• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
01/06/2017

Süt ve süt ürünleri grubu sağlıklı beslenmenin 5 temel besin grubundan biridir. Süt ve süt grubu besinlerin tüketiminin son yıllarda çok fazla tartışmaya sebep olduğunu ve bu konuda kafanızın karıştığını biliyorum.   Süt, tüm yaş grupları için gerekli olan kalsiyum ihtiyacının karşılanmasında kullanılacak en iyi kaynaktır. Çocuklukta ve gençlikte özellikle kemiklerin güçlü olması için gerekli bir besindir. Büyüme ve gelişmeyi destekler, diş çürüklerini önler. Sadece çocuklar için değil, her yaş için önemlidir. İleri yaşlarda osteoporozdan korunmaya ve kemik erimesinin önlenmesine yardımcı olur.  Bende bu konuyla ilgili en çok merak edilen 5 soruyu ve cevabını sizlerle paylaşmak istedim. Kapalı süt mü açık süt mü tercih etmeliyiz? Süt tüketimiyle ilgili en merak edilen konulardan birisi de ambalajlı süt veya sokak sütü tüketiminin güvenilirliği. Sokak sütlerini yani açık sütleri alıp kaynattığımız zaman maalesef zararlı mikroorganizmaların yanında yararlılar da kayba uğruyor. Bu nedenle en sağlıklı ve besin değeri açısından da güvenilir ve faydalı olan...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/05/2017

Ramazanda beslenmeyle ilgili en büyük sorun öğün sayısının azalmasıdır. Bu dönemde normal zamanlarda olduğu gibi 3 ana öğün ve ara öğünlerle beslenmek mümkün olmuyor. Ama ramazanda da öğün dengesini sağlayarak yeterli ve dengeli beslenmek mümkün. Bu dönemde öğün düzenini sahur, iftar ve ara öğün şeklinde ayarlayarak bütün gün içinde almanız gereken enerji ve besin öğelerini bu öğünlere bölebilirsiniz.   Ramazanda en çok ihmal edilen öğün genellikle sahurdur. Fakat bu öğün bizi gün boyunca tok tutmayı sağlayacak, sıvı kaybından etkilenmemizi en aza indirecektir. Ramazanda dengeli beslenmeyen ve sahura kalkmayan kişilerde; kan şekeri düşüklüğü, sindirim zorlukları, mide ve bağırsaklarda aşırı gaz birikimi, ani tansiyon yükselmesi, vücudun susuz kalması gibi sağlık problemleri olabiliyor. Ayrıca öğün sayısının az olması gün içinde yorgunluk, konsantrasyon azalması, uyku hali gibi durumlara da yol açabiliyor. Sahura kalkmak kadar sahurda yedikleriniz de önemli. Gece yenilen ağır yemekler hem mideyi rahatsız edebilir hem de yağa dönüşme riski daha yüksektir. Bu...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/05/2017

  11 ayın sultanı Ramazan geldi. Öncelikle hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.  Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme çok büyük önem taşıyor. Ben de Ramazan boyunca önerilerimle sizlerle birlikte olacağım. Ramazanda sağlıklı beslenmenin 10 ip ucu; Bu ayda genel olarak toplam öğün sayısı sınırlanır ancak buna karşın öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olabilir. Ramazanda ideal beslenme öğün sıklığının normal hayata yakın şekilde uygulanması ile sağlanabilir. Oruç tutan kişiler yaklaşık 16-17 saat açlık ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşebilir, konsantrasyon azalabilir. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır. Bu nedenle sahur öğünü çok büyük önem taşıyor. Öğünlerinizi genel olarak sahur, İftar ve Ara Öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Sahura kalkmayı alışkanlık haline getirmek yapılacak en doğru davranıştır, bu şekilde hem açlık süreniz azalır hem...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
22/05/2017

Probiyotikler bağırsaklarımızda yaşayarak bağırsağın doğal dengesini sağlayan, vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığı güçlendiren  ‘dost bakteriler’dir.   Probiyotikler, bağırsağa dost bakteriler olarak bilinseler de etkileri sadece bağırsaklarla sınırlı değildir ve genel sağlık içinde çok faydalıdır. Probiyotik destekli bir beslenme her yaş grubu için önemlidir ve birçok hastalığa karşıda koruyucudur. Diyabet Riskini Azaltıyor Probiyotikler hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet için önemli taşıyor. Yapılan çalışmalar bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak diyabet gelişme riskinin azaltılabileceğini söylüyor. Florida Üniversitesi’ndeki araştırmacılar probiyotiklerin Tip 1 diyabetin başlamasını önleyebileceğini veya erteleyebileceğini bildirdi. Henüz daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulsa da düzenli probiyotik alımı bağırsaktaki bağışıklık sistemini destekleyen hücrelerin sayısının artmasına yardımcı oluyor ve insülin duyarlılığını artırıyor. Eğer diyabete yatkınlığınız varsa veya diyabet hastasıysanız beslenmenize daha çok özen göstermeniz ve kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Kişiye özel programlar hem diyabet riski taşıyanlar hem de diyabet hastaları için çok önemlidir. Her diyabetli için ortak bir beslenme programı mümkün değildir....

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Karaciğer vücudumuzun en büyük organıdır ve hayati önem taşır. Peki onu ne kadar yakından tanıyoruz? İşte karaciğerle ilgili merak edilen 10 soru ve cevabı… Son zamanlarda sosyal medyadan karaciğer hastalıkları ve karaciğere özel beslenmeyle ilgili çok fazla soru alınca karaciğerle ilgili en çok merak edilen 10 soruyu sizler için cevapladım. Bildiklerimizi hatırlayalım ve vücudumuzun en değerli organlarından biri olan karaciğerimize iyi davranalım… Karaciğerin görevi nedir? Aslıdan bu sorunun cevabı ‘karaciğer ne yapmaz ki’ diye başlamalı. Kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak, sindirime yardımcı olan safra salgısını üretmek gibi ortalama 500’ e yakın görevi vardır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görmesine yardımcı olması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynaması da görevleri arasındadır. Nerede yer alır? Karaciğerimiz ortalama bir futbol topu büyüklüğündedir ve vücut ağırlığının ortalama % 3 ünü oluşturur. Yani cildimizden sonraki en büyük organımızdır. Vücudunuzun sağ tarafında, göğüs kafesinin altında bulunur. Sağlıklı bir karaciğer nasıl anlaşılır?...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Güneşin biraz daha cömert davranmaya başladığı günler sonunda geldi. Bütün kış beklediğimiz bahar ayları kapıda… Bahar ayları benim için her zaman rengarenk, cıvıl cıvıl ve enerji dolu günler demektir. Ağaçlarda rengarenk çiçekler, tezgahlarda meyve ve sebzeler.  İtiraf edeyim, havalar ısınınca kanım da kaynıyor, açık havaya çıkmak, özlediğim güneşi görmek, kalın kıyafetleri üzerimden atmak beni çok mutlu ediyor, eminim hepiniz baharı çok seviyorsunuzdur. Mevsim geçişleri yaşarken vücudumuz bazı farklılıklara ayak uydurmaya çalışır, siz de birkaç değişiklikle vücudunuza yardımcı olabilirsiniz:   Egzersizi temiz havaya taşıyın Havalar ısınmaya başladığına göre egzersizleri temiz havada yapma vakti de gelmiştir. Açık havada yürüyüş, fiziksel ve ruh sağlımıza iyi gelecektir. Uzun yürüyüşlere çıkamıyorsanız,  sabah kalkınca odanızı havalandırıp odanızın oksijenle dolmasını sağlayıp, gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz böylece dolaşım sisteminizin harekete geçmesini sağlayıp, güne daha canlı başlayabilirsiniz. Bahar yorgunluğu ve stresle baş edebilmek ve vücudunuza iyi bakmak için, yoğun egzersiz sevmiyorsanız yoga, pilates veya masajı deneyin.   Sofranızı Renklendirin Baharla...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

İnflamasyon vücudunuzun dışarıdan gelen enfeksiyon ve yaralanmadan korumasına yardımcı olur ama, kronik hale gelirse kilo almaya ve bir çok hastalığa neden olabilir     inflamasyon yani iltihaplanma denince aklınıza kötü şeyler geldiğini biliyorum. Ama azı karar çoğu zarar diye atalarımız boşuna dememişler.  İnflamasyon aslında vücudumuzun bir sorun olduğunu ve tehlikede olduğunu anlatma biçimidir. Vücudun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir.  Akut (kısa süreli) enflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Herhangi bir sorunla karşılaştığında vücudumuz, beyaz kan hücrelerinin, bağışıklık hücrelerin ve enfeksiyona karşı savaşmaya yardımcı sitokinler denen maddelerin üretimini artırır.   Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi bir çok hastalığa sebep olabilir.   Stres, sağlıksız beslenme ve düşük aktivite seviyeleri, inflamasyon riskini daha da artırabilir. Bununla...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Egzersiz yapmaya karar verdiniz ama neye nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? Doğru bir planlama ve hazırlık ile her şeyi çok daha verimli hale getirebilirsiniz.   Egzersizin iyi yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu hepimiz biliyoruz ama onu hayatımızın bir parçası haline getirmek her zaman çok kolay olmayabiliyor. Egzersizi daha verimli hale getirmek için size özel öneriler hazırladım. Aşağıdaki 5 maddeye kulak verirseniz her şey çok daha kolay olabilir.   Egzersiz Uzmanına Danışın Egzersiz planınız için bir uzmandan destek almak egzersizi en doğru ve verimli bir şekilde yapmanızı sağlar. Yağ yakma nabzınızı, egzersiz sürenizi, yapmanız gereken hareketleri öğrenmek ve gelişimi takip etmek sizi motive edecektir. Esnemeyi Unutmayın egzersiz sonrası kendinizi gülerken karnınız acıyorken veya yürürken ve hareket ederken zorluk çekerken buluyorsanız bir şeyleri eksik yapıyorsunuz demektir.Halk arasında ‘hamlamak’ olarak adlandırılan laktik asit birikimine engel olmak için egzersiz öncesi ve sonrası bol bol esneyin ve streç yapın. Yeterli Sıvı Almayı İhmal Etmeyin Egzersiz yaptığınız...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Dünya üzerinde olduğu gibi ülkemizde de ölümlerin büyük nedenini kalp hastalıkları oluşturuyor ve sağlıklı beslenme düzeni kalp hastalıkları açısından ayrıca önem taşıyor.    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her 100 kadından 44’ü dolaşım sistemi hastalıkları sebebiyle hayata gözlerini kaparken erkeklerde bu oran 100’de 35. Yani sadece erkeklerin değil, kadınların da kalbi tehlike altında. Bu durum dünyada da çok farklı değil, Amerikan Kalp Birliği’ne göre, Sağlıklı yiyeceklerden yoksun ya da sağlıksız yiyeceklerden zengin beslenmek 2015 yılında; 400.000 den fazla kalp ve damar hastalıkları sebebiyle ölüm ile ilişkilendirilmiş. Araştırmacılar, daha sağlıklı gıdalar ve düşük tuz ve trans yağ tüketiminin her yıl ABD’de on binlerce insanın hayatını kurtarabileceğini ve beslenme düzenine dikkat edilerek ölümlerin neredeyse yarısının önlenebileceğini söyledi. Bu yeni araştırmada diyetin kalp ve damar sağlığını nasıl etkilediğini anlamak için, FAO’dan 1990 ve 2012 yılları arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Anketlerini alınarak incelendi. 2015 yılında ABD kardiyovasküler ölümlerine bakıldığında, araştırmacılar, tahmin edilen 222,100...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Özellikle havaların ısınmaya başladığı bahar ayları kilo vermek ve yaza daha fit girmek isteyenler için son çıkış kapısı gibi görünür. Her sene kış aylarında alınan kilolar yaza doğru verilmeye çalışılır. Kilo vermek ve ideal kiloda olmak sadece güzel görünmek için değil, daha sağlıklı olmak için de çok büyük önem taşıyor. Obezite dünyanın en büyük sağlık sorunlarından birisi ve her gün yüzlerce insan obezite ve onun sebep olduğu sağlık sorunları sebebiyle hayatını kaybediyor. Kalp hastalıkları, Metabolik sendrom, diyabet gibi bir çok kronik hastalığın temelinde ne yazık ki obezite yatıyor ve bu hastalıklar uzun vadeli etkilere sahipler.   Kilo vermek isteyenlerde en sık gördüğüm hatalardan birisi de yanlış hedef belirlemek. Yanlış hedef, kişinin ulaşmasını zorlaştırdıkça vazgeçmesini de kolaylaştırıyor.   Tek Başına Vücut Ağırlığı Yeterli Bir Gösterge Değil Kendinize kilo olarak hedef koymadan önce son 5 yılda gördüğünüz en yüksek ve en düşük kiloyu da göz önünde bulundurmanız gerekir. Menopoz dönemindeyseniz ve en...