• Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
26/05/2017

  11 ayın sultanı Ramazan geldi. Öncelikle hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.  Dengeli beslenme her zaman çok önemli ama özellikle Ramazan ayında daha enerjik ve sağlıklı olabilmek için düzenli ve dengeli beslenme çok büyük önem taşıyor. Ben de Ramazan boyunca önerilerimle sizlerle birlikte olacağım. Ramazanda sağlıklı beslenmenin 10 ip ucu; Bu ayda genel olarak toplam öğün sayısı sınırlanır ancak buna karşın öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olabilir. Ramazanda ideal beslenme öğün sıklığının normal hayata yakın şekilde uygulanması ile sağlanabilir. Oruç tutan kişiler yaklaşık 16-17 saat açlık ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşebilir, konsantrasyon azalabilir. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşır. Bu nedenle sahur öğünü çok büyük önem taşıyor. Öğünlerinizi genel olarak sahur, İftar ve Ara Öğün şeklinde düzenleyebilirsiniz. Sahura kalkmayı alışkanlık haline getirmek yapılacak en doğru davranıştır, bu şekilde hem açlık süreniz azalır hem...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
22/05/2017

Probiyotikler bağırsaklarımızda yaşayarak bağırsağın doğal dengesini sağlayan, vücudumuzu zararlı bakterilere karşı koruyan, bağışıklığı güçlendiren  ‘dost bakteriler’dir.   Probiyotikler, bağırsağa dost bakteriler olarak bilinseler de etkileri sadece bağırsaklarla sınırlı değildir ve genel sağlık içinde çok faydalıdır. Probiyotik destekli bir beslenme her yaş grubu için önemlidir ve birçok hastalığa karşıda koruyucudur. Diyabet Riskini Azaltıyor Probiyotikler hem Tip 1 hem de Tip 2 diyabet için önemli taşıyor. Yapılan çalışmalar bağırsaktaki faydalı bakterileri artırarak diyabet gelişme riskinin azaltılabileceğini söylüyor. Florida Üniversitesi’ndeki araştırmacılar probiyotiklerin Tip 1 diyabetin başlamasını önleyebileceğini veya erteleyebileceğini bildirdi. Henüz daha çok araştırmaya ihtiyaç duyulsa da düzenli probiyotik alımı bağırsaktaki bağışıklık sistemini destekleyen hücrelerin sayısının artmasına yardımcı oluyor ve insülin duyarlılığını artırıyor. Eğer diyabete yatkınlığınız varsa veya diyabet hastasıysanız beslenmenize daha çok özen göstermeniz ve kendinize iyi bakmanız gerekiyor. Kişiye özel programlar hem diyabet riski taşıyanlar hem de diyabet hastaları için çok önemlidir. Her diyabetli için ortak bir beslenme programı mümkün değildir....

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Karaciğer vücudumuzun en büyük organıdır ve hayati önem taşır. Peki onu ne kadar yakından tanıyoruz? İşte karaciğerle ilgili merak edilen 10 soru ve cevabı… Son zamanlarda sosyal medyadan karaciğer hastalıkları ve karaciğere özel beslenmeyle ilgili çok fazla soru alınca karaciğerle ilgili en çok merak edilen 10 soruyu sizler için cevapladım. Bildiklerimizi hatırlayalım ve vücudumuzun en değerli organlarından biri olan karaciğerimize iyi davranalım… Karaciğerin görevi nedir? Aslıdan bu sorunun cevabı ‘karaciğer ne yapmaz ki’ diye başlamalı. Kandaki toksinleri temizlemek, vücudun detoks sistemine yardımcı olmak, sindirime yardımcı olan safra salgısını üretmek gibi ortalama 500’ e yakın görevi vardır. Protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve ilaçların vücutta işlem görmesine yardımcı olması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynaması da görevleri arasındadır. Nerede yer alır? Karaciğerimiz ortalama bir futbol topu büyüklüğündedir ve vücut ağırlığının ortalama % 3 ünü oluşturur. Yani cildimizden sonraki en büyük organımızdır. Vücudunuzun sağ tarafında, göğüs kafesinin altında bulunur. Sağlıklı bir karaciğer nasıl anlaşılır?...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Güneşin biraz daha cömert davranmaya başladığı günler sonunda geldi. Bütün kış beklediğimiz bahar ayları kapıda… Bahar ayları benim için her zaman rengarenk, cıvıl cıvıl ve enerji dolu günler demektir. Ağaçlarda rengarenk çiçekler, tezgahlarda meyve ve sebzeler.  İtiraf edeyim, havalar ısınınca kanım da kaynıyor, açık havaya çıkmak, özlediğim güneşi görmek, kalın kıyafetleri üzerimden atmak beni çok mutlu ediyor, eminim hepiniz baharı çok seviyorsunuzdur. Mevsim geçişleri yaşarken vücudumuz bazı farklılıklara ayak uydurmaya çalışır, siz de birkaç değişiklikle vücudunuza yardımcı olabilirsiniz:   Egzersizi temiz havaya taşıyın Havalar ısınmaya başladığına göre egzersizleri temiz havada yapma vakti de gelmiştir. Açık havada yürüyüş, fiziksel ve ruh sağlımıza iyi gelecektir. Uzun yürüyüşlere çıkamıyorsanız,  sabah kalkınca odanızı havalandırıp odanızın oksijenle dolmasını sağlayıp, gevşeme egzersizleri yapabilirsiniz böylece dolaşım sisteminizin harekete geçmesini sağlayıp, güne daha canlı başlayabilirsiniz. Bahar yorgunluğu ve stresle baş edebilmek ve vücudunuza iyi bakmak için, yoğun egzersiz sevmiyorsanız yoga, pilates veya masajı deneyin.   Sofranızı Renklendirin Baharla...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

İnflamasyon vücudunuzun dışarıdan gelen enfeksiyon ve yaralanmadan korumasına yardımcı olur ama, kronik hale gelirse kilo almaya ve bir çok hastalığa neden olabilir     inflamasyon yani iltihaplanma denince aklınıza kötü şeyler geldiğini biliyorum. Ama azı karar çoğu zarar diye atalarımız boşuna dememişler.  İnflamasyon aslında vücudumuzun bir sorun olduğunu ve tehlikede olduğunu anlatma biçimidir. Vücudun kendisini enfeksiyon, hastalık veya yaralanmadan korumak için verdiği bir tepkidir.  Akut (kısa süreli) enflamasyonun klasik bulguları kızarıklık, ağrı, ısı ve şişme gibi tepkilerdir. Herhangi bir sorunla karşılaştığında vücudumuz, beyaz kan hücrelerinin, bağışıklık hücrelerin ve enfeksiyona karşı savaşmaya yardımcı sitokinler denen maddelerin üretimini artırır.   Fakat kronik (uzun süreli) inflamasyon genellikle sessizdir ve kızarıklık, ağrı, ödem gibi gözle görülür herhangi bir belirti vermeden de ilerleyebilir. Uzun süren inflamasyon şeker hastalığı, kalp hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı ve kanser gibi bir çok hastalığa sebep olabilir.   Stres, sağlıksız beslenme ve düşük aktivite seviyeleri, inflamasyon riskini daha da artırabilir. Bununla...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Egzersiz yapmaya karar verdiniz ama neye nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz? Doğru bir planlama ve hazırlık ile her şeyi çok daha verimli hale getirebilirsiniz.   Egzersizin iyi yaşamın vazgeçilmez parçalarından biri olduğunu hepimiz biliyoruz ama onu hayatımızın bir parçası haline getirmek her zaman çok kolay olmayabiliyor. Egzersizi daha verimli hale getirmek için size özel öneriler hazırladım. Aşağıdaki 5 maddeye kulak verirseniz her şey çok daha kolay olabilir.   Egzersiz Uzmanına Danışın Egzersiz planınız için bir uzmandan destek almak egzersizi en doğru ve verimli bir şekilde yapmanızı sağlar. Yağ yakma nabzınızı, egzersiz sürenizi, yapmanız gereken hareketleri öğrenmek ve gelişimi takip etmek sizi motive edecektir. Esnemeyi Unutmayın egzersiz sonrası kendinizi gülerken karnınız acıyorken veya yürürken ve hareket ederken zorluk çekerken buluyorsanız bir şeyleri eksik yapıyorsunuz demektir.Halk arasında ‘hamlamak’ olarak adlandırılan laktik asit birikimine engel olmak için egzersiz öncesi ve sonrası bol bol esneyin ve streç yapın. Yeterli Sıvı Almayı İhmal Etmeyin Egzersiz yaptığınız...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Dünya üzerinde olduğu gibi ülkemizde de ölümlerin büyük nedenini kalp hastalıkları oluşturuyor ve sağlıklı beslenme düzeni kalp hastalıkları açısından ayrıca önem taşıyor.    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre her 100 kadından 44’ü dolaşım sistemi hastalıkları sebebiyle hayata gözlerini kaparken erkeklerde bu oran 100’de 35. Yani sadece erkeklerin değil, kadınların da kalbi tehlike altında. Bu durum dünyada da çok farklı değil, Amerikan Kalp Birliği’ne göre, Sağlıklı yiyeceklerden yoksun ya da sağlıksız yiyeceklerden zengin beslenmek 2015 yılında; 400.000 den fazla kalp ve damar hastalıkları sebebiyle ölüm ile ilişkilendirilmiş. Araştırmacılar, daha sağlıklı gıdalar ve düşük tuz ve trans yağ tüketiminin her yıl ABD’de on binlerce insanın hayatını kurtarabileceğini ve beslenme düzenine dikkat edilerek ölümlerin neredeyse yarısının önlenebileceğini söyledi. Bu yeni araştırmada diyetin kalp ve damar sağlığını nasıl etkilediğini anlamak için, FAO’dan 1990 ve 2012 yılları arasındaki Ulusal Sağlık ve Beslenme Anketlerini alınarak incelendi. 2015 yılında ABD kardiyovasküler ölümlerine bakıldığında, araştırmacılar, tahmin edilen 222,100...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
09/05/2017

Özellikle havaların ısınmaya başladığı bahar ayları kilo vermek ve yaza daha fit girmek isteyenler için son çıkış kapısı gibi görünür. Her sene kış aylarında alınan kilolar yaza doğru verilmeye çalışılır. Kilo vermek ve ideal kiloda olmak sadece güzel görünmek için değil, daha sağlıklı olmak için de çok büyük önem taşıyor. Obezite dünyanın en büyük sağlık sorunlarından birisi ve her gün yüzlerce insan obezite ve onun sebep olduğu sağlık sorunları sebebiyle hayatını kaybediyor. Kalp hastalıkları, Metabolik sendrom, diyabet gibi bir çok kronik hastalığın temelinde ne yazık ki obezite yatıyor ve bu hastalıklar uzun vadeli etkilere sahipler.   Kilo vermek isteyenlerde en sık gördüğüm hatalardan birisi de yanlış hedef belirlemek. Yanlış hedef, kişinin ulaşmasını zorlaştırdıkça vazgeçmesini de kolaylaştırıyor.   Tek Başına Vücut Ağırlığı Yeterli Bir Gösterge Değil Kendinize kilo olarak hedef koymadan önce son 5 yılda gördüğünüz en yüksek ve en düşük kiloyu da göz önünde bulundurmanız gerekir. Menopoz dönemindeyseniz ve en...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
08/05/2017

Ananas eskinin lüks meyvelerindendi, herkesin ulaşamadığı çoğumuzun sadece televizyonlarda, reklamlarda gördüğü ama şuan küçük, büyük tüm marketlerde bulabiliyoruz. Hem çok lezzetli hem de ödem, selülit gibi sorunlarla baş etmemize yardımcı. Gelin ananası tüm yönleriyle inceleyelim. Yaz Geliyorsa Selülite Karşı Ananas Ananas, bromelain adında proteinleri sindirici etkiye sahip bir enzim içerir. Bu nedenle özellikle doğal yönden etin yumuşatılması işleminde kullanılır. Sadece sindirime yardımcı olmakla kalmaz, vücutta meydana gelebilecek olan inflamasyon ve ödemi de etkili bir biçimde azaltır. Zedelenmiş dokuların iyileşme süresini kısaltabilir. Bromelain dokularda meydana gelen ödem ve inflamasyon sonucu ortaya çıkan artrit, sinüzit, gut hastalığı, bademcik iltihabı ya da yaralanma ve burkulmaların iyileşmesine yardımcı olur. Son yapılan çalışmalar gösteriyor ki Bromelainin anti-inflamatuvar özelliği kanın pıhtılaşmasını önleyerek kalp krizi geçirme ve inme riskini azaltıyor. Antioksidan koruma sağlar ve bağışıklık sistemini destekler. Dokuların iyileşme süresini kısaltması, inflamasyon ve ödemi azaltması da onun selülit savar olarak nitelendirilmesine sebep olan özelliklerinden bazıları. Yani doğru...

  • Dilara Koçak
  • Posted by Dilara Koçak
13/04/2017

Biz yetişkinler gibi bazen çocuklar da fazla kilolarıyla mücadele etmek zorunda kalabiliyor. Aslında obezite ile mücadele çocukluk döneminde başlamalı çünkü ergenlik dönemini fazla kilolu olarak tamamlayan çocukların yetişkinlik döneminde obez olma ihtimali çok daha fazla. Aileler çocuklarının kiloyla mücadele döneminde popüler yöntemlere başvursa da bizim için iyi olan programlar onlara uygun olmayabiliyor. Çocukların beslenmeleri onlara özel, gereksinimlerini tam olarak karşılayacak şekilde programlanmalı. Çocuğunuzun Doğru Kilosunu Öğrenin: Hekiminize ve bir beslenme uzmanına danışarak, çocuğunuz olması gereken doğru kiloyu öğrenin, fazla kilolu olan çocukların tüm testleri yapıldıktan sonra beslenme gereksinimlerine göre doğru bir program oluşturun. Çocuğunuzun Diyet Yapmasına ve Takviye Gıda Almasına Siz Karar Vermeyin: Kilo kaybı için kendiniz karar verip çocuğunuza diyet yaptırmayın. Eğer diyet gerekli değilse büyüme çağındaki çocuk gerek duyduğu bazı çok önemli maddelerden mahrum kalabilir veya diyetteki yasaklar onun yetişkinlik döneminde gıdalara ve beslenmeye olan bakış açısını olumsuz etkileyebilir. Tüm Ailenizin Beslenme Alışkanlıklarını Gözden Geçirin Çocuklar alışkanlıklarını ailesinden...