eğer mümkünse akşam evde yaptığınız yemekleri veya sabah hazırladığınız kahvaltılıkları uygun kaplar ile ofise taşıyabilirsiniz. Böylece gün içinde yaptığınız sağlıklı seçimlerle daha enerji dolu olabilirsiniz. Su İçmeyi İhmal Etmeyin İnsan vücudundaki bütün metabolik faliyetler sorunsuz çalışmak için suya ihtiyaç duyar. Aynı bir makineyi çalıştıran yağ gibi düşünebilirsiniz. Gün içinde yeteri kadar su içmezseniz kaybolan sıvıları...
Bahar ayları güzel havalar, cıvıl cıvıl sokaklar, rengarenk çiçeklerin yanı sıra bazıları için bahar alerjisini de beraberinde getirdi. Bahar aylarında artan alerjik semptomlar bir çok kişi için hayat kalitesini azaltıcı nitelikte olabiliyor. Burun akıntısı, kaşıntı, kızarıklık, hapşırma veya çok daha ağır tablolarla karşımıza çıkabilen alerjiyi bazı küçük önlemlerle azaltabiliriz. Eğer sıklıkla bu tabloları yaşıyorsanız bir hekime danışmanızda ve alerji testi yaptırmanızda fayda var. Pencereleri Kapatın Bahar aylarında havalar ısındıkça pencereleri tamamen açıp mis gibi temiz havayı içinize çekmek istediğinizi biliyorum. Ama alerjik bir yapınız varsa evi havalandırmadan önce bir kez daha düşünün. Özellikle bahar aylarında polen sayısı havada fazlasıyla artıyor ve bu polenler alerjinizi tetikleyebilir. Pencere filtrelerini deneyebilirsiniz. Eve Girer Girmez Arının Evinize her girdiğinizde, dış dünyanın küçük parçalarını yanınızda getirirsiniz. Açık havada kaldıktan sonra, giysileriniz, ayakkabılarınız, saçlarınız ve cildiniz, bulunduğunuz her yerden gelen küçük polenlerle kaplanmıştır. Bir duş alın ve giysilerinizi değiştirerek alerji yapabilecek etmenleri temizleyin....
Doğaya ve doğala olan ilginin her geçen gün arttığını artık hepimiz fark ediyoruz. Ben de pek çok kez söyledim ama bir kez daha hatırlatmak istiyorum 2017 yılında doğala, organiğe dönüş popüler olacak. Doğala dönüş; ev yemeği ve tencere yemeklerinin de daha çok tüketilmesine neden olacak. Yani tencerede pişen yemeklerinin bu yıl popülerliği artacak. Bu durum bir beslenme uzmanı olarak beni çok mutlu ediyor. Çünkü yıllardır en iyi diyetin sürdürülebilir ve gerçekçi diyet olduğunun vurgusunu yapıyorum ve ev yemekleride sürdürülebilir diyetin en büyük parçalarından biri. Neden Tencere Yemeği Tencere yemeği aslında hepimizin geleneklerinde var. Bir masa ya da yer sofrası etrafında bir tencerenin içinden tabaklara paylaştırılan yemeğin tadı itiraf edeyim ki farklı oluyor. Günümüz şartlarında düşünüldüğünde ev yemeği daha güvenilir ve temiz olmasının yanı sıra aile içi bağları da güçlendiriyor. Tencere yemeklerini karbonhidrat, protein ve yağ açısından dengeli bir şekilde hazırlamak çok kolay ve geleneklerimize de çok uygun. Kıymalı bir ıspanak...
Süt ve süt ürünleri grubu sağlıklı beslenmenin 5 temel besin grubundan biridir. Süt ve süt grubu besinlerin tüketiminin son yıllarda çok fazla tartışmaya sebep olduğunu ve bu konuda kafanızın karıştığını biliyorum. Süt, tüm yaş grupları için gerekli olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak en iyi kaynaktır. Çocuklukta ve gençlikte özellikle kemiklerin güçlü olması için gerekli bir besindir. Büyüme ve gelişmeyi destekler, diş çürüklerini önler. Sadece çocuklar için değil, her yaş için önemlidir. İleri yaşlarda osteoporozdan korunmaya ve kemik erimesinin önlenmesine yardımcı olur. Bende bu konuyla ilgili en çok merak edilen 5 soruyu ve cevabını sizlerle paylaşmak istedim. Kapalı süt mü açık süt mü tercih etmeliyiz? Süt tüketimiyle ilgili en merak edilen konulardan birisi de ambalajlı süt veya sokak sütü tüketiminin güvenilirliği. Sokak sütlerini yani açık sütleri alıp kaynattığımız zaman maalesef zararlı mikroorganizmaların yanında yararlılar da kayba uğruyor. Bu nedenle en sağlıklı ve besin değeri açısından da güvenilir ve faydalı olan...
Ramazanda beslenmeyle ilgili en büyük sorun öğün sayısının azalmasıdır. Bu dönemde normal zamanlarda olduğu gibi 3 ana öğün ve ara öğünlerle beslenmek mümkün olmuyor. Ama ramazanda da öğün dengesini sağlayarak yeterli ve dengeli beslenmek mümkün. Bu dönemde öğün düzenini sahur, iftar ve ara öğün şeklinde ayarlayarak bütün gün içinde almanız gereken enerji ve besin öğelerini bu öğünlere bölebilirsiniz. Ramazanda en çok ihmal edilen öğün genellikle sahurdur. Fakat bu öğün bizi gün boyunca tok tutmayı sağlayacak, sıvı kaybından etkilenmemizi en aza indirecektir. Ramazanda dengeli beslenmeyen ve sahura kalkmayan kişilerde; kan şekeri düşüklüğü, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi sağlık problemleri olabiliyor. Ayrıca öğün sayısının az olması gün içinde yorgunluk, konsantrasyon azalması, uyku hali gibi durumlara da yol açabiliyor. Sahura kalkmak kadar sahurda yedikleriniz de önemli. Gece yenilen ağır yemekler hem mideyi rahatsız edebilir hem de yağa dönüşme riski daha yüksektir. Bu...